Dirim bilimi...

Biyoloji,
Fransızca: biologie,
İngilizce: biology.
Dirim bilimi.
Bitki ve hayvanların köken, dağılım, yapı, gelişim, büyüme ve üremelerini inceleyen bilim dalı; dirim bilimi.

Bitki ve hayvanların doğma, gelişme, üreme vb. yaşayış evrelerini inceleyen bilim, dirim bilimi.
Bitki ve hayvanların köken, dağılım, yapı, gelişim, büyüme ve üremelerini inceleyen bilim dalı.
Biyoloji ya da dirim bilimi, yaşamın bilimsel olarak incelenmesidir. Geniş bir kapsama sahip bir doğa bilimidir. 
Bitkiler, hayvanlar, mikroorganizmalar ve insanlar gibi tüm canlıların iç yapıları, gelişimleri, genetik özellikleri ve çevreyle olan etkileşimleri biyolojinin konusudur. Biyoloji, hem mikroskobik düzeyde (hücre, DNA, protein gibi) hem de makroskobik düzeyde (organlar, bireyler, türler ve ekosistemler) çalışır.

Biyolojinin bazı alt dalları şunlardır:
Hücre biyolojisi;
Genetik;
Ekoloji;
Evrimsel biyoloji;
Zooloji ve botanik;
Mikrobiyoloji;
Fizyoloji;

Müslüman inanışına göre, kıyamet günü bütün ölülerin toplanacakları yer...

Arasat,
Araf.
Mahşer yeri.
Ortalık, arayer.
Kıyamet gü­nü,
Haşir ve neşir meydanı.
Cennetle cehennem arasında olduğu düşünülen yer.
Kıyamet günü bütün ölülerin dirilerek toplanacağı yer.
Müslüman inanışına göre, kıyamet günü bütün ölülerin toplanacakları yer.
İslam inancına göre kıyamet günü bütün ölülerin dirilerek toplanacağı yerin adı.
Mahşer yeri, bütün ölülerin kıyamet günü dirilip toplanacağı meydan, haşir ve neşir meydanı.

Arasatta kalmak: 
İki arada kalmak, ortada kalmak.

O zamana kadar yapılan deneylerle bir olayın ortaya çıkmasının beklenilmesi ancak yine de tam bir kesinliğin bulunmaması durumu...

Olasılık,
İngilizce: probability,
Fransızca: probabilité,
Almanca: wahrscheinlichkeit.
Olabilirlik,
İhtimal,
İhtimallik,
Belirli bir olayın ortaya çıkma ihtimali.
Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik; ihtimal.
Bilgiyi araştırmaya, incelemeye önem veren, bilgi teknolojilerini kullanmayı öne çıkaran toplum.
O zamana kadar yapılan deneylerle bir olayın ortaya çıkmasının beklenilmesi ancak yine de tam bir kesinliğin bulunmaması durumu.
Bir olayın belirli bir sürede gözlenmesinin ya da ortaya çıkmasının göreli sıklığına ilişkin beklenti değeri.


Günümüzde daha çok "kargaşa, karmaşa ve keşmekeş" anlamlarında mecazi olarak kullanılan bir kelime ...

Babel,
Babil kulesi,
Kökeni Babil'e ve Tevrat'taki Babil Kulesi efsanesine dayanan, günümüzde daha çok kargaşa, karmaşa ve keşmekeş anlamlarında mecazi olarak kullanılan bir kelimedir. 
Babil Kulesi, antik Mezopotamya’da inşa edilen ve göklere ulaşmak amacıyla yapıldığı söylenen efsanevi bir yapıdır. Sümer inanışına göre tanrı Marduk’a adanan kule, yedi katlı olup en üst katında tapınak bulunurdu. Sümerlerin, tanrıları Marduk adına yaptırdıklarına inanılan, Dünyanın yedi harikasından biri olup Babil'in Asma Bahçeleri içinde bulunduğu rivayet edilen kule.

Babil Kulesi’nin temelleri 90 metre genişlikteydi. Kule, 90 metre yüksekliğinde ve 7 katlı idi. Birinci katı 33, ikinci katı 18, üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı katları 6, en üst katı ise 15 metre yüksekliğindeydi. 85 milyon tuğladan yapılan kulenin çevresinde rahip sarayları, ambarlar, konuk odaları, Tanrı Marduk adına yapılmış bir diğer tapınak olan Esagila’ya giden aslanlı geçit ve dini tören yolu vardı. Esagila 20 metre yüksekliğinde, 450 metre eninde ve 550 metre boyundaydı.

Günümüzde Irak sınırları içinde yer alan kule, antik dünyanın yedi harikasından biri kabul edilir ve Tevrat’ta insanların Tanrı’ya meydan okuyarak inşa ettiği kule, dillerin karışmasına ve insanlığın dağılmasına yol açan bir ceza olarak anlatılır. Anlatıldığına göre bu Kule eski Şhinar (Sümer) diyarında kavimlerin bir araya gelerek inşa ettikleri ve insanoğlunun tanrıları bulmak için gök yüzüne çıkmak iddiası içinde bir nevi merdiven, sütun inşası amacını taşır. Kutsal kitaba göre bu küstahlığa kızan Tanrı, birlik halinde olan, tek dili konuşan ve aralarında anlaşan bu meraklı kullarının dil birliğini bozmuş, aralarına nifak ve bölücülüğü sokmuştur. 

Babel (Babil) sözcüğünin diğer anlamları: 
Tanrı Kapısı, Tanrı Şehri.
Zevzeklik, boş laf, gevezelik.
Karışıklığın simgesidir. 
Ana baba günü.
Yüksek bina. 
Karışıklık.
Kargaşa.

Kuruyarak veya çürüyerek içi boşalmış olan...

Kof,
Cevf,
Kovuk,
İçi boş.
Boşluk, iç boşluğu.
Çürük veya içi boş ağaç.
İçi boşalmış olan, içi boş.
Kuruyarak veya çürüyerek içi boşalmış olan,
Kurumuş, süngerleşmiş ve içi boşalmış sebze.

Kof, kuruyarak, çürüyerek veya başka bir dış etkenle içi boşalmış nesneler için kullanılan bir sıfattır. Mecazi anlamda ise içi boş, yetersiz, bilgisiz, güçsüz, işe yaramaz veya değersiz şeyleri/kimseleri ifade eder.

Kof teriminin başka anlamları:
Görünüşünün aksine güçsüz kuvvetsiz olan.
Boş, değersiz, bilgisiz, yetkisiz (kimse)
Boş, değersiz, bilgisiz, yetkisiz olan.
Bilgisiz, yetkisiz (kimse).
Güçsüz, dermansız olan.
Aklı ve ilmi olmayan.
Köpük.
Cahil.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ