Çekilmekte veya bırakılmakta olan bir halatın veya zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir...

Aganta,
İtalyanca: agguanta.
Fransızca: agante
İngilizce: aganta
Çekilmekte veya bırakılmakta olan bir halatın veya zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.

1938 yılında uranyumun nükleer fisyon reaksiyonu ile parçalanarak enerji açığa çıkardığını keşfeden Nobel Kimya Ödülü sahibi kimyacı, fizikçi...

Lise Meitner,
(D. 7 Kasım 1878, Viyana - Ö. 27 Ekim 1968, Cambridge, İngiltere).
1938 yılında uranyumun nükleer fisyon reaksiyonu ile parçalanarak enerji açığa çıkardığını keşfeden Nobel Kimya Ödülü sahibi kimyacı, fizikçi.
1878 Viyana-Avusturya doğumlu ünlü fizikçi-kimyager.
1938 yılında uranyumun nükleer fisyon reaksiyonu ile parçalanarak enerji açığa çıkardığını keşfetmiştir. 

Bu keşfinde birlikte çalıştığı Otto Hahn ve Fritz Strassmann ile birlikte 1966 yılında Enrico Fermi Ödülünü aldılar.
Lise Meitner, Avusturyalı bir fizikçidir ve nükleer fizyonun teorik temelini geliştirmesiyle tanınır. Otto Hahn ile birlikte uranyum çekirdeğinin nötronlarla parçalanarak enerji açığa çıkardığını keşfetmiş, bu buluş atom bombasının temelini oluşturmuştur.

Nazi baskısı nedeniyle Almanya'dan ayrılarak İsveç'e sığınmış, Nobel Ödülü'nü alamamış ancak Enrico Fermi Ödülü gibi prestijli ödüllerle onurlandırılmıştır.
Nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla kullanılması gerektiğine inanmıştır.
Nükleer fizikte en büyük ödül olan Lise Meitner Ödülü, dünyayı «efsane» gama ışını lazerine yaklaştıran çalışmaları nedeniyle Surrey Üniversitesi'nden bir bilim adamı olan Profesör Phil Walker'a verildi.

Lise Meitner Ödülü, Avrupa Fizik Derneği tarafından verilir ve bilim adamlarına deneysel, teorik veya uygulamalı nükleer bilim alanlarındaki üstün çalışmaları için verilir.

27 Ekim 1968 tarihinde 89 yaşında, Cambridge-İngiltere' de öldü.

Doğu Karadeniz yöresine özgü, tatlı bir kabak cinsi ...

Kastaniça,
Beyaz kabak,
Bal kabağı.
Cucurbita.
Doğu Karadeniz yöresine özgü, tatlı bir kabak cinsi.
Rize ve çevresinde beyaz kabak anlamına gelen bir kelime.
Rize’de iki türlü kabak vardır: 
Kastaniça (beyaz kabak) ve Arabiça (Arap kabağı). 
Siyah kabak suda haşlanarak feli yapılır.

Kabak Felisi: 
Kabak ince ince kesilir, yan yana dizilir üstüne şerbet dökülür. Üzeri kapatıldıktan sonra sıcak suda haşlanır. İyice piştikten sonra tatlı olarak yenir.

Kabak Sütlüsü: 
Kabak parçalara bölünüp kabukları soyulur, küçük küçük doğranıp suyla pişirilir. Çırpılır, süt, şeker ve tuz ilave edilir. On dakika kadar pişirilir, sahanlara veya taslara boşaltılarak soğuk veya sıcak yenir.

Kabak Tatlısı: 
Kastaniça kabağı dilimlenip kabukları ayıklanır. Tepsiye dizilen dilimler fırına verilir. Piştikten sonra soğumaya bırakılır. Daha sonra üzerine şerbet, pekmez veya bal eklenir. Servisten önce kabak dilimleri dövülmüş ceviz veya fındıkla ayrıca tatlandırılabilir.

Kabak sözcüğünün başka anlamları:
Uzunlamasına ikiye bölünmüş su kabağının üzerine ince bir deri geçirilmek suretiyle yapılmış basit bir çalgı.
Kabakgillerden, birçok cinsi bulunan, sürüngen gövdeli bitki. 
Bu bitkinin yemek veya tatlısı yapılan yahut süs olarak kullanılan çeşitli biçimlerdeki meyvesi.
Esrarkeşlerin kullandığı bir nevi nargile.
Anlayışsız, görgüsüz, kaba kimse.
Saçsız, çıplak, açık.
Bir direk üzerine hedef olarak yerleştirilen su kabağı yahut toprak veya madenden kap.

Savaş gemilerinde borda topları ve bunların bulunduğu güverte parçası...

Batarya,
İtalyanca: batteria.
İngilizce: battery.
Fransızca: battre (dövmek).
Gemilerin güverte toplarının raptedildiği yer.
Savaş gemilerinin güvertelerindeki iki sıra top.
Savaş gemilerinde borda topları ve bunların bulunduğu güverte parçası.
Topçu sınıfında bir subayın kumandasındaki ağır silahlardan, tüfek, motorlu vasıta, hayvan ve insanlardan meydana gelen ateş birliği.
En küçük topçu birliği.

Batarya sözcüğünün başka anlamları:
Pil.
Elektrik elde etmek için hazırlanmış şişeler takımı.
Birkaç aygıtın bir araya getirilerek belirli bir biçimde eklenmesinden oluşan takım(musluk).
Kaptanın veya gemi adamlarının bir sonucu hesaplayarak meydana getirdikleri zarar.

Akdeniz Bölgesinde Aladağların batı yüzünde ormanlık bir vadi ...

Narpuz,
Emli,
Emli Vadisi, 
Kızılkaya,
Çelik Buyduran,
Aladağlarda bir boğaz.
Akdeniz Bölgesinde Aladağların batı yüzünde ormanlık bir vadi.

Emli vadisi; Niğde'nin Çamardı ilçesi sınırlarında, Aladağlar Milli Parkı içerisinde yer alan eşsiz bir doğal alandır. Dağcılar ve doğa yürüyüşçüleri arasında kutsal topraklar olarak da anılan bu vadi, zengin bitki örtüsü, yüksek zirvelere geçit veren rotaları ve kamp alanlarıyla ünlüdür.

Narpuz sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Yabannanesi,
Narpuz, genellikle Ege ve Akdeniz yörelerinde yetişen, keskin kokulu çok yıllık bir yabani nane türüdür.
Yarpuz, dere kenarlarında yetişen, minik mor çiçekli, naneye nispeten çok daha keskin bir kokusu olan yabani nane. 

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ