Taze otlar ve sarımsakla karıştırılmış soğuk tereyağı doldurularak hazırlanmış, tavuk filetolarından yapılan, bir Ukrayna yemeği...

Kiev tavuğu,
Kievski tavuk,
Chicken Kiev,
(Tavuk Kievski),
Rusça: kotleta po kievski.
Dövülerek soğuk tereyağının etrafına sarılıp daha sonra yumurta ve ekmek kırıntıları ile kaplanan ve kızartılmış veya fırında pişirilmiş tavuk filetolarından yapılan bir yemektir. 

Taze otlar ve sarımsakla karıştırılmış soğuk tereyağı doldurularak hazırlanmış, daha sonra panelenip kızartılmış veya fırınlanmış tavuk filetolarından yapılan, bir Ukrayna yemeği.
Aslen Ukrayna'ya ait bir yemektir, ancak Rus mutfağında da popülerdir.
Tavuğun içerisine taze otlar (dereotu gibi) ve sarımsakla harmanlanmış tereyağı sarılır.
Tavuk filetoları dövülerek inceltilir, içerisine tereyağlı dolgu konulur ve rulo haline getirilir. Ardından una, yumurtaya ve galeta ununa bulanarak kızartılır veya fırınlanır. Genellikle limon dilimleri ile servis edilir. Dışının çıtır çıtır olması ve içinden eriyen, aromatik tereyağının akması ile bilinir.
Bu yemeğin yanında Alman usulü sirkeli, hardallı patates salatası ile sunulur.

Tavuk Kievski için malzemeler:
2 adet tavuk göğsü
3 yemek kaşığı tereyağı (oda sıcaklığında)
1/4 demet maydanoz (ince kıyılmış)
2 dal taze tarhun (ince kıyılmış)
2 dal dereotu (ince kıyılmış)
2 iri diş sarımsak (ezilmiş)
1 tutam tuz.
1 tutam karabiber
1 adet yumurta
3 yemek kaşığı un
1/2 su bardağı panko galeta unu,
1/2 su bardağı kızartma yağı

Yapılışı:
Tavuk Kievski için tavuk göğüslerini uzunlamasına ikiye ayırın. Her parçayı iki yağlı kağıt arasında et döveceği ile inceltin. Tereyağını bir kaseye alın. Üzerine ince kıyılmış maydanoz, tarhun, dereotu, ezilmiş sarımsak, tuz ve karabiberi ekleyin. Homojen bir karışım elde ettikten sonra streç filme sarın, rulo şeklinde sarıp buzlukta en az 20 dakika sertleştirin. Ortasına aromalı tereyağından bir parça yerleştirin ve dikkatlice rulo şeklinde sarın. Uç kısımların açılmaması için iyice kapatın, gerekirse kürdanla tutturun. Tavuk rulolarını önce una bulayın.
Ardından çırpılmış yumurtada gezdirin. Son olarak panko galeta ununa kaplayın. Daha çıtır bir sonuç için bu işlemi iki kez tekrarlayabilirsiniz.

Derin bir tavada yağı ısıtın. Tavuk rulolarını dikkatlice yağa bırakın ve dışı altın sarısı, çıtır bir renk alana kadar kızartın. Fazla yağını almak için havlu kağıt üzerine çıkarın. Tavuk Kievski hazır. Afiyet olsun.

Yanında buharda pişmiş sebzeler ve patates ya da 
Alman usulü sirkeli, hardallı patates salatası ile servis edebilirsiniz.

Muğla'nın Bodrum ilçesinde bulunan Roma dönemine ait antik yerleşim...

Pidasa,
(Pedasa),
Gökçeler,
Halikarnassos üzerindeki tek kent Pedasa'dır.
Muğla'nın Bodrum ilçesinde bulunan Roma dönemine ait antik yerleşimdir.
Leleg şehirlerinden günümüze en iyi korunarak kalan Pedasa'dır. Bugün buraya Gökçeler adı verilmektedir. Çevre halkı Pedasa'dan Gökçeler Kalesi diye söz eder. Konacık mahallesinden bir yol ve yönlendirme levhaları sayesinde antik kent rahatlıkla ulaşılabilir. Çevrede görülen kümbetleri andıran, kuru duvar tekniğiyle yapılmış, kubbeli mezarlar Pedasa'ya yaklaşıldığını anlatır. Bu mezarlar 1919-1921 yıllarında İtalyan hafirler tarafından açılmıştır. Buluntular Geometrik Devre tarihlendirilmiştir. Mezarların küçük bir girişi vardır. Kubbeli tek bir odadan ibarettir. Yerel taşlar kullanılarak bindirme tekniğiyle yapılmıştır.

Gökçeler günümüzde bazı çobanların büyükbaş hayvanlarını otlattıkları bir yerdir. Lelegler'in Pedasa'sından iç kale dışında hemen hiçbir şey kalmamıştır. Kale yapımında kuru duvar tekniği kullanılmıştır. İç kale yüksek bir kaya üzerine oturtulmuştur. Doğudaki kulelerden çevreye bakıldığında yer yer sur duvarları izlenebilmektedir. Şehrin güneybatısında, sur duvarlarının dışında, vadide sözü edilen Athena tapınağından günümüze birkaç taş dizisinden başka bir şey kalmamıştır. Herodotos bir kaynakta kent ile ilgili yazısında Pedasesliler Halikarnassos’un ötesinde kıyıdan içeride oturuyorlardı Herodotos Pedasa'nın lokalizasyonu için en önemli bilgiyi burada ifade etmektedir. Halikarnassos üzerindeki tek kent Pedasa'dır. Bu görüş 2008 yılında Tapınak terasında bulunan bir yazıtla kesinlik kazanmıştır.
Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki

“Benden İçeri”, “Dolmabahçe'den Anıtkabir'e Kadar”, “Atatürk Denizinden Damlalar” gibi eserleriyle bilinen, Faruk Nafiz Çamlıbel ile birlikte Onuncu Yıl Marşı'nı yazan şairimiz...

Behçet Kemal Çağlar,
(23 Temmuz 1908, Erzincan - 24 Ekim 1969, İstanbul),
Behçet Kemal Çağlar Türk şair ve siyasetçi.
Devrim şairi,
Atatürk şairi,
Behçet Kemal Çağlar, Faruk Nafiz Çamlıbel ile birlikte Onuncu Yıl Marşı'nı yazan şairimiz. “Benden İçeri”, “Dolmabahçe'den Anıtkabir'e Kadar”, “Atatürk Denizinden Damlalar” gibi eserleriyle de bilinir.

Cumhuriyet döneminin ünlü şairlerinden Behçet Kemal Çağlar, Kayseri'nin Şabanbeyzadeler namıyla bilinen ünlü bir ailesinden Şaban Hamdi Bey'in oğludur.Erzincan'ın Tepecik köyünde 1908 yılında doğdu. Behçet ismi babasının amcasının ismi olarak, Kemal'de hürriyet kahramanı Namık Kemal'e izafetle verilmiştir.

1913 senesinde Bolu' da İmaret İlkokulunda eğitim hayatına başlamıştır. 1916 yılında ilk, orta ve lise tahsiline Kayseri'de yapmıştır. 1925 senesinde Zonguldak Maden Mühendis mektebine girmiş ve 1929 senesinde yüksek maden mühendisi olarak birincilikle mezun olmuştur. Maden Tarama Enstitüsü merkez mühendisi olarak Ankara'da çalışmıştır. 1935 yılında Halkevleri müfettişi olarak görevlendirilmiş, bu görev ile yurdun her tarafını dolaşmış; halk şiirleri ve halk sanatı ile yakından ilgilenmek fırsatını bulmuştur. Öncelikle Atatürk ve milli şiir temasında tanınmış, derin yurt sevgisi olan bir insandı.

TBMM VII.ve VIII. Dönem Erzincan milletvekili olarak hizmet etmiştir. 15 Ocak 1949 yılında Cumhuriyet Halk Partisi'nden ve milletvekilliğinden istifa etmiştir. 1950-1959 yılları arası Robert Koleji'nde öğretmenlik yapmış, 27 Mayıs 1960 Darbesiyle işbaşına gelen askeri yönetimin seçtiği kurucu meclis üyeleri arasında yer almıştır. Daha sonra Türk Dil Kurumu Genel Sekreterlik TRT Yönetim Kurulu Başkanlığı, Akbank Neşriyat Müdürlüğü ve TRT Program Uzmanlığı görevlerinde bulundu.

24 Ekim 1969 yılında İstanbul' da öldü.r kitapları:
Erciyas'tan Kopan Çığ,
Burda Bir Kalp Çarpıyor,
Atatürk: Şiirler,
Benden İçeri,
Kur'an-ı Kerim'den İlhamlar,


Oyunları:
Çoban,
Atilla,
Göklerin Fethi,
Halkevler, (inceleme),
Hasan Ali Yücel ve Eserleri,
Hür Mavilikte Gezi,
Dolmabahçe'den Anıtkabir'e Kadar (Gözlemler),
Atatürk Deniz'inden Damlalar (antoloji),
Battal Gazi Destanı,
Bugünün Diliyle Atatürk'ün Söylevleri,

Orta Doğu mutfağında lahana dolmasına verilen ad......

Malfoof,
(Malfouf),
Arapça: malfoof
Malfouf mahshi:
Lahana,
Lahana Dolması,
Lahana Sarması.
Lahana yaprağı dolması,
Dolma veya sarma sebzelerin tadını çıkarmanın en makbul yollarından biridir. Orta Doğu mutfağında bu lahana dolmalarına malfouf mahshi denir.
Lahananın daha çok olduğu mevsimde kış veya ilkbahar başlarında yapılır.

Bu yemeğin hazırlanışı, yapıldığı bölgeye bağlı olarak birçok farklı şekilde yapılabilir. Orta Doğu' daki hemen hemen her ülke, çeşitli baharatlar veya yöntemlerle kendi yorumunu yapar. Avrupa ülkeleri de lahana dolması yapar!

Filistin'e özgü bir malfouf tarifi:
Yanında bir dilim limon ve sade yoğurt dışında bir şeyle servis etmenize gerek yok. Tek başına bile lezzetiyle göz dolduran bir yemek. Tadı harika. Lahana ocakta pişerken yumuşacık oluyor ve o aromatik iç harcın kokusunu alabiliyorsunuz.

Hazırlanması:
Öncelikle büyük ve geniş bir tencerede tuzlu su kaynatmalıyız. Bir tutam kimyon da ekliyelim. Kimyon, lahananın daha sonra şişkinliğe neden olma ihtimalini azaltmak ve hafif bir tat ve koku katmak için kullanılıyor. Sonra, lahananın sapını çevreleyen dört derin kesik atmalıyız, tıpkı kare gibi. Bu, yaprakların kaynarken düşmesini çok daha kolaylaştıracaktır. Sapını olduğu gibi bırakmak tercih edilir. Lahanayı yavaşça kaynar suya bırakın. Lahanayı suya atmadan önce veya attıktan sonra sap kısmına büyük bir çatal batırabilirsiniz. Çatal, lahananın su altındayken yapraklarını ayıklamak için dengede durmanızı sağlar. Yanımda bir maşa ve büyük bir servis tabağı bulundurun.

Yaklaşık 10-15 dakika sonra, lahananın dış yapraklarının yavaş yavaş soyulmaya başladığını fark edeceksiniz. İşte tam bu noktada derin kesikler devreye giriyor. Bir maşa kullanarak lahanayı kaldırıp tepsiye alın. Küçük bir lahana başı gibi görünene kadar işlemi tekrarlayın.
Tamamlandığında, lahana yaprağını bir kesme tahtasına koyun ve sapının etrafını kesin; bir lahana yaprağından iki lahana sarması elde edersiniz. Sapın her iki tarafını da kestikten sonra, doldurmak için iki yaprak bırakın.

İç harcının hazırlanması:
Kıyma/Kuzu: Dana ve kuzu eti 50/50 oranında kullanabilirsiniz.
Pirinç: Tercih edilen pirinç, kısa ila orta taneli beyaz pirinç olmalıdır. Mutfağınızda uzun taneli beyaz pirinç varsa, onu da kullanabilirsiniz. İç harca eklemeden önce iyice ıslatılıp durulandığından emin olun.
Domates ve Soğan: Bu iki sebze iç harcına eklenecek ve harca lezzet katacak. İkisi de incecik doğranmış olmalıdır.
Baharatlar: İç harcımda; Yenibahar, zerdeçal, tat vermesi ve lahananın neden olabileceği şişkinliği gidermesi için de kimyon, bolca tuz ve karabiber eklenir.
Zeytinyağı: Her şeyin birbirine bağlanmasına yardımcı olur , iç harcına harika bir lezzet verir ve nemli kalmasını sağlar.

Bu aşamada geriye sadece lahana yapraklarını doldurup sarmak kalıyor. Bir yemek kaşığı iç harcı katlayıp sarıyorsunuz! Daha sonra, kullanmayı planladığınız tencerede zeytinyağında bir baş sarımsağı soteleyin. Yapışmaz veya paslanmaz çelik bir tencere kullanmanızı öneririm. Doldurulmuş lahana sarmalarının üzerine koruyucu bir tabaka olarak biraz artan lahana yaprağı ekleyin ve sarmaları yan yana dizmeye başlayın.

Son olarak, pişirme suyunu lahana sarmalarının pişeceği et suyuna dönüştürün. Bunu sarmaların üzerine dökün ve pişerken yerinde kalmaları için ısıya dayanıklı bir tabak veya pişirme taşı üstüne koyun. Ayrıca daha eşit bir pişirme sağlar. Et suyu, sarmaların yaklaşık 2,5 cm altına kadar inmelidir.

Kısık ateşte kaynatın, ardından 2,5 saat kısık ateşte pişirin. Bu lahana sarmaları ağzınızda dağılacak ve tüm eviniz mis gibi kokacak. Yemeğin lezzetini daha da artırmak için yoğurt ve limonla servis edin.

İçinden geçen kandan veya öz sudan bazı maddeler ayırarak salgı oluşturan organ...

Bez,
Gudde,
Arapça: bezz.
Arapça: beyz.
Rusça: jeleza,
İngilizce: gland, 
glandula.
Fransızca: glande,
Almanca: drüse, gudde,
Salgı yapan özelleşmiş hücre veya hücreler topluluğu, glandula.
İçinden geçen kandan veya öz sudan bazı maddeler ayırarak salgı oluşturan organ.
Vücutte kullanılmak ya da dışarı atılmak üzere salgı yapan özel bir göze ya da özel gözeler topluğuğu.

Bez sözcüğünün başka anlamları:
Dokuma,
Kumaş parçası; çaput.
Pamuktan, düz dokuma.
Herhangi bir cins kumaş.
Kumaş veya dokumadan yapılmış.
Pamuk veya keten ipliğinden yapılan dokuma.
Pamuk veya keten ipliğinden üretilen bir tür dokuma; çaput,

Yüz, çehre.
Yalnız, sadece.
Bu defa, bu sefer.
Deri altında yara vb. nedenlerle oluşan ağrılı şişkinlik.
Sığır gövde etinde, boyun yan kaslarından yapılan pastırmalık et parçası veya bu parçadan yapılan pastırma.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ