Yüksek ve alçaktan mermi atabilen kısa namlulu top...

Obüs,
Obüs topu,
Fransızca: obus.
Almanca: obus.
Yüksek ve alçaktan mermi atabilen kısa namlulu top.
Tank biçiminde veya kamyon, jip vb. bir araçla taşınabilir türleri olan, yüksek ve alçaktan mermi atabilen, orta menzilli, kısa namlulu ateşli silah.
Havan topu mermisi.

Obüs, yüksek açılı atış yapabilen ve farklı barut haklarıyla aynı noktaya isabet sağlayabilen topçu silahıdır. Engebeli arazilerde gizlenmiş hedeflere ulaşmada etkilidir. Çekili ve kundağı motorlu olmak üzere iki türü bulunur. Kundağı motorlu modeller, hareket kabiliyeti sayesinde hızlı konuşlanma sağlar.
Obüs, üst açı grubu atışlarda barut haklarının vuruş bölgeleri üst üste binen, görerek veya görmeyerek (gözetleyici ile) ateş edebilen ateşli silah.

Obüsler ile toplar arasındaki ayrım çok belirgin değildir. 1980'li yıllara dek namlu uzunluğu / namlu çapı oranı 20'den küçük silahlar havan, 20 ile 30 arası olanlar obüs, 30'dan büyük olanlar top olarak adlandırılmaktaydı. Havanlar tek barut hakkı kullanırken obüs ve toplar farklı barut hakları kullanmakta, obüslerde 45 dereceden büyük açılarda farklı barut miktarlarıyla yapılan atışlar aynı noktaya düşürülebilmekteyken toplarda bu mümkün olmamaktaydı. Modern topçu silahlarının geliştirilmesiyle namlu uzunluğu 30 çaptan daha büyük olan silahların da üst açı grubunda farklı barut haklarıyla aynı noktayı vurması mümkün olmuştur. Günümüzde üst açı grubu atışlarda iki veya daha çok farklı barut hakkıyla aynı noktayı vurabilen topçu silahları obüs olarak adlandırılmaktadır.

Günümüzde karada kullanılan obüsler 105 ile 203 mm arasında çaplara sahiptirler. Obüsler hareket kabiliyetlerine göre başka bir araçla çekilen çekili ve kendi motoru ile yol alan, genellikle paletli olan kundağı motorlu obüsler olarak ikiye ayrılırlar. Bu ikisi arasında kısa mesafeleri kendi motoruyla katedebilen Panter gibi kendi yardımcı motoruna sahip çekili obüsler de bulunmaktadır.

Namlusu diğer toplarınkinden kısa, havanınkinden uzun, yüksekten ve alçaktan mermi atabilen, orta menzilli bir cins top.
Yüksek ve alçaktan mermi atabilen top ve havanların bazı özellilerine sahip kısa namlulu top.
Tank biçiminde veya kamyon, jip vb. bir araçla taşınabilir türleri olan, yüksek ve alçaktan mermi atabilen, orta menzilli, kısa namlulu ateşli silah.

Normal olan bir organ ya da dokunun küçülmesi, körelmesi...

Atrofi,
Körelme, 
İngilizce: atrophy, 
Fransızca: atrophie, 
Almanca: atrophie,
Yunanca: atrophy.
Körelme, zayıflama. 
Yapı ve görev bakımından zayıflama ya da küçülme.
Normal olan bir organ ya da dokunun küçülmesi, körelmesi.
Bir hücre, bir doku ya da bir organın boyutlarının sonradan küçülmesi.
Organ ya da dokunun, gelişme evresinde geri kalması (gelişme geriliği) de atrofi olarak ifade edilir. 

Atrofi, nörolojik koşullardan ya da kasların kullanılmamasından ortaya çıkarak dokularda küçülme meydana gelmesiyle görülür. Kas kütlesinde azalmanın yanında bir uzvun diğerinden daha küçük olması, uzuvlarda uyuşma, karıncalanma ve halsizlik gibi semptomlarla ortaya çıkabilir. Kasları kullanmamaktan kaynaklı olarak ortaya çıkan atrofi, egzersiz ve doğru diyetle birlikte tedavi edilebilir.

Körelme anlamına gelen atrofi, beslenme bozukluğu, iltihaplanma, kasların kullanılmaması sonucu hücrenin, uzvun, organın, herhangi bir dokunun incelmesi, küçülmesi veya kaybıdır. 
Genetik yatkınlık, yaş, fiziksel aktivite eksikliği gibi durumlar kasların fizyolojik olarak kullanılmamasına neden olarak atrofiyi ortaya çıkarır. Nörojenik atrofi ise sinir problemleri ve hastalıklar sebebiyle meydana gelir. 

Normal gelişmiş organ ve dokuların; beslenme bozuklukları, iltihaplanma veya çalışamaması sonucu erimesi, küçülmesi durumu.
Fizyolojik veya patolojik nedenlerle, gelişimini tamamlamış hücrelerin hacimce küçülmesi veya sayılarının azalması sonucu, organ ve dokuların boyutlarının küçülmesi veya dumura uğraması.
Bir organ veya oluşumun, herhangi bir nedenle normal anatomik yapı ve fizyolojik görevini kaybetmesi, körelme.
Yeterince beslenememe veya organizmadaki görevini tamamladıktan sonra ya da yaşlanma sonucunda bir organ veya oluşumun hacimce küçülmesi.

Organ veya doku ile ilgili diğer terimler:
Agenezi:
Doğuştan yokluk.
Bir organın doğumsal yokluğudur (organın taslağı bile oluşmamıştır).

Aplazi:
Gelişmezlik.
Bir organın doğumsal yokluğudur (organın taslağı oluşmamıştır ya da oldukça küçük ve bozuk yapıdadır).

Hipoplazi:
Az gelişim.
Bir organın yetersiz gelişme nedeniyle doğumsal olarak küçük kalmasıdır. Organ, tüm anatomik özelliklerini taşır, fizyolojik işlevlerini yapabilir.

Hipertrofi:
Atrofinin tersi hipertrofidir.

Zambakgillerden, soğanından ilaç olarak yararlanılan birtakım maddeler elde edilen çok yıllık bir bitki...

Ada soğanı,

Adasoğanı,
Aksoğan.
Deniz soğanı, 
Ayı soğanı.
Yaban soğanı.
İngilizce: sea onion, squill, medicinal squill,
Fransızca: oignon marin, scille maritime,
Almanca: echte Meerzwiebel, 
Latince: Urginea maritima.

Zambakgillerden, soğanından ilaç olarak yararlanılan bir takım maddeler elde edilen bir bitki.
Zambakgiller (Liliaceae) familyasından, sahillerde yaygın olan, büyük soğanlı, çok yıllık, otsu, beyaz çiçekli, soğan ve yaprakları zehirli olan bir bitki. 
Zambakgillerden, soğanından ilaç olarak yararlanılan bir takım maddeler elde edilen, beyaz, mavi, pembe ya da eflatun çiçekler açan çok yıllık, soğanlı bir bitki.
Yapısında sillirosit adlı bir glikozit bulunan, kötü kokulu ve kalbin durmasına bağlı olarak ölüme neden olan çok yıllık bir bitki türü.
Ada soğanı (Drimia maritima), Kuşkonmazgiller (Asparagaceae) familyasından bir bitki türüdür (squill).

Zambakgiller familyasından, soğanından eczacılıkta kullanılmak üzere birtakım maddeler elde edilen, çeşitli renklerde güzel çiçekli, şerit halinde koyu yeşil yapraklı süs bitkisidir. Yaprakları uzun şerit şeklinde, çiçekleri yeşil ve beyaz damarlı, acı ve zehirli çok yıllık bitkidir. 

Akdeniz ve Ege bölgelerinin kumlu, kurak yerlerinde yetişen çok yıllık ve otsu bu bitki yaklaşık 1-1,5 metre boyuna kadar uzayabilir. Uzun, şerit şeklinde etli yaprakları ve yaz sonunda açan beyaz, yıldız şeklindeki çiçekleri vardır. Toprak altında oldukça iri, kat kat ve etli bir soğanı bulunur.

Bitkinin hem soğanı hem de yaprakları zehirlidir. İçerdiği glikozitler (silirosit gibi) kontrolsüz tüketildiğinde ciddi zehirlenmelere ve kalp durmasına yol açabilir. 
Halk arasında soğanının kapı eşiklerine asılmasının haşereleri uzak tuttuğuna inanılır. 

Dikkat: Ada soğanı kesinlikle doğrudan yenmemelidir.
Soğan ve yaprakları zehirlidir. O yüzden uzman doktora danışılmadan kulaktan dolma bilgilerle kullanılmamalıdır.

Ördekgiller familyasından orta büyüklükte çok renkli bir ördek türü...

Mandarin,
Mandarin ördeği,
Latince: Aix galericulata,
Çince: Yuan yang,
Portekizce: mandarine.
Ördekgiller familyasından orta büyüklükte çok renkli bir ördek türüdür.
Yaklaşık olarak 40–50 cm uzunluğunda, 65–75 cm kanat açıklığında olan bir ördek türüdür. Erkek ve dişi arasında oldukça belirgin tüy rengi farkı vardır. 

Erkekler göz alıcı ve çeşitli renkleriyle oldukça dikkat çekiciyken, dişiler oldukça sıradan tüylere sahiplerdir. Yetişkin erkekler çizgili ve oldukça belirgin şekilde tanınabilen kuşlardır. Kırmızı bir gagası, geniş yarımay biçimli beyaz göz çerçeveleri, kırmızımsı bir yüzü, yanakları vardır. Göğsü, iki dikey beyaz şeritle bölünmüş mordur. Yan tarafları kırmızımsıdır ve sırta doğru turuncular içerir. Dişiler Carolina ördeğinin dişilerine benzerdir; göz etrafında ve gözün arkasından sırta kadar uzanan beyaz şeritleri vardır, alt kısımlar daha soluktur ve yan taraflar beyaz çizgilidir. Gagasının ucu soluk renklidir.

Yabani hayatta Mandarin ördekleri, sığ göllerin yakınındaki kalabalık koruluklar, çalılar ya da küçük havuz bitkilerin yakınlarında yaşarlar. 
Asya'da bulunanlar kışları Çin'in doğusuna ve Japonya'nın güneylerindeki ovalara göç ederler.

Mandarin ördeği, koleksiyoncular tarafından kaçırılmakta ve 20. yüzyıldaki yabani nüfusları İngiltere'de belirlendiğine göre 100 çift dolayındadır. Büyük koruma anlaşmalarına rağmen, bu kuşlar Birleşik Krallık'ta burada doğal olarak bulunmadığından dolayı korunmamaktadır.

Mandarin sözcüğünün başka anlamları:
Çin’de bürokrat sınıfına mensup kişi.
Çin’de seçkin yönetici kişi.
Avrupalıların Çin devlet memurlarına verdikleri ad.

Kumaş, halı, kilim vb.nin kenarına makine ile yapılan sıkı, zikzaklı dikiş...

Overlok,
Örme dikiş,
Zikzaklı dikiş.
Overlok dikişi,
İngilizce: overlock.
Overlok; Örme kumaşların birbirine dikilmesinde ve iplikleri atan kumaşların kenarlarının bastırılmasında kullanılan, hem alttan hem üstten dikerek iplik ve kumaşı kilitleyen dikiş tipi.
Kumaş kenarına makineyle yapılan sık sürfile dikişi.
Değişik kumaş çeşitlerine ve işlemlere göre farklı tipleri bulunan; sürfile, temizleme, birleştirme amacıyla kullanılan dikiş makinesinde gerçekleştirilen işlem.
Kumaş, halı, kilim vb.nin kenarına makine ile yapılan sıkı, zikzaklı dikiş.

Overlok, tekstil ürünlerinde kumaş kenarlarının sökülmesini engellemek ve temiz bir görünüm elde etmek amacıyla yapılan bir dikiş türüdür. Kumaşın kesilen kenarlarındaki ipliklerin atmasını ve dikişlerin sökülmesini engeller. Klasik dikiş makinelerinden farklı olarak, profesyonel overlok makineleri kumaş kenarındaki fazlalıkları bir bıçak yardımıyla keserken aynı anda örme dikiş yapar.
Örme yapısı sayesinde penye gibi esnek kumaşlarda dikişin patlamasını önler.
Tişört, pantolon ve ceketlerin iç kenarlarında standart olarak kullanılır. 
Halı, kilim ve battaniye kenarlarının saçaklanmaması için overlok çekilir.
Overlok, kumaş, halı, kilim vb. ürünlerin kenarına makine ile yapılan sıkı ve zikzaklı dikiştir. 

Overlok:
(Kesilecek kumaşları) üstüste koyup kilitleme.
Kumaşın kenarlarını hem keserek (çıkan iplikleri, yamuk kesimleri) düzeltip, hem de dikerek sökülmesini engelleyen makine.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ