Osmanlı Devletinde Macar asıllı yayımcı, yazar, çevirmen ve matbaacı...

İbrahim Müteferrika,

(D. 1674, Kaloşvar-Erdel Prensliği - Ö. 1745, İstanbul),
Osmanlı Macarı müteferrika, matbaacı, yayımcı, yazar ve çevirmen.
Osmanlı Devletinde basımevi kurup Türkçe kitap yayımlayan ilk kişidir. IV. Mehmed ve II. Mustafa dönemlerinde yaşamıştır. Müteferrika, Arapça harfleri kullanarak baskı yapan bir matbaa kuran ilk Müslüman’dı.
1674 senesinde Macaristan’ın Kolojvar şehrinde doğdu. 

Kalvenist bir Macar ailesinin oğlu olan İbrâhim Müteferrika, müslüman olmadan evvelki adı bilinmemektedir. İyi bir eğitim gördükten sonra rahib olmak üzere protestan kilisesinde tahsîl gördüğü sırada 1692 yılında Türk akıncılarının eline esir düştü. İstanbul’a getirildi. İbrahim Müteferrika müslüman oldu ve ömrü boyunca İslam dinine ve ilme hizmet etti. 1737 yılında Lehistan ile olan andlaşmayı yenilemek üzere yapılan görüşmelere katıldı. Bir sene sonra Orşava kalesinin teslimi için yapılan andlaşmaya başkanlık yaptı.

İbrahim Müteferrika, 1745 senesinde 71 yaşında İstanbul’da öldü. Kasımpaşa mezarlığına defnedildi.

İspirtonun istirpo, yaprağın yarpak biçiminde telaffuzunda görüldüğü gibi bir sözcük içindeki seslerin yer değiştirmesi olayına verilen ad...

Metatez,
Göçüşme,
Yer değiştirme.
Göçüşme, yer değiştirme.
Fransızca: métathèse.
İngilizce: metathesis
Bir kelime içinde birbirini izleyen iki ünsüzün yer değiştirmesi.
Toprağın torpak, ispirtonun istirpo biçiminde telaffuzunda olduğu gibi,bir sözcük içindeki seslerin yer değiştirmesi olayına dil bilgisinde verilen ad.
Lanet sözcüğünün nalet, kirpik sözcüğünün kiprik biçiminde telaffuzunda görüldüğü gibi bir sözcük içindeki seslerin yer değiştirmesi olayına verilen ad.
Bir sözcük içindeki birbirini izleyen iki sesin yer değiştirmesi, 
İspirtonun istirpo, yaprağın yarpak biçiminde telaffuzunda görüldüğü gibi bir sözcük içindeki seslerin yer değiştirmesi olayına verilen ad.

Metatez (göçüşme), ses bilgisinde bir kelime içerisindeki iki sesin sıralanışının değişmesi, yani yer değiştirmesi olayıdır. Genelde ardışık sessizler arasında gerçekleşir, ancak sesli ile sessiz arasında ve uzak sesler arasında da görülebilir. Söyleyiş kolaylığı sağlama eğilimi genel etken olarak kabul edilir. 

Palamut(yöresel)...

Boli,
Boliç,
Palamut.
Rumca: palamuda, palamudi.
Latince: sarda sarda.
Boli, Balkan dillerinde kullanılan ve palamutun daha küçük gelişim evresindeki (Türkiye'deki gaco veya çingene palamudu boyutlarına denk gelen) örnekleri ifade eder.
Boli, Adriyatik Denizi ve Balkanlar'daki kıyı bölgelerinde genç ve küçük palamut balıklarına denir.
Tunceli-Nazimiye yöresinde halk dilinde palamut balığına verilen ad.

Palamut Balığı:
Genellikle denizlerde sürü halinde yaşayan, göç eden, lezzetli ve besin değeri yüksek bir balık türüdür. Sürüler halinde yaşayan, hızlı ve yırtıcı bir balık türüdür. Palamut, omega-3, B vitaminleri ve mineraller açısından zengin, Uskumrugillerden, eti esmer bir balık. Türkiye'deki terminolojide palamut balığı büyüklüğüne göre şu isimlerle anılır:
Palamut Vonozu: 12–16 cm arası en küçük boy.
Gaco: 16–22 cm arası.
Çingene Palamudu: 22–28 cm arası, genellikle Ağustos sonunda başlar.
Palamut: 28–35 cm arası standart boy.
Kestane Palamudu: Yaklaşık 400-450 gramlık ki boy.
Zindandelen: 70 cm ve üzeri, palamutun oldukça büyümüş hali.
Torik: 40–45 cm ve üstü (veya 60 cm'den büyük palamutlar).
Altıparmak ve Peçuta: Sırasıyla 55-65 cm ve 75 cm üzerindeki dev boylar.


Palamut sözcüğünün diğer anlamları:
Bir cins meşe ağacı.
Yurdumuzda yetişen meşe türlerinin uzunca, fındığa benzeyen, sert ve pürüzlü, bir yüksük içinde bulunan, tanen bakımından zengin meyvesi; meşe palamudu, pelit (Valonea).
Argo, Rulo biçiminde hazırlanmış kopya.
Marangozların kullandığı büyük el bıçkısı.
Pazartesi.

Ankara yöresine özgü, kuzu eti. pirinç, nohut ve sarımsakla yapılan kapama yemeği ...

Uruş,

Uruş yemeği,
Uruş Kapama,
Desti Kapama,
Ankara yöresine özgü, kuzu eti, pirinç, nohut ve sarımsakla yapılan kapama yemeği.
Ankara yöresinin meşhur Uruş Yemeği aslında Uruş Kapama veya Desti Kapama olarak bilinir.

Etin özel bir toprak küpün içine konup ters çevrilerek su buharında pişirildiği geleneksel bir lezzettir. Yörede Beypazarı ve çevresinde popüler olup, kuşbaşı et, arpacık soğan, sarımsak, nohut ve pirinç gibi malzemelerle hazırlanır.  Bir pilav üstü yemektir. 

Uruş Kapama:
Malzemele;
3 kg kuzu kuşbaşı.
10 diş sarımsak
3 orta boy soğan veya 10 adet arpacık soğan
1 yemek kaşığı salça
3 domates
1 tatlı kaşığı pul biber
3 sivri biber
1 su bardağı nohut
1 tatlı kaşığı biber salçası
3 su bardağı pirinç

Yapımı:
Uruş kapama yapımında, özenle seçilen kuzu eti, dikkatlice doğranır ve geniş bir küpe konulur. (Küpeç, kapama küpü/destisi). Soğan, sarımsak, pul biber, tuz ile harmanlanır. Tat vermesi için belli bir miktar salça da eklenir. Bu malzemeler yavaşça karıştırılır ve malzemelerin birbiriyle iyice bütünleşmesi sağlanır. Küp, daha sonra büyük bir pişirme tenceresine, ağzı tencerenin iç kısmına gelecek şekilde yerleştirilir. Ardından tencereye, küpün etrafını saracak kadar su eklenir. Su, yemeğin pişme sürecinde buharlaşacak ve küp içindeki malzemelerin, dışarıya aromalarını sızdırmadan, kendi içlerinde harmanlanmalarını sağlayacaktır. Düşük ateşte, pişirilir. Etler pişince küp çıkarılır, sıcak tuzlu sudan geçirilen pirinç eklenir. Pilav piştikten sonra küp ortasına boşaltılarak servis edilir. 

Özellikle Ankara'nın Beypazarı ve Kızılcahamam bölgelerinde yaygındır. Bu yemek, kendine has pişirme tekniği ve zengin içeriğiyle Ankara mutfağının önemli bir parçasıdır. 

Günbatıdan esen yel(yöresel)...

Ayel,
Günbatıdan esen yel.
Gün batımından esen yel anlamındadır.
Amasya yöresinde halk dilinde günbatıdan esen yele verilen ad.

Ayel sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Zarif, ışıltılı, doğal ve masum insanları ifade eder.
Güzel, aydınlık ve yüksek enerjili insanların ismidir.
Arapça: ayal, bakmakla yükümlü olunanlar, çoluk çocuk anlamına gelir.
Huzur, güven, sakinlik ve dirlik anlamlarına gelir.
Akşam, gün batımı sonrası vakti.
Doğallık ve dürüstlük.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ