İçyağlarında bulunan, margarik asidin gliserinle birleştirilmesiyle de yapay olarak elde edilen, 47 °C'de eriyen ve yemeklerde kullanılan bitkisel yağ...

Margarin,
Fransızca: margarine,
İngilizce: margarine.
Yunanca: margarine,
Nebati margarin,
İç yağlarında bulunan, margarik asidin gliserinle birleştirilmesiyle de yapay olarak elde edilen, 47°C de eriyen ve yemeklerde kullanılan, besin değeri olan bitkisel yağ.
Kimyevi işlemler sonunda tereyağına benzer bir yapı kazandırılmış, 40°C’ de eriyen bitkisel yağların ortak adı.

Margarin, tereyağına alternatif olarak üretilen, sıvı bitkisel yağların (ayçiçeği, pamuk, soya vb.) su, süt ve emülgatörlerle karıştırılarak katılaştırılmasıyla elde edilen bir yemeklik yağ çeşididir. İlk defa 1869 yılında III. Napolyon’un isteğiyle Fransız kimyager Hippolyte Mège-Mouriès tarafından üretilmiştir. İlk mucidi tarafından incimsi yapısına atfen, Yunanca; inci anlamına gelen margarítēs kelimesinden ilham alınarak adlandırılmıştır. Bitkisel yağların yanı sıra su, yağsız süt, tuz, aroma vericiler ve A/D vitaminleri içerebilir.

Margarinin Türleri:
Margarinler içerdikleri yağ-su oranına ve fiziksel formlarına göre üç ana gruba ayrılır:
1-Kase (Sürülebilir) Margarinler. 
2-Paket (Blok) Margarinler. 
3-Endüstriyel Margarinler.

Margarin ve Tereyağı arasındaki temel farklar:
Tereyağı, süt ve süt ürünlerinden elde edilir, hayvansal kökenlidir. Margarin, bitkisel yağlardan üretilir, bazı çeşitlerinde katkı maddeleri bulunabilir. Margarin, doymamış yağ asitleri bakımından daha zengindir. Tereyağı, özellikle sıcak yemeklerde, kahvaltıda ve tatlılarda aroma ve lezzet için tercih edilir. Margarin, hamur işlerinde, börek ve kurabiyelerde daha kolay işlenebilirliği sayesinde sıkça kullanılır. Ayrıca, her ikisi de hemen hemen aynı kaloriye sahiptir ancak tereyağı çok az daha fazla doymuş yağ oranına sahiptir.

Erdemli...

Faziletkar,
Faziletli,
Erdemli,
Ahlaklı,
Efdal,
Fazıl,
Erdemi olan, faziletli.
Fazîletli, erdem sahibi, fazıl.
Erdemi olan; yüksek, faziletli, faziletkar, efdal.
Erdemli, ahlaki olarak iyi davranışlarda bulunan, dürüst, adil, cesur ve merhametli olan faziletli kişi anlamına gelir. Kötülükten kaçınıp her zaman doğru olanı savunan karakter yapısını ifade eder.

Erdemli sözcüğünün başka anlamları:
Mersin iline bağlı ilçelerden biri.

Elde bükülen pamuktan dokunmuş üst giysisi...

Saya,
Elde bükülen pamuktan dokunmuş ak ceket.
Elde bükülen pamuktan dokunmuş üst giysisi.
Elde bükülen pamuktan dokunmuş ak ceket, üçetek.
Al şerit ile süslenmiş ak gelin giysisi.
Bir çeşit kadın giysisi.
Kadın giysisi, entari.
Eteklik.
Üçetek.

Saya sözcüğünün yörelerimizde halk dilindeki başka anlamları:
Avlu.
Sofa, salon.
Avlu, küçük bahçe.
Ağıl.
Ahır.
Deri.
Manto.
Yeldirme.
İş önlüğü.
Üstten giyilen iş gömleği.

Takma ad, lakap.
İnce, dar ağızlı bıçak.
İnsan ya da hayvan ayak izi.
Samanlığın üstü kapalı, ön bölümü.
Boyunduruk kayışını bağlayan ağaç çivi.

Kundura yüzü.
Kundura yüzündeki dikişler.
Ayakkabının yumuşak olan üst bölümü.

Yayla ve kırlarda hayvanlar için yapılan üstü samanla örtülü yer; hangar.
Gebe koyunların karnındaki yavru yüz günlük olduğunda çobanların yaptığı tören.

Macar mutfağının efsane yemeği...

Gulaş,
Macarca: Gulyás,
Macar Et Yemeği.
Bol miktarda tatlı Macar toz biberi, kuru soğan ve sarımsakla harmanlanan kuşbaşı dana eti; un veya nişasta eklenmeden, sebzelerin uzun süre pişerek erimesiyle oluşan koyu soslu, Orta Avrupa mutfağının ana yemek klasiğidir.

IX. yüzyılda Macar çobanların açık ateş üzerinde döküm kazanlarda (bogrács) pişirmesiyle doğmuş köklü bir başyapıttır. Gulaş,
Macar mutfağının efsanesi, geleneksel Macar ev mutfağında koyu kıvamlı, ağdalı bir et yemeği olarak servis edilir.

Gulaş tarifi:
Malzemeler;
800 gram dana kürek veya gerdan eti.
(Kuşbaşı halinde doğranmış, az yağlı/lifli etler bu yemek için idealdir)
3 adet büyük boy kuru soğan (yemeklik doğranmış)
3 diş sarımsak (ince kıyılmış)
2 adet yeşil veya kırmızı kapya biber,
1 adet büyük boy havuç (iri doğranmış)
1 adet büyük boy patates (iri doğranmış)
3 yemek kaşığı dolusu tatlı Macar toz biberi (paprika)
1 tatlı kaşığı kimyon tohumu (hafifçe ezilmiş)
1 yemek kaşığı domates salçası
2 adet defne yaprağı
2-3 su bardağı sıcak tavuk suyu veya su
2 yemek kaşığı sıvı yağ veya tereyağı
Tuz ve taze çekilmiş karabiber.

Yapılışı:
Derin ve kalın tabanlı bir döküm tencereyi ocağa alıp iyice ısıtın. Yağı ekledikten sonra yüksek ateşte iri dana eti küplerini tencereye bırakın. Etlerin suyunu salmasına izin vermeden, dış yüzeyleri arkalı önlü kahverengi bir kabuk alana kadar yaklaşık 5-6 dakika mühürleyin ve etleri bir tabağa alın.

Aynı tencereye doğranmış kuru soğanları ekleyin. Ocağın altını orta dereceye getirin ve soğanlar tamamen yumuşayıp karamelize bir sarı renk alana kadar yaklaşık 8-10 dakika sabırla soteleyin. (Soğanların bu aşamada iyice pişmesi, sosun unsuz bir şekilde koyulaşmasını sağlayacaktır).

İnce kıyılmış sarımsakları, biberleri ve salçayı ekleyip 2 dakika daha kavurun. Tencereyi ocaktan kısa süreliğine kenara alın; tatlı toz biberi ve ezilmiş kimyon tohumlarını ekleyip karıştırın. (Biber yüksek ısıda doğrudan kalırsa yanar ve yemeğe acılık verir, bu yüzden tencere hafif ılıtılır).

Mühürlediğiniz etleri (tabakta biriken sularıyla birlikte) tencereye geri alın. Defne yapraklarını ekleyin ve üzerini iki parmak geçecek kadar sıcak tavuk suyunu dökün. Tencereyi tekrar ocağa alın, kaynama noktasına geldikten sonra altını en kısık dereceye getirin. Kapağı kapalı şekilde etler yumuşamaya başlayana kadar yaklaşık 1.5 saat ağır ağır tıngırdatın.

Sürenin sonunda iri doğranmış havuçları ve patatesleri tencereye ilave edin. Tuz ve karabiber dengesini ayarlayın. Sebzeler ve etler lokum gibi olana, sos ise tamamen ağdalı, yoğun bir kıvama gelene kadar yaklaşık 25-30 dakika daha kapağı kapalı olarak pişirin.

Ocaktan aldığınız sıcak gulaşı servis tabaklarına paylaştırın. Yanına geleneksel olarak Macar usulü küçük hamur fırlatmaları (nokedli) veya tereyağlı tırnak pide ekleyerek sıcak servis yapın.

Kaldıraç(yöresel)...

Nizek,
Manivela.
Mürdün,
Felenk,
Vinç,
Sırık,
Kaldıraç.
Urfa ve yöresinde halk ağzında kaldıraç anlamında nizek sözcüğü kullanılmaktadır.

Kaldıraç; 
Az bir güç ile büyük bir yükü kaldırmaya yarayan, bir dayanma noktası üzerinde hareket edebilen, inip kalkabilen sert çubuk, manivela.

Nizek teriminin başka anlamları:
Cariye,
Küçük mızrak,
Küçük mızrak, süngü.
Küçük cariye (kenizek).
Klavyeli bir çalgı mekanizmasının kolu veya bir parçası.
Maveraünnehr bölgesinde hüküm sürmüş bir Türk beyi; Nizek Tarhan.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ