Kökeni ve mineral bileşimi ne olursa olsun, tanelerinin büyük bölümü, 2 mm ile 64 mm arasında değişen kırıntılı kayaç...

Arenit,
Arenit, (Latince)
Psamit, (Grekçe)
Kum büyüklüğün de taneciklerden oluşan tortul kayaçların genel adı.
Kumun doğal çimentolaşmasından doğan ve kuvars taneleri oranı yüksek olan tortul kayaçlara kumtaşı denir.
Kumtaşı veya Gre terimi klastik tanelerden (1/16-2 mm.) meydana gelmiş bir sedimanter kayaç numunesinde sadece ana minerallerin %50' si silis olduğu zaman kullanılır. Materyalin cins ve miktarını gözetmeksizin %50' den fazla kum boyutunda tane içeren kırıntılı sedimanter kayaçlara ise arenit veya psamit denir. Bununla beraber arenit veya psamit terimi yerine kumtaşı deyimi kullanıla gelmiştir.
Psamit terimi bol mikalı kumtaşları için de kullanılımaktadır. Mikalı kumtaşı, mika pullarının yerleşme düzeni sayesinde psamit büyük bir yarılganlık özel­liği kazanır.

Kumtaşları aşağıdaki gibi sınıflandırılır;
Feldspatlı-Mikalı kumtaşı (Grovak),
Killi-Mikalı silttaşı-kiltaşı (Çamurtaş-şeyl),
Fosil veya fosil kalıntıları çok ve yönlü ise kabuklu kumtaşı, Lümaşelli kumtaşı,
Mikalar yatak halindeyse mikalı kumtaşı ya da psamit,
Feldispatlı ya da arkozlu kumtaşı,
Kayaç artıkları içeriyorsa Litik kumtaşı ya da draje kumtaşı,
Glokonitli kumtaşı(yeşil), Glokonit,

Bir deniz kabuklusu...

Minare,
Murex,
Kaya salyangozları.
Deniz Minaresi, kabuklusu.
Murex, Muricidae familyasından etobur deniz gastropod yumuşakçalarıdır. Orta ila büyük boy yırtıcı tropikal deniz salyangozlarından oluşan bir cinstir. Murex antik çağlarda dikenli deniz salyangozlarını, özellikle mor boya üretimiyle ilişkilendirilenleri tanımlamak için kullanılırdı. Murex bilim camiası tarafından hala kullanılan en eski klasik deniz kabuğu isimlerindendir.

Minare deniz kabuklusu, ince, uzun ve sivri kıvrımlı sarmal yapıları nedeniyle cami minarelerine benzetilen, deniz salyangozlarının (Gastropoda) sert dış iskeletleridir. Canlı deniz minareleri genellikle kumlu veya çamurlu deniz zeminlerinde alg ve organik atıklarla beslenir.

Bir deniz kabuklusu:
Abalon,
Cuma
İstiridye,
Karides, 
Kauri,
Langus,
Litorina,
Yengeç,
Keşiş Yengeçleri (hermit yengeçleri).

Osmanlı saraylarında sultanın hayatını geçirdiği, harem ve hazine dairelerinin bulunduğu iç bölüm...

Enderun,
Farsça: enderun.
Osmanlı sarayında iç bölüm.
Vaktiyle Osmanlı Sarayının iç teşkilatı.
Padişahın günlük yaşamını sürdürdüğü iç bölüme verilen genel ad.
Osmanlı saraylarında sultanın hayatını geçirdiği, harem ve hazine dairelerinin bulunduğu iç bölüm.

Enderun teriminin başka anlamları:
İç, dahil.
Kalp, gönül, derun.
Kalb, içyüz, gönül.
Devlet görevlilerini yetiştiren okul.
Osmanlılarda devlet görevlilerinin yetiştirildiği okul.
Osmanlı Devleti’nde yetenekli devşirmelerin ve ileri gelenlerin çocuklarını eğiterek devleti yönetecek yüksek kadrolara hazırlayan saray okulu.

Sabit, tespit edilmiş, belli, belli edilmiş, belirlenmiş...

Fiks,
Fransızca: fixe,
İngilizce: fix, fixed, 
İtalyanca: fisso, 
Portekizce: fixo, 
Romence: fix, 
Norveççe: fixet, 
Katalanca: fixat, 
Sırpça: fixno, 
Arnavutça: fikse.
Sabit, degismez.
Sabit, tespit edilmiş, belli, belli edilmiş, belirlenmiş.
Sabit, değişmez, kararlaştırılmış veya kesinleşmiş anlamlarına gelir.

Fiks Menü: 
Restoran veya otellerde önceden belirlenmiş, değiştirilemeyen ve sabit bir fiyatla sunulan yemek listesidir. Genellikle başlangıç, ana yemek ve tatlıdan oluşur.

Fiks Fiyat: 
Üründe veya hizmette pazarlığa kapalı, herkes için geçerli olan sabit ve net fiyat.

Peru topraklarını ele geçiren İspanyol...

Francisco Pizarro,
 (1471 veya 1476 - 26 Haziran 1541),
Denizci, kaptan ve kaşif.
Peru topraklarını ele geçiren İspanyol.
Peru'daki İnka topraklarını ele geçiren İspanyol fatih.
İspanya'da 
gayrimeşru bir çocuk olarak doğdu. Babası kraliyet donanmasında bir kaptandı. 16.yüzyılın başından itibaren Amerika'ya yapılan birçok seferde asker olarak görev aldı.

Keşfettiği Peru'da yaptıkları evrensel olarak bir vahşet olarak nitelendirilirken Avrupa halkınca bir kahraman olarak gösterilmiştir. Sömürgeci ve işgalci bir ispanyol komutan  olan pizarro 168 askeri ile 80000 kişilik bir askeri gücü bulunan günümüzde Peru ülkesi ve çevresinde bulunan İnka İmparatorluğu’nun tanrı lideri Atahualpa’yı esir alıp hem inkaların sonunu getirdi hem de ülkesini altına ve gümüşe boğdu.

İspanyollar inkalarda bulunmayan tüfeklere, çelik silahlara ve atlara sahipti. Bu avantajın yanında İspanyollar vücut bağışıklığına sahip olduğu mikropları Amerika kıtasına getirip bu mikroplarla hiç karşılaşmamış yerlilere bulaştırarak hasta olmalarına sebep oldu ve 
İnka nüfusunun %90’ ından fazlasının ölümüne neden oldu. 

1524 ve 1525 iki sefer düzenledi ancak başarılı olamadı. 1526 ve 1527 yılında yaptığı başarılı seferle bugünkü Peru toprakları olan Tumbes'e yani İnkaların merkez şehrine ulaştı. Böylece Pizarro aradığı zengin toprakları bulmuş oldu. 1528 yılında kral'dan bulduğu topraklara hükmetme izni ve destek almak için İspanya'ya döndü.

1531 yılında Peru'ya yelken açtı. burada inka imparatorluğu'nun son imparatoru olan Atahualpa ile karşılaştı. İnkalar sayıca üstün olsa da yerlilerin daha önce hiç görmediği ateşli silahlarla kuşanmış olan Pizarro ve adamları savaşı kazandı. 1533 yılında İnkaların başkenti Cuzco' yu da fethetti. Daha sonra Lima kentini kurdu. Peru'nun eyalet valisi ve hükümdarı oldu. 

Pizarro, Peru civarında faaliyet gösteren diğer bir İspanyol komutan Diego de Almagro ile mücadelesinde onu öldürtmüştür. Almagro'nun yerine geçen oğlu II. Diego de Almagro, babasının intikamını almak için yirmi zırhlı savaşçı ile Pizarro'nun sarayını basmış ve onu öldürmüştür. 1541 yılında İnka impatorluğuna son veren Pizarro tarih sahnesinden silindi.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ