Osmanlı padişahının mutlak egemenliğini sınırlayan ilk sözleşme ...

Sened-i İttifak,
(29 Eylül 1808),
Padişahın yetkileri ilk kez ayanlar karşısında Sened-i İttifak ile kısıtlandı. Tanzimat Fermanı ile Osmanlı Devleti'nde hukuk devleti anlayışı yerleşmeye başladı. Osmanlı Sadrazamı Alemdar Mustafa Paşa tarafından hazırlanan, Rumeli ve Anadolu ayanlarının İstanbul'da toplanarak katılım sağladığı, anayasal nitelikler taşıyan bir antlaşma.
Ayanların güçlerini kabul ederek devletle olan çatışmaları önlemek, merkezi otoriteyi yeniden güçlendirmek ve taşrada asayişi sağlamak amacıyla yapılan bir anlaşma.

Analaşmanın önemli maddeleri:
Ayanlar, padişahın ve sadrazamın otoritesini ve üstünlüğünü kabul edecekti.
Devlet, ayanların kendi bölgelerindeki haklarını ve varlıklarını tanıdı.
Ayanlar, devletin vergi toplamasında ve asker alımında merkezi yönetime yardımcı olacaktı.
İstanbul'da veya başka bir yerde devlet aleyhine çıkacak ayaklanmalara karşı birlikte hareket edilecekti.
Osmanlı tarihinde ilk kez padişahın mutlak yetkileri bir belge ile sınırlandırılmış oldu.
İngiltere'deki Magna Carta benzeri bir uzlaşı belgesi olarak kabul edilir.
Pratikte uzun ömürlü olmasa da Türk hukuk ve anayasa tarihi açısından bir dönüm noktasıdır.

Türk tarihindeki ilk anayasal belge olarak genellikle Sened-i İttifak'ı kabul edilmektedir.

Başyapıt...

Şaheser,
Şahasar,
Şehkar,
Başyapıt.
Başeser,
Şaheser,
Farsça: şaheser,
Rusça: şedevr,
Latince: magnum opus, 
İngilizce: masterpiece,
Üstün değerde.
Değeri üstün olan, üstün nitelikli.
Mükemmel ve çok üstün eser, baş yapıt.
Kendi türünde mükemmel olan, üstün ve kalıcı nitelikte eser; başyapıt, başeser.
Bir yazarın veya bir sanat alanının en güzel eseri veya eserlerinden biri, şaheser.

Şaheser:
Edebiyatta nesilden nesile aktarılan, benzeri yazılamayan yüksek değerdeki eser anlamına gelir. Zengin kültür birikimi sonucu ortaya çıkar, her devirde okunur ve takdir edilir. Ulusal ve uluslararası unsurlar içeren bu eserler, pek çok yabancı dile çevrilir ve türünde yeni eserlere örnek olur. Şaheserler, sanatsal güzelliğin doruk noktası olarak kabul edilir ve toplumsal değişimlere rağmen değerini korur.

Özbek mutfağına özgü, ramazan ayında yapılan bir tatlı...

Nişalda,
Nishollo,
Nisholda,
Özbek mutfağına özgü, ramazan ayında yapılan bir tatlı.
Özbekistan'da geleneksel olarak sadece Ramazan ayında hazırlanan, beyaz renkli ve yoğun köpük/reçel kıvamında özel bir tatlıdır.
Beyaz reçeli veya koyu kremayı andıran, kabarık ve yoğun bir dokuya sahiptir.

Malzemeler: 
Şeker, yumurta akı ve dağlarda kendiliğinden yetişen özel bir bitkinin (kök) özü çırpılarak yapılır. Bu tatlının özü ise Özbeklerin "yetmak" dediği dağlarda kendiliğinden yetişen karanfilgiller ailesine ait bitkiden geliyor. Nişalda üreticileri, ramazan öncesinde dağlara giderek yetmak kökü topluyor. Bitki kökünün kurutularak uzun süre suda kaynatılması ve yumurta akı ile birleştirilmesinin ardından karışıma şeker şurubu ilave edilerek tatlı hazır hale getiriliyor.

Sindirimi kolaylaştırdığı için iftar sofralarında (özellikle patır ekmek ile birlikte) yaygın olarak tüketilir. Özbeklerin sadece ramazanda hazırladığı nişalda tatlısı, ülkede "ağız açar" olarak adlandırılan iftar sofralarından eksik olmuyor.

Olasılıksız yazarı...

Adam Fawer,
(D. 
1970 New York, - 56 yaşında New York'ta yaşamaktadır.)
Amerikalı roman yazarı.
İlk romanı Olasılıksız, on sekiz dile çevrilmiş ve en iyi ilk roman dalında 2006 International Thriller Writers Ödülünü kazanmıştır. 2008 Nisan ayında da ikinci romanı olan Empati çıkmıştır. Empati, 2008 yılında Almanca, Japonca ve Türkçe yayımlanmıştır.
Türkiye'deki yayıncısının ısrarları üzerine tamamladığı üçüncü romanı Oz, 2016 yılında yalnızca Türkçe olarak yayımlanmış, ancak genellikle olumsuz eleştiriler almıştır.

Adam Fawer: 
1970 yılında New York'ta doğdu. Pennsylvania Üniversitesi ve Wharton Okulu'nda eğitim aldıktan sonra Stanford Üniversitesi İşletme Fakültesi'nde (MBA) yüksek lisans yapmıştır. Kendisini “sayıların adamı” olarak gören Adam Fawer bu nedenle ekonomi üzerine eğitim görmüştür.

Yazarlığa başlamadan önce Sony Music, J.P. Morgan ve About.com gibi önemli şirketlerde farklı pozisyonlarda çalışmıştır. New York'ta yaşamakta, evli ve iki çocuk babasıdır.

Kitapları:
Olasılıksız (Improbable - 2005)
Empati (Gnosis - 2008)
Oz (2016)
Mobius.
Fawer, romanlarında genellikle olasılık teorileri, nöroloji, insan zihni ve felsefi kavramları harmanlayan akıcı, gerilim dolu ve modern bir kurgu dili kullanır.

Savaş gemilerinde, askerlerin yattığı asılı yatak...

Bıranda,
Branda,
Hamak,
Almanca: branda,
İtalyanca: branda,
İngilizce: hammock,
Arapça: randa, beranda.
Savaş gemilerinde asma yatak.
Savaş gemilerinde, askerlerin yattığı asılı yatak.
Eskiden, gemicilerin hamak olarak kullandıkları yatak.
Gemilerde tayfa ve erlerin yattığı dikdörtgen biçiminde, astarlanmış bezden yapılan, halatlarla bir yere tutturulan asılı yatak.
Gemilerde erlerin ve tayfaların yatması için astarlanmış bezden yapılan, içine şilte yerleştirilen ve iki ucuna geçirilen iplerle bağlanan asma yatak.

Branda sözcüğünün anlamları:
Gemilerde ambar kapaklarının veya filikaların üzerine örtülen, kamyon vb.de kasalarının üzerine gerilen muşamba benzeri, su geçirmez, kalın bez, branda bezi.
Branda, yelken, tente vb. yapmakta kullanılan, sık ve sağlam dokunmuş bez, yelken bezi.
Yüzeyi sayesinde her mevsim kullanılabilen saydam kapama özelliği olan çadır sistemi. 
Keten ve pamuk ipliğinden sık ve sağlam dokunmuş bez.
Eskiden yelken yapılan bir cins kumaş.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ