İnsan sesiyle ezgili sesler çıkarma, müzik yapıtlarını seslendirme sanatı...

Şan,
Fransızca: chant,
Şan,seslendirme.
İnsan sesi,müzik,
Sanat, müzikal, yapıt,
Müzikal tonların insan sesiyle elde edilmesi.
İnsan sesiyle ezgili sesler çıkarma, müzik yapıtlarını seslendirme sanatı.
Nefesi diyaframla kontrol ederek sese hakimiyeti ve ses alanını genişletmeyi amaçlayan teknik.
İnsan gırtlağından makamla çıkan ve perde ayrımlarıyla çeşitli duyumlar uyandıran ses dizisi.
Müzikte, nefesi diyaframla kontrol ederek özellikle burun, ağız ve alın boşluklarını bir titreşim kutusu olarak değerlendirip sese hakimiyeti ve ses alanını genişletmeyi amaçlayan ses çıkarma ve kullanma tekniği.
İnsan sesini bir müzik aleti gibi kullanma sanatıdır. Şan eğitimi, doğru nefes alma (diyafram kontrolü), ses tellerini koruma ve sesin rezonansını artırma gibi teknikleri içerir.

Şan sözcüğünün başka anlamları:
İyi bir nitelikle tanınmış olma durumu, ün, şöhret, itibar.
Azamet, büyüklük, ululuk.
Vasıf, nitelik, karakter.
Gösteriş, gösterişlilik.
Nam, san, şöhret, ün.
Nam, şöhret, şan.
Gösteriş, çalım.
Titreme, titreyiş.
Tabiat, huy, adet.
Hal, keyfiyet,
Büyük sevap,
Hal, keyfiyet,
Irz, namus,
Mahiyet.
Şeref,

Çatı penceresi ...

Baca,
Ruf,
İngilizce: trap window, roof window,
Fransızca: lucarne, 
Almanca: dachfenster,
Farsça: bace, bad-cah, hava yeri.
Arnavut bacası,
Çatı penceresi,
Tepe penceresi.

Tavan arasını aydınlatmaya yarayan pencere veya camlı kapak, baca.
Su yolu, lağım, maden ocağı gibi tesislerin yer yüzüne açılan giriş ve hava deliği.
Tavan arasını aydınlatmaya yarayan pencere veya camlı kapak; baca, arnavutbacası.
Duvarı eğik konumdaki çatı odalarında bulunan pencere.

Çatı pencereleri, çatı katlarını karanlık ve basık alanlardan gün ışığıyla dolan ferah yaşam alanlarına dönüştüren estetik ve fonksiyonel çözümlerdir. Modern mimaride hem havalandırma sağlamak hem de enerji tasarrufu yapmak amacıyla yaygın olarak tercih edilirler.

Baca:
Binalarda, deniz taşıtlarında, soba, kazan ve ocaklarda yanan maddelerden çıkan duman, gaz ve kokuların dışarıya atılmasını sağlayan, ocağın üstünden yukarıya doğru uzanan kısım. 
Bir binanın yukarıdan ışık ve hava almasını sağlayan delik, tepe penceresi.

Kuşluk:
Çatı katının aydınlatılmasını sağlamak veya teras çatılarda kapı geçişi oluşturmak için yapılan, minik çatıya benzeyen, kırma veya oval gibi değişik şekillerde inşa edilebilen kısımdır

Çatı penceresi:
Eğimli bir çatı düzleminin dışına dikey olarak çıkıntı yapacak şekilde inşa edilen ve genellikle bir pencere içeren çatılı bir yapıdır.

Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan ...

Üstün,
Faik,
Fetha,
Üst, üstteki.
Üstün yetenek.
Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan.
Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.
Benzerlerine göre daha yüksek derece ve seviyede bulunan, nitelik bakımından onların üstünde olan.
Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha.
Eski dilde kısa a ve e' yi gösteren hareke.
Yapının çatısına konan ağaç, mertek.
Yapılarda kullanılan uzun ağaç.

On liralık kağıt para...

Evlek,
Rumca: aulaki,
On lira (argo),
On liralık kağıt para.
On liralık kağıt para; Evlek,
Bir liralık kağıt para; Papel.
Yüz liralık kağıt para; Kleopatra.

Evlek sözcüğünün halk dilinde diğer anlamları:
Anadolu ağızlarında evleğe mandal adı da verilir. 
Tarlanın, tohum ekmek için saban iziyle bölünen bölümlerinden her biri.
Bahçelerde sebze vb. şeyleri dikmek için ayrılan parçalardan herbiri.
Tarlaya tohum ekmek için saban iziyle bölünen kısımlardan herbiri.
Tarlaya tohum atmak için, pullukla açılan kısımların herbiri.
Dönümün dörtte biri kadar olan alan ölçüsü; mandal.
Öküzlerin bir seferde sürebileceği tarla parçası.
Bahçede sebze ekmek için ayrılan bölümler.
Tarlalarda suyun akması için açılan su yolu.
Dönümün dörtte biri kadar olan arazi.
Bahçe ve tarlalarda açılan su yolu.
Suyun toprağı oyduğu yer.
Bir evin sığacağı kadar yer.
Sabanla tarlada açılan iz.
Dönümün dörtte biri.
On kiloluk tahıl ölçüsü.
Su yolu, su arkı.
Kolay, basit.
Taraça.

Çorum ilinin bir ilçesi...

Laçin,

Çorum iline bağlı Laçin, Çorum-Osmancık karayolu üzerinde, il merkezine 29 km uzaklıktadır.
Laçin: 214 km² yüzölçümüne sahip  olup, 720 metre rakımlı bir ilçedir. Kapılıkaya Anıtsal Kaya Mezarı ve Köşk Evi Mesire Yeri önemli turistik alanlardır. Karadeniz-Karasal geçiş iklimi görülür. Çorum'un kuzeyinde, Osmancık yolu üzerindedir. Doğusunda Hamamözü, kuzeyinde Osmancık, batısında Dodurga ve Oğuzlar, güneyinde Çorum merkez ile komşudur.

Çorum:
Orta Karadeniz Bölümünün iç kısmında yer alır. Doğuda Amasya, güneyde Yozgat, batıda Çankırı, kuzeyde Sinop, kuzeydoğuda Samsun, güneybatıda Kırıkkale ile çevrilidir.Yüzölçümü 12.820 km² dir. Deniz seviyesinden ortalama yüksekliği (rakımı) 801 m. dir.

Çorum ilinin biri merkez ilçe olmak üzere toplam 14 ilçesi bulunmaktadır. 
Bu ilçeler; 
Çorum (il merkezi),
Alaca,
Bayat, 
Boğazkale,
Dodurga,
İskilip,
Kargı,
Laçin,
Mecitözü,
Oğuzlar, Ortaköy, Osmancık,
Sungurlu,
Uğurludağ.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ