Günümüzde daha çok "kargaşa, karmaşa ve keşmekeş" anlamlarında mecazi olarak kullanılan bir kelime ...

Babel,
Babil kulesi,
Kökeni Babil'e ve Tevrat'taki Babil Kulesi efsanesine dayanan, günümüzde daha çok kargaşa, karmaşa ve keşmekeş anlamlarında mecazi olarak kullanılan bir kelimedir. 
Babil Kulesi, antik Mezopotamya’da inşa edilen ve göklere ulaşmak amacıyla yapıldığı söylenen efsanevi bir yapıdır. Sümer inanışına göre tanrı Marduk’a adanan kule, yedi katlı olup en üst katında tapınak bulunurdu. Sümerlerin, tanrıları Marduk adına yaptırdıklarına inanılan, Dünyanın yedi harikasından biri olup Babil'in Asma Bahçeleri içinde bulunduğu rivayet edilen kule.

Babil Kulesi’nin temelleri 90 metre genişlikteydi. Kule, 90 metre yüksekliğinde ve 7 katlı idi. Birinci katı 33, ikinci katı 18, üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı katları 6, en üst katı ise 15 metre yüksekliğindeydi. 85 milyon tuğladan yapılan kulenin çevresinde rahip sarayları, ambarlar, konuk odaları, Tanrı Marduk adına yapılmış bir diğer tapınak olan Esagila’ya giden aslanlı geçit ve dini tören yolu vardı. Esagila 20 metre yüksekliğinde, 450 metre eninde ve 550 metre boyundaydı.

Günümüzde Irak sınırları içinde yer alan kule, antik dünyanın yedi harikasından biri kabul edilir ve Tevrat’ta insanların Tanrı’ya meydan okuyarak inşa ettiği kule, dillerin karışmasına ve insanlığın dağılmasına yol açan bir ceza olarak anlatılır. Anlatıldığına göre bu Kule eski Şhinar (Sümer) diyarında kavimlerin bir araya gelerek inşa ettikleri ve insanoğlunun tanrıları bulmak için gök yüzüne çıkmak iddiası içinde bir nevi merdiven, sütun inşası amacını taşır. Kutsal kitaba göre bu küstahlığa kızan Tanrı, birlik halinde olan, tek dili konuşan ve aralarında anlaşan bu meraklı kullarının dil birliğini bozmuş, aralarına nifak ve bölücülüğü sokmuştur. 

Babel (Babil) sözcüğünin diğer anlamları: 
Tanrı Kapısı, Tanrı Şehri.
Zevzeklik, boş laf, gevezelik.
Karışıklığın simgesidir. 
Ana baba günü.
Yüksek bina. 
Karışıklık.
Kargaşa.

Kuruyarak veya çürüyerek içi boşalmış olan...

Kof,
Cevf,
Kovuk,
İçi boş.
Boşluk, iç boşluğu.
Çürük veya içi boş ağaç.
İçi boşalmış olan, içi boş.
Kuruyarak veya çürüyerek içi boşalmış olan,
Kurumuş, süngerleşmiş ve içi boşalmış sebze.

Kof, kuruyarak, çürüyerek veya başka bir dış etkenle içi boşalmış nesneler için kullanılan bir sıfattır. Mecazi anlamda ise içi boş, yetersiz, bilgisiz, güçsüz, işe yaramaz veya değersiz şeyleri/kimseleri ifade eder.

Kof teriminin başka anlamları:
Görünüşünün aksine güçsüz kuvvetsiz olan.
Boş, değersiz, bilgisiz, yetkisiz (kimse)
Boş, değersiz, bilgisiz, yetkisiz olan.
Bilgisiz, yetkisiz (kimse).
Güçsüz, dermansız olan.
Aklı ve ilmi olmayan.
Köpük.
Cahil.

Yüzün rengi, bet beniz...

Nevir,
Nevr,
Surat,
Yüz İfadesi ve renk.
Yüz rengi, bet beniz.
Yüzün rengi, bet beniz.

Nevri dönmek:
Yunanca, nevro; sinir demektir. “Kendini tuttuğunu belli etmemeye çalıştığı halde öfkeden yüz ifadesi değişmek, çok sinirlenmek anlamına gelir.
Belli etmemeğe çalıştığı bir öfkeye kapıldığı yüzünden anlaşılmak.

Nevir sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Şans.
Biçim.
Ağaç çiçeği.

Nico Dostal tarafından Hans Adler ve Alexander Lix'in librettosuna görebestelenen 1942 tarihli Almanca bir operet...

Manina,

Manina Opereti,
(Nico Dostal),
Operet, olayları gülünç ve toplumsal, siyasal yergi öğeleri içererek anlatan müzikal sahne oyunudur. 
Alman besteci Nico Dostal tarafından bestelenen bu romantik operet, Almanca olarak yazılmış ve ilk prömiyerini 28 Kasım 1942yılında Admiralspalast' ta Berlin'de yapmıştır. 

Eserin libretosu Hans Adler ve Alexander Lix'e aittir. Operetin en bilinen parçalarından biri "Ich such' in jeder Frau Manina" (Her kadında Manina'yı arıyorum) şarkısıdır.

Nikolaus Josef Michael Dostal:
(D. 27 Kasım 1895 - Ö. 27 Ekim 1981)
Avusturyalı besteci Nikolaus Josef Michael Dostal, Nico Dostal olarak bilinir. Korneubourg'da 27 Kasım 1895 tarihinde doğdu. Operet ve film müzikleri alanında eserler vermiştir. Dostal, 1933 yılında Kaiserwalzer filminin müziğini yazdı. İlk opereti Clivia ile büyük başarı elde etti, Die Vielgeliebte(1934), Die Ungarische Hochzeit (1939) film müzikleri ile de ünlüdür.

Slav dillerinde ışıldayan, parlak ...

İlina,
Işıldayan veya ay ışığı,
Işık ve parlaklık. 
Slav kökenli bir kelime olup 
kız çocuklarına verilen addır. 
Slav dillerinde, ışık, parlaklık anlamlarına geldiği düşünülmektedir.
Helen isminin bir varyasyonu olarak kabul edilir.
İlina, genellikle Slav kökenli bir kız ismidir. Kelime anlamı olarak "parlak", "ışıldayan" veya "ay ışığı" anlamlarına gelmektedir. Balkanlar'da ve Makedonya'da bir yer adı veya soyadı olarak da kullanılmaktadır. Günümüzde İlina ismi, özellikle Doğu Avrupa'da olmak üzere çeşitli bölgelerde tanınmakta ve özgünlüğünü ve cazibesini korumaktadır.

İlina ismi, Rusça ve Slav dillerinden gelir. Parlak, ışıldayan veya ay ışığı gibi anlamlar taşır. Slav dillerinin kültürel çerçevesinde, isimler genellikle istenen nitelikleri veya erdemleri yansıtır ve İlina, neşe ve uhrevi zarafet özelliklerini somutlaştıran aydınlık bir varlığı ifade eder.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ