Unu yağda kavurarak yapılan şekersiz helva...

Murtuğa,
Unu yağda kavurarak yapılan şekersiz helva.
Murtuğa, buğday unu, tereyağı ve yumurta ile hazırlanan, kahvaltıda tüketilen, yüksek kalorili geleneksel bir sıcak üründür.
Tereyağında kavrulan unun altın sarısı bir doku alıp; yumurta ve balın (veya pekmezin) eşsiz uyumuyla buluştuğu,  kahvaltı sofralarının en doyurucu ve köklü klasiği.

Van ve Ağrı yöresine ait olan murtuğun tuzlu çeşidi kuymak, tatlı çeşidi ise un helvasına benzer. Van'da içine yumurta konulurken, Ağrı mutfağında yumurta kullanılmaz.
Unu yağda kavurarak yapılan şekersiz helva.

Murtuğa; un, tereyağı ve yumurtanın kavrulmasıyla yapılan, özellikle Van ve Bitlis başta olmak üzere Doğu Anadolu bölgesine ait geleneksel bir yöresel yemektir. Meşhur Van kahvaltısının vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alır. Temel olarak tereyağı (veya sıvı yağ), un, yumurta ve biraz tuzdan oluşur. Tereyağı tavada eritilir, ardından un ilave edilip rengi dönüp kokusu çıkana kadar kısık ateşte kavrulur. Daha sonra çırpılmış yumurta eklenerek kısa süre, malzemeler bütünleşene kadar karıştırılarak pişirilir. Görünüş olarak omleti veya un helvasını andırır. Sıcak olarak servis edilir; isteğe göre tuzlu yenebileceği gibi üzerine bal veya reçel dökülerek tatlı, tuzlu dengesiyle de tüketilir. Yörede farklı isimlerle de anılmaktadır.

Geleneksel Türk kahvaltısındaki klasik menemen, omlet veya kuymağın ötesine geçmek isteyenler için Murtuğa, hem tatlı hem tuzlu aromaları bir arada sunan muazzam bir lezzettir. 

Murtuğa tarifi:
Malzemeler:
100 g hakiki tereyağı
1 su bardağı elenmiş un.
2 adet yumurta
1/2 çay kaşığı tuz
Servis için: 2-3 yemek kaşığı çiçek balı veya pekmez.

Yapılışı:
Tercihen bakır veya döküm bir tavada tereyağını eritin. Üzerine elenmiş unu azar azar ilave edin. Kısık ateşte, unun kokusu çıkıp rengi hafif altın sarısına dönene kadar yaklaşık 8-10 dakika tahta kaşıkla sürekli karıştırarak kavurun. 
Ayrı bir kasede yumurtaları ve tuzu bir çatal yardımıyla hafifçe çırpın.
Kavrulan unlu tavanın altını kısın. Çırpılmış yumurtayı tavanın her yerine eşit gelecek şekilde dökün. Kaşığın arkasıyla nazikçe karıştırarak yumurtanın unlu karışımla bütünleşmesini ve pişmesini sağlayın (yaklaşık 2-3 dakika).
Ocaktan aldığınız sıcak murtuğayı tavasıyla sofraya getirin. Üzerine gezdireceğiniz süzme bal veya pekmez eşliğinde, taze sıcak pide ile sıcak olarak servis edin.

Metal olmayan element...

Ametal,
Fransızca: amétale.
İngilizce: ametal.
Yunanca: métallon.
Metal olmayan cisim.
Metal olmayan element.
Ametal, metal özelliği göstermeyen elementlerdir.
Metal özelliklerine sahip olmayan element, madensi.
Aralarında müşterek özellikleri az olan, elektriği ve ısıyı iletmeyen, levha veya tel haline getirilmeyen elementler.
Kolayca anyon (eksin) verebilen, oksitlerinden asit elde edilebilen, zayıf elektriksel iletken olan ve genellikle çok değerlikli kükürt ve fosfor gibi elementler. 

Ametal, metallerin aksine ısı ve elektriği iletmeyen, mat görünümlü ve kırılgan yapılı elementlerdir. Periyodik tablonun sağ tarafında yer alırlar ve doğada katı, sıvı veya gaz halinde bulunabilirler. Isı ve elektriği iletmezler (grafit hariç). Mat yüzeylidirler, parlak değildirler. Kırılgan oldukları için tel ve levha haline getirilemezler, işlenemezler. Oda sıcaklığında katı (karbon, kükürt), sıvı (brom) veya gaz (oksijen, azot) halde bulunabilirler. Erime ve kaynama noktaları, yoğunlukları düşüktür.

Ametal Örnekleri:
Hidrojen (H), Karbon (C), Azot (N), Oksijen (O), Kükürt (S), Klor (Cl), Fosfor (P), Selenyum (Se), Flor (F), Brom (Br), İyot (I).

Botanikte bakla bitkisinin ve özellikle baklanın bilimsel adı ...

Faba,
(Vicia faba)
Vicia (Fiğ),
Fabaceae (Baklagiller).
Botanikte bakla bitkisinin bilimsel (latince) adı Vicia faba L.'dir. 
Baklagiller familyasından olan bu bitki, tarım ve beslenme alanında sıkça yetiştirilen tek yıllık bir gıda ve yem bitkisidir. 
Taze sebze, kuru taneli gıda, fava yapımı ve toprak için azot kaynağı (yeşil gübre). 

Fava:
İngilizce: broad bean.
Zeytinyağlı bir yemek.
Bakla içiyle yapılan zeytinyağlı yemek.
Bakla tanelerinin kabuğu soyulduktan sonra yapılan zeytinyağlı yemek.

Japon mutfağına özgü, soslarla servis edilen ince dilimli et ve sebze yemeği ...

Şabuşabu,
Şabu şabu,
Shabu-shabu,
(Japon fondüsü),
Japon mutfağına özgü, soslarla servis edilen ince dilimli et ve sebze yemeği.
Japon Fondüsü de denilen ve çok ince dilimlenmiş dana etlerinin çok kısa bir süre, 
içerisinde çeşitli sebzeler bulunan kaynamakta olan suya batırılıp çıkarılması.

Şabu Şabu, ince dilimlenmiş et ve sebzelerin masada kaynayan sıcak suda veya et suyunda birkaç saniye sallanarak pişirildiği geleneksel bir Shabu-shabu (Japon fondüsü) yemeğidir. Etin kaynar sudaki hareketi sırasında çıkardığı sesin taklidinden (hızlıca çalkalama sesi) gelmektedir.

Masanın ortasındaki sıcak tencerede yemek yiyenler malzemelerini kendileri pişirir. Masada ızgara yerine, kaynayan bir su var. Çok ince dilimlenmiş etleri, içerisinde farklı sebzelerin olduğu kaynayan suya batırıp çok az bekletiyorsunuz ve haşlanan eti, yanında gelen soya sosu gibi farklı soslarla beraber yiyorsunuz. Genellikle çok ince kesilmiş dana eti, mantar, lahana ve yeşillikler kullanılır. Pişen lokmalar ponzu veya susam sosuna batırılarak yenir. Shabu-shabu masada parça parça pişirilerek yenilmektedir.

Japon Yemeklerinden bazıları:
Fugu Balığı
Kobe Bifteği,
Maki, Miso Soup (Balık çorbası),
Nigiri, Noodle (Erişte),
Okonomiyaki,
Ramen,
Sashimi (saşimi), Steamed Meat Dump, Suşi,
Şabu şabu,
Takoyaki, Tempura (Karides, hafif kızartma),
Udon,
Yakitori (Soslu şiş tavuk).

Et ve sebzeleri, kapak kenarı hamurla kapatılmış tencere içinde pişirme yöntemi ...

Ustufato,
İstofato,
İtalyanca: stufato,
Yavaş alevde pişen et yemeği/yahni anlamına gelir.
Et ve sebzeleri, kapak kenarı hamurla kapatılmış tencere içinde pişirme yöntemi.
Et ve sebzeleri, kapak kenarı hamurla iyice kapatılmış tencere içinde pişirme yöntemi.
Et ve sebzelerin, tencere kapağının kenarları hamurla iyice sıvanıp kapatılarak, hava almayacak şekilde kendi suyunda pişirilmesi yöntemi olarak da tanımlanır.
İtalyanca yavaş alevde pişen et yemeği/yahni anlamına gelen stufato kelimesinden Osmanlıcaya geçmiştir. Osmanlı kaynaklarında istofato şeklinde de yazıldığı görülür.
İtalyanca kökenli bir mutfak terimi olup Osmanlı mutfak kültüründe salçalı et yemeği (yahni) veya et ve sebzelerin tencere kapağı hamurla kapatılarak kendi buharında pişirilmesi yöntemi anlamına gelir.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ