İskambil oyunlarında aynı türden dört kağıdın bir araya gelmesi...

Kare,

Fransızca: carré,
İngilizce: square,
Almanca: quadrat,
Rusça: kvadrat.
Eski dilde: murabba,
Dördül,
Rubai.
Murabba,

İskambil oyunlarında aynı türden dört kağıdın bir araya gelmesi.
Poker oyununda bir oyuncunun elinde toplanan aynı cinsten dört kağıda verilen isim.
İskambil kağıdı, 52 karttan oluşan ve dört farklı simgeye (kupa, maça, karo, sinek) sahip bir oyun aracıdır. Her simge, tarihsel olarak farklı sınıfları (asalet, ordu, orta sınıf, köylüler) temsil eder. Tarihsel kökeni Çin’e dayanır. 

Kare sözcüğünün başka anlamları:
Eşkenar dikdörtgen.
Bir sayının kendisiyle çarpımı. 
Kare, kenarları ve açıları eşit olan dörtgendir.
Bir kare aynı zamanda dikdörtgen ve eşkenar dörtgendir.
Kenarları ve açıları birbirine eşit olan dörtgen; dördül, murabba.
Kare bir kenarı ve bir açısı aynen diğer kenarları ve açıları olmak üzere kararlaşmış olan bir dörtgen düzeydir.
Kenarları birbirine eşit ve dört açısı da 90 derece olup toplamı 360 derece olan dört kenarlı geometrik şekil, murabba.
Karenin alanı, bir kenarının kendisi ile olan çarpımına eşittir. 
Briç, poker gibi oyunlarda, oyunu oynayan dört kişilik grup.
Filmi oluşturan pek çok fotoğraf resminden her biri
Anasından gözsüz doğan. 
Kör olarak dünyaya gelen.
Film Şeridi Parçası.
Koyun sürüsü,
Arka yük.

Özel güreşlerde yararlanılan, çift hörgüçlü, uzun tüylü erkek deve...

Tülü,
Erkek deve.
Bir deve cinsi.
Boynu uzun tüylü, iri deve.
Uzun tüylü, güreşçi erkek deve.
Özel güreşlerde yararlanılan, çift hörgüçlü, uzun tüylü erkek deve:
Buhur ve adi devenin çiftleşmesinden doğan erkek deve.

Tülü teriminin yörelerimizde, halk dilindeki başka anlamları:
Toprak altında yetişen ak, yumru gövdesi yenilen, ince, yeşil yapraklı bir çeşit bitki.
Yaşlı kadınların düğünlerde başlarına örttükleri uzun tül.
Keçi kılından ilmik atılarak dokunan seccade, namazlık.
Uzun tiftiklerden aralıklı dokunan bir çeşit seccade.
Bir yaşındayken doğurmuş keçi, koyun.
Bir buçuk, iki ay önce kırkılmış koyun.
Dağınık, kabarık (saç vb. şeyler için).
Çok ve uzun tüylü.
Hamam havlusu.
Erkek davar.
İnce eşarp.
Şeftali.
Tüylü.
Halı.

Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesinde mısır unlu poğaçaya verilen ad...

Tomaka,
Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesinde mısır unlu poğaçaya verilen ad.
Malzemeler:
3 Su bardağı un,
2 Su bardağı mısır unu,
2 tane yumurta, birisinin sarısı ayrılarak üzerine sürülecek.
1 paket kabartma tozu,
150 gr. tereyağı(oda sıcaklığında)
3 yemek kaşığı yoğurt,
1 çay bardağı sıvı yağ,
2 çay kaşığı tuz.
100 gr. beyaz peynir.

Yapılışı:
Yoğurma kabında, oda ısısında yumuşamış tereyağ (veya margarin), sıvı yağ, yoğurt, yumurtalar (1 tanesinin sarısı üstüne sürmek için ayrılmış) karıştırılır. Mısır unu, tuz, kabartma tozu, azar azar un ilavesiyle ele yapışmayan yumuşak kıvamlı hamur yoğrulur. 15-20 adet mandalinadan biraz küçük bezelere ayrılır. Bezeler elde açılır, iç malzemesi peynir (peyniri doğranmış maydanoz ile karıştırarak tercih ederim) konarak poğaça şeklinde kapatılır. Kapanan kısım alta gelecek şekilde yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizilir. Tüm hamurlar bitinceye kadar aynı işlem uygulanır. Üzerlerine yumurta sarısı sürülür. Orta kısmına çizik atılır. İsteğe bağlı olarak 
susam, çörekotu serpelim. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirilir. Lezzetli poğaçalar hazır. Afiyet olsun.

Türkmen kadın giyiminin ana öğelerinden bir takı...

Tomaka,
Türkmen kadın giyiminin ana öğelerinden bir takı.
Daha çok Türkmenlerin kullandığı süs.
Başa takılan gümüşlü kadın ziyneti.
Kadınların düğün ve bayramlarda kullandıkları baş takısı.
Başa takılan gümüşlü kadın ziyneti.
Kadınların düğün ve bayramlarda kullandıkları baş takısı.
Kadınların saçlarını süslemesi için genellikle gümüşten yapılmış takılar.
Kadın baş süslemelerinde kullanılan, çene altından ve yanakların üzerinden yukarı doğru geçirilerek baş örtüsüne kancalanan, genellikle gümüşten yapılmış takı.
Aydın Germencik'te geleneksel düğünlerde gelinler tomaka adı verilen gerdanlıklardan takarlar.
Geleneksel Türkmen düğünlerinde gelin başı süslemesi.
Ege bölgesine özgü kumaş işlemeli altın gerdanlık.
Kadın baş süslemelerinde kullanılan, çene altından ve yanakların üzerinden yukarı doğru geçirilerek baş örtüsüne kancalanan, genellikle gümüşten yapılmış takı.
Çene altından geçirilerek baş örtüsüne kancalanan, genellikle gümüşten yapılmış takı.
Kadın baş süslemesinde kullanılan, genellikle gümüşten yapılmış takı.

Tomaka sözcüğünün yörelerimizde halk dilinde diğer anlamları:
Güdük, yuvarlak, küçülmüş.
Çocuk oyununda kamçı yerine kullanılan, ucuna düğüm atılmış büyük mendil vb.
Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesinde mısır unlu poğaçaya verilen ad.

XIX. yüzyıl sonları ile XX. yüzyıl başlarında kullanılan, sığ sularda yüzebilecek biçimde yapılmış, orta büyüklükte, altı düz, bir veya iki ağır topu olan zırhlı savaş gemisi...

Monitör,
XIX. yüzyıl sonları ile XX. yüzyıl başlarında kullanılan, sığ sularda yüzebilecek biçimde yapılmış, orta büyüklükte, altı düz, bir veya iki ağır topu olan zırhlı savaş gemisi.
Eskiden, denizcilikte kullanılmış bir sözcük.

Monitör, sığ sularda ve kıyı savunmasında kullanılmak üzere tasarlanmış, nispeten küçük boyutuna rağmen orantısız büyüklükte ağır toplar taşıyan zırhlı savaş gemisi türüdür. 1860 yıllarında, sığ sularda kullanılan bu gemiler döner taret kullanımı ve yüksek ateş gücüyle kıyı bombardımanı ile nehir savaşlarında etkili olmuştur. Sığ sular için alçak profilli, zor hedef alınan ve güçlü zırhı olan gemilerdir. Kıyı koruması, nehirler, körfezler ve kıyı bombardımanı işlerinde kullanılmak için yapılmış. Amerikan İç Savaşı'nda, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları' nda ve Vietnam Savaşı' nda kullanılmıştır. Monitörler, deniz kuvvetlerinin sığ sularda ağır ateş gücü sağlamak amacıyla kullandığı hareketli kıyı tabyaları olarak tanımlanabilir.

Monitör sözcüğünün başka anlamları:
Göstergeç.
İzlemci,
İzleç,
Fransızca: moniteur,
İngilizce: monitor
Bir olayı veya durumu devamlı olarak izlemede kullanılan alet, izleme aracı.
Her tür çalışmalarda yetiştirici.
Işının yeğinlik düzeyini algılayıp ölçen alet.
Ses dalgası iletiminde, iletimi bozmadan ve kesmeden niteliğini denetleyen alet.
Televizyon
, bilgisayar vb. görüntü ile sesin niteliğini eşleme, görüntü seçimini gerçekleştirme, görüntüyü yayımlama gibi işlerin denetlenmesinde kullanılan alet, göstergeç.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ