Kayseri ilinde, önemli bir kuş alanı olan göl...

Yay,
Yay gölü,
Sultan Sazlığı,
Kayseri ilinde, önemli bir kuş alanı olan göl.
Yay Gölü, Kayseri ilinde, Develi ve Yeşilhisar ilçeleri sınırlarında, Erciyes Dağı' nın güneyinde Develi Ovası'nda bulunan tuzlu bir göldür. Sultan Sazlığı'nın bir parçası olan bu alan, kapalı havza özelliği taşır ve yaz aylarında kuraklık nedeniyle büyük oranda kuruyabilen, kuşların göç rotasında yer alan bir sulak alandır. Sultan Sazlığı ile bütünleşik bir bataklık göl çanağıdır.
Özellikle yaz aylarında yaşanan kuraklık nedeniyle kurumaya meyillidir. Göçmen kuşların uğrak noktasıdır ve yılkı atları da bölgede bulunmaktadır.

Erciyes Dağı'nın güneyinde, Develi-Yahyalı-Yeşilhisar-İncesu kasabaları arasında uzanan volkanik 
319.000 hektar kapalı havzaya Sultan Sazlığı-Yay Gölü adı verilmektedir. Sazlığın kuzeyinde yer alan Tuz Çöl Gölü yazın tümüyle kurur. Bu gölün uzantısı Sobe gölü ve Güneydoğuda yüksek derecede tuzlu yay gölü oluşmuştur. Çöl gölünün doğusunda Şeyhşaban sazlığı, Yay gölünün Kuzeydoğusunda Kepir ve Deve sazlığı, güneyinde ise Sağnı gölü ve Örtülü akar sazlıkları bulunmaktadır. Bu sazlıklar da orta derecede tuzludur. Yay gölünün suları tuzlu iken Sazlığın suları tatlıdır.

Bir çeşit hastalık ...

Mattavar,
Bir çeşit hastalık.
Kars yöresinde kullanılan bir sözcüktür.
Ahıska Türkleri tarafından kuallanılmaktadır.
Karapapak-Terekeme Türkleri ağzında bir sözcük olup bir çeşit hastalık anlamındadır.
Terekeme (Karapapak), Qarapapaklar; Kuzey Doğu Kafkasyada, Azerbeycan ve Gürcistan' ın değişik bölgelerinde ve Ukrayna' da yaşarlar.

Trabzon- Erzurum karayolunda bir dağ geçidi...

Kop,
Kop geçidi,
Trabzon-Erzurum karayolunda bir dağ geçidi.
Kop Geçidi, Erzurum ile Bayburt arasındaki dağ yolu üzerindedir. Kış aylarında kar ve tipi nedeniyle kapanması ile buzlanmanın yol açtığı zorluklardan dolayı tehlikelidir. Bayburt' un 36 km güneydoğusunda, Erzurum'un 72 km kuzeybatısında, Kop Dağı üzerindedir.


Bayburt ile Erzurum (Aşkale) arasında, 2.409 metre rakımda bulunan, Doğu Karadeniz ile Doğu Anadolu bölgelerini birbirine bağlayan stratejik bir dağ geçididir. 






Metal bir yüzeyi nikelle kaplama işi...

Nikelaj,
Nikel kaplanmış metal.
Nikelle kaplanmış parça.
Metal bir yüzeyi nikelle kaplama işi.
Metal üzerine nikelle yapılmış kaplama.
Fransızca: nickelage.
İngilizce: nickel plating, nickeling, nickelage,

Bir madeni parçanın yüzeyini kimyevi maddelerin etkisinden korumak için nikelle kaplama.
Metal bir yüzeyi, bir elektroliz banyosunda ya da kimyasal bir banyoda ince bir nikel tabakasıyla kaplama işlemi. Bu işlem sonucu nikelle kaplanmış metal.

Nikelaj, metal yüzeylerin korunması ve dayanıklılığının artırılması için yaygın olarak kullanılır. Özellikle otomotiv endüstrisinde, araba parçalarının korozyona karşı korunması ve ömrünün uzatılması için tercih edilir. Mutfak gereçleri, musluklar, kapı kolları gibi günlük eşyalarda nikelaj kaplama, estetik görünüm ve kullanım kolaylığı sağlar. Elektronik bileşenlerin yüzeylerinde nikelaj, oksidasyonu önler ve iletim performansını artırır. Süs eşyaları, takılar ve saatlerde nikelaj, dekoratif amaçlarla kullanılır. Nikelaj, manyetik kayıt ve ses ekipmanlarında da önemli bir rol oynar.

Yedi Meşaleciler Hareketi'nin kurucularından olarak ün kazanmış, küçük hikâye türünde de çokça eserler vermiş şair ve yazar...

Ziya Osman Saba,
(D. 30 Mart 1910, İstanbul - Ö. 29 Ocak 1957, İstanbul),
Cumhuriyet dönemi şair ve yazarı.
Yedi Meşaleciler Hareketi'nin kurucularındandır. Şair olarak ün kazanan edebiyatçı, küçük hikaye türünde de eserler verdi.
30 Mart 1910 tarihinde İstanbul'da doğdu. Ziya Osman, dokuz yaşında yatılı öğrenci olarak Galatasaray Lisesi'ne kayıt oldu. 1931 yılında mezun oldu. 

Galatasaray Lisesinde okurken şiir yazmaya başladı. İlk şiiri 1927 yılında Servet-i Fünun dergisinde yayımlandı. Saba, Yaşar Nabi Nayır vasıtasıyla katıldığı Yedi Meşale grubunun en genç üyesi oldu. Liseden sınıf arkadaşı olan Cahit Sıtkı Tarancı ile Saba'nın dostluğu, Türk edebiyatına Ziya'ya Mektuplar'ı kazandırdı. Ziya Osman Saba, ilk dönemlerde hece vezniyle şiirler yazıp, nazım biçimi olarak da sone ve üçlükleri kullanırken, sonradan yeni akımların da ortaya çıkmasıyla, serbest şiirler kaleme aldı. Ziya Saba, Yedi Meşale'nin şiir anlayışını yaşamının sonuna dek sürdüren tek şair oldu.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 
1936 yılında mezun oldu. Cumhuriyet gazetesi muhasebe servisinde çalıştı. Mezun olduktan sonra İstanbul'da vatani görevini yapmak üzere askere gitti. Saba, döndükten sonra 1938 yılında girdiği Emlak Bankası’nda 5 yıl çalıştı. Askere yeniden çağrıldı. Askerlik sonrası 1944 yılında bankadaki görevine döndü. Sonra Ankara'ya tayini çıkınca istifa ederek İstanbul'a geldi. 1945 yılında Milli Eğitim Basımevinde düzeltmen olarak çalışmaya başladı. 1950 yılında ilk kalp krizini geçirdi. Ancak İstanbul, Kadıköy'de 29 Ocak 1957 yılında ikinci kalp kriziyle öldü.

Eserleri
Şiir:
Sebil ve Güvercinler,
Geçen Zaman,
Nefes Almak,
Bıraktığım İstanbul.

Hikaye:
Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi,
Değişen İstanbul.

Deneme:
Konuşanlar Bir Hüzünle Sesinde.

Goncourt Kardeşler'den roman çevirileri de yaptı.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ