Bahçe kapılarının üstüne yağmurdan korunması için balık sırtı gibi dizilen tahtalar...

Fura,
Bahçe kapılarının üstünü kapatan tahta yapı.
Bahçe kapılarının üstüne yağmurdan korunması için balık sırtı gibi dizilen tahtalar.
Isparta yöresinde halk dilinde bu tahtalara verilen ad.
Fura, genellikle yöresel derlemelerde (özellikle Isparta)  bahçe kapılarının üzerine yağmurdan korunması amacıyla balık sırtı şeklinde dizilen tahtalar anlamında kullanılır.

Fura başka anlamı:
At arabası.

Dağ aslanı ...

Puma,
Fransızca: puma.
İspanyolca: puma.
İngilizce: puma, cougar, p
anther.
Kugar,
Panter 
Dağ aslanı,
Yeni Dünya aslanı.
Amerika'da yaşayan yırtıcı bir hayvan.
Kedigillerden, parstan biraz büyük, uzunluğu 120 cm, kuyruğu 70 cm, sırtı kahverengi, karnı beyaz, Amerika’da yaşayan bir tür yırtıcı memeli, dağ aslanı.

Puma (Feis concolor): 
Amerika kıtasına özgü, kedigiller familyasından dağ aslanı veya kugar olarak da bilinen yırtıcı bir hayvandır. İnka dilinden (Quechua) geçen kelime, hızlı ve güçlü bir avcıyı ifade eder. Ayrıca, bu hayvanın adını taşıyan, 1948 yılında kurulan Alman merkezli çok uluslu ünlü bir spor giyim markasıdır.  Puma türü, Guinness Rekorlar Kitabı'nda en fazla isme sahip hayvan olarak geçer ve ismi İspanyolca kökenlidir.

Kuzey ve Güney Amerika'da yaşayan; kedigiller (Felidae) familyasından yırtıcı bir hayvan türüdür. Bu büyük ve yalnız dolaşan kedi kuzeyde Kanada'nın Yukon bölgesinden güneyde And Dağları'nın güneyine kadar oldukça geniş bir alanda yaşar. Çok geniş bir alana yayılan puma değişik habitatlarda çok çeşitli renklerde ve cüssededir. Amerika kıtasında jaguardan sonra ikinci en büyük kedi olan puma; kaplan, aslan, jaguar ve leopardan sonra Dünya'nın en büyük beşinci kedisidir.

Dağların oyuk, kuytu yerleri...

Kepez,
Yüksek tepe, dağ.
Göl ve ırmaklardaki çukurlar.
Dağların oyuk, kuytu yerleri.
Tokat-Niksar, Konya yörelerinde halk dilinde verilen ad.

Kepez sözcüğünün başka anlamları:
Mağara.
Yokuş başı.
Gelin başlığı.
Çalı, bodur ağaç.
Küçük çalılık, fundalık.
Deniz kıyısında yerli kaya.
Verimsiz, kıraç toprak.
Antalya iline bağlı ilçelerden biri.
Koyunların başlarındaki kabarık yünler.
Kuşların başında perçem tarzındaki tüy.
Kümes hayvanları ya da kuşlardaki ibik.
Tavuk ve kuşların ibiği ya da başındaki uzun tüyler, sorguç.
Boncuk, para ve tüy takılmış renkli tülbentlerle yapılan gelin başlığı, tepelik.
Renkli tülbentlerle yapılan üzerine boncuk, para, altın takılmış gelin başlığı.

Çoğaltan, artıran...

Zait,
Arapça: zaid,
Çoğaltan, artıran.
Artan, artıran.
Eski dilde gereksiz.
Gereksiz, fazla.
Müsbet işareti (+).
Artı (+).
Zıttı; nakıs, noksan (-).

Artan. 
Fazlalık. 
Artan, fazla, artık.
İlave olunmuş. 
Lüzumsuz, gereksiz.
Artı; fuzuli, fazladan.
Lüzumsuz, gereksiz.
Artmak, çoğalmak.
Sonradan eklenen, ilave edilen.
Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade.
Daha çok, aşkın.
Artmış olan
Gereksiz, fazla, yersiz bir biçimde,
Gereğinden, alışılmıştan çok olarak.

Zaid (Zayd); 
Arapçada  bolluk, büyüme veya refah anlamına gelir.

Nakıs:
Eksilmek.
Tam olmayan, eksik, noksan.
Kusurlu, özürlü.

Gövdeleri halkasız, başları gögüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı ...

Akarlar,
Kırmızı örümcekler,
(Tetranychus urticae).
Kırmızı örümcekler bitkilere zarar veren, aslında böcek değil, eklem bacaklılar sınıfından akar (mite) türüdür. Sera, sebze ve meyvelerde yaprakların altında ince ağlar örerek bitki özsuyunu emerler. Yaprak altında ipek ağ örerek sararma ve kurumaya neden olurlar. 

Tetranychus urticae; 
Akar; mayt (mite).
Sıcak/kuru havayı severler ve %30-80 oranında verim kaybına yol açan, 1 mm' den küçük, hızlı üreyen zararlı akarlardır. Çok küçük oldukları için (yaklaşık 0,4 mm) iğne başı gibi görünürler. Kırmızı Örümcekler (Akarlar), 8 bacaklı olup böceklerden ziyade örümceklerle akrabadır. Seralar, süs bitkileri, sebze ve meyve ağaçlarında, sıcak ve kuru ortamlarda hızla çoğalırlar. Kırmızı örümcek istilası, fotosentezi azaltarak bitkiyi zayıflatır ve ağır durumlarda bitkinin tamamen ölmesine neden olabilir.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ