Günbatıdan esen yel(yöresel)...

Ayel,
Günbatıdan esen yel.
Gün batımından esen yel anlamındadır.
Amasya yöresinde halk dilinde günbatıdan esen yele verilen ad.

Ayel sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Zarif, ışıltılı, doğal ve masum insanları ifade eder.
Güzel, aydınlık ve yüksek enerjili insanların ismidir.
Arapça: ayal, bakmakla yükümlü olunanlar, çoluk çocuk anlamına gelir.
Huzur, güven, sakinlik ve dirlik anlamlarına gelir.
Akşam, gün batımı sonrası vakti.
Doğallık ve dürüstlük.

Afrika ile Asya’yı birbirine bağlayan üçgen biçimindeki yarımada...

Sina,
Arapça: Seyna,
İbranice: Sinai.
Sina Yarımadası,
(Sina Peninsula),
Afrika ile Asya’yı birbirine bağlayan üçgen biçimindeki yarımada.
Kuzey Afrika'da bir çöl.
Süveyş ile Akabe Körfezi arasındaki bir yer ve bir dağ ismi.

Sina Yarımadası: 
Mısır'da, kuzeyde Akdeniz, güneyde Kızıldeniz ile çevrili üçgen şekilli yarımadadır. Sina Yarımadasının yüzölçümü yaklaşık olarak 61.000 km²' dir. Sina yarımadası, Afrika kıtası ile Arap Yarımadası arasında bir platodur. Coğrafi olarak Asya kıtasına dahildir. Sina yarımadası, genelde çöllerle ve yüksek dağlarla kaplıdır. Doğuda İsrail ve Ürdün, güneyde ise Sudan ile sınır komşusudur. Yarımadanın güney sahillerinde Nüveybe ve Şarm el-Şeyh yer alır. Yarımadanın doğu sınırları Büyük Rift Vadisi olarak bilinen jeolojik çatlak bölgesindedir. 
1979 yılında Menachem Begin ile Enver Sedat arasında imzalanan İsrail-Mısır Barış Antlaşması uyarınca yarımada, Mısır'da kaldı.

Sina sözcüğünün başka anlamları:
Safra ve balgam söktüren ve yaprağı müshil olarak kullanılan bir cins ot.
Baklagiller, bakliye fasilesi; senna.
Kuzey Afrika'da bir çöl
Deve ayağına bağladıkları ip.
Gögüs,
İbn-i Sina,
Batıda Avicenna olarak tanınan, 980-1037 yılları arasında yaşayan, iranlı filozof ve hekim.

Telli sazlarda çalgının ana sesine verilen ad...

Şahtar,
Telli sazlarda çalgının ana sesine verilen ad.
(Ötüken sözlük).

Şahter (Fumaria):
Şahteregillerden, küçük çiçekli, parçalı yapraklı, gök mavisi renginde, yol kenarlarında ve tarlalarda yetişen, taşıdığı fumarin adlı alkaloit sebebiyle tıpta kullanılan bir bitki. 

Şahtar sözcüğünün başka anlamları:
Ağacın dalı. 
Madenci,
Rusça: shakhtar,
Ukraynaca: şahtar madenci demektir.
Ukrayna'da 1936 yılında kurulan futbol kulübü; FK Şahtar ya da bilinen adıyla Şahtar Donetsk. 
Tarihte, Ceyhun şehrinde bir padişahın adı.

Tiyatro sahnesinde yerde duran kapak ...

Trap,
Fransızca: trappe,
İngilize: hatch,
Döşeme kapağı,
Sahnede yerde bulunan kapak.
Tiyatro sahnesinde yerde duran kapak.

Sahnede trap, ortam akustiğini düzeltip ses kalitesini artırmak için kullanılırken, aynı zamanda sanatçıların sahne içi hareketliliğini ve performans estetiğini destekleyen gizli geçitler olarak da işlev görür.

Tiyatro eserinin diğer türlerden en önemli farkı; diğer edebî eserler okumak ve dinlemek için yazılmışken, tiyatro oyununun sahnede seyirci önünde oynanmasıdır.
Tiyatro metinlerine; oyun, Metinleri yazan kişiye; oyun yazarı (müellif) ve oyunu sahnede canlandıran kişilere Oyuncu (ya da daha genel olarak Tiyatrocu) denir. Ayrıca eserin sahnelenmesinde görev alan sahne amiri, dekor ve kostüm sorumlusu, ışıkçı, suflör gibi diğer yardımcı elemanlar da vardır.

Tiyatro türleri:
Amatör tiyatro,
Uyumsuz tiyatro,
Epik tiyatro, Engelliler Tiyatrosu,
Radyo tiyatrosu,
Drama tiyatrosu (piyes, melodram-müzikli oyun, feeri),
Gölge tiyatrosu,
Komedi tiyatroasu(Töre, Entrika, Karakter),
Kukla tiyatrosu,
Minyatür tiyatro,
Müzikal tiyatro (Bale, Revü, Skeç,Vodvil),
Opera tiyatrosu, Operet tiyatro,
Pandomim.
Sokak tiyatrosu,
Trajedi, Tuluat tiyatrosu,
Varyete, oyuncak tiyatrosu,

Trap sözcüğünün diğer anlamları:Kapan,
Tuzak,
Komplo,
Hendek, tuzak.
Atıcılık sporunda bir dal.
Havaya fırlatılan bir plakanın vurulması ilkesine dayanan atıcılık dalı.
Bazı elektronik devrelerde, belli frekansları bastırmak ya da geçişini engellemek için kurulan düzenek/devre.
Ata süslü çul örtmek.
İki tekerlekli at arabası.

Sabah yıldızı, venüs...

Tarık,
Zühre,
Venüs,
Parlak yıldız,
Sabah yıldızı,
Çoban yıldızı.
O, ışığıyla karanlığı delen yıldızdır.

Tarık sözcüğünün başka anlamları:
Yol,
Gerek, gerekli.
Gece gelen kimse.
Mahkemeye başvurma, dava.
Zulmette hasıl olan bela ve musibetler.
Göğe ve gece ortaya çıkana and olsun.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ