Kaldıraç(yöresel)...

Nizek,
Manivela.
Mürdün,
Felenk,
Vinç,
Sırık,
Kaldıraç.
Urfa ve yöresinde halk ağzında kaldıraç anlamında nizek sözcüğü kullanılmaktadır.

Kaldıraç; 
Az bir güç ile büyük bir yükü kaldırmaya yarayan, bir dayanma noktası üzerinde hareket edebilen, inip kalkabilen sert çubuk, manivela.

Nizek teriminin başka anlamları:
Cariye,
Küçük mızrak,
Küçük mızrak, süngü.
Küçük cariye (kenizek).
Klavyeli bir çalgı mekanizmasının kolu veya bir parçası.
Maveraünnehr bölgesinde hüküm sürmüş bir Türk beyi; Nizek Tarhan.

Hükümler...

Ahkam,
Arapça: Hukm,
Hükümler.
Kanunlar. 
Nizamlar,
Prensipler,
Yargılar, hükümler.
Emirler, buyruklar.
Yıldızlardan ve muhtelif alametlerden çıkarılan anlamlar ve varılan sonuçlar.

Ahkam Kesmek:
Atıp Tutmak,
Bilgiçlik Taslamak.
Bilip Bilmeden Konuşmak 
Kişinin uzmanı olmadığı konularda sanki çok bilgili ve tecrübeliymiş gibi konuşması.
Birinin tanımadığı insanlar ya da tam olarak bilmediği konular hakkında uzun uzadıya konuşması.

Geleneksel Yunan keki...

Vasilopita,
Geleneksel Yunan keki.
Yunan mutfağının geleneklerinden biri olan Vasilopita, içine gizlenen bozuk para ile yeni yıla bereket ve şans getirdiğine inanılan yumuşak bir kektir. Vasilopita, Yunanistan' da ve Güneydoğu Avrupa'nın genelinde, şans getirmesi için içine gizli bir madeni para veya süs eşyası konulan kek.

 
Batı Avrupa'daki kral pastasına benzer şekilde, Yeni Yıl Günü'nde yapılan ekmek, kek veya turta. Yunanistan'ın büyük bölümünde 1 Ocak' taki Aziz Basil Günü ile ilişkilendirilir. Ancak bazı bölgelerde gizli madeni para içeren kek veya pideyle ilgili gelenekler Epifani veya Noel ile bağlantılıdır. Bazı ailelerde, galatopita adı verilen muhallebi bazlı bir hamur kullanılır. Tesalya bölgesinde, içine gizli madeni para konulan domuz etli bir yufka turtası yapılır. 

Vasilopita, özellikle yılbaşı gecesi ve yeni yılın ilk günü yapılan geleneksel bir Yunan keki olarak bilinir. İçine gizlenen madeni para ile servise sunulan bu kek, kimin diliminde para çıkarsa o kişinin yıl boyunca şanslı olacağı inancıyla hazırlanır. Portakal aroması, yumuşak dokusu ve mis gibi kokusuyla öne çıkan Vasilopita, hem kültürel hem de lezzetli bir tatlı alternatifi sunar.

Vasilopita tarifi:
Malzemeler:
3 adet yumurta
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı süt
Yarım su bardağı sıvı yağ
1 portakalın rendelenmiş kabuğu
1 paket vanilin
1 paket kabartma tozu
2,5–3 su bardağı un
1 çay kaşığı tarçın (isteğe bağlı)
1 adet madeni para (alüminyum folyo ile sarılmış)

Yapılışı:
Yumurta ve şekeri geniş bir kapta krema kıvamına gelene kadar çırpın. Süt ve sıvı yağı ekleyerek karıştırmaya devam edin. Rendelenmiş portakal kabuğu ve vanilini ilave edin. Un ve kabartma tozunu eleyerek karışıma yavaş yavaş ekleyin. Pürüzsüz ve akışkan kıvamlı bir kek hamuru elde edin. Yağlanmış kek kalıbına karışımı dökün. Alüminyum folyo ile sarılmış madeni parayı hamurun içine dikkatlice yerleştirin. Önceden ısıtılmış 170 derece fırında yaklaşık 35–40 dakika pişirin. Kürdan testi yaparak pişip pişmediğini kontrol edin.  Soğuduktan sonra üzerine pudra şekeri serpip servis edin.


Tsoureki:
Yuvarlak ekmek(çörek),
Yunanca tsoureki kelimesi, Eski Türkçede "yuvarlak ekmek" anlamına gelen Türkçe çörek kelimesinden türemiştir. Tsoureki, un, süt, tereyağı, yumurta ve şekerle yapılan, genellikle portakal kabuğu rendesi, damla sakızı reçinesi veya mahleple tatlandırılan bir bayram ekmeğidir.

Bir dairenin kendi düzleminde bulunan fakat merkezinden geçmeyen bir doğru çevresinde dönmesiyle oluşan cisim...

Tor,
Fransızca: tore,
Bir dairenin kendi düzleminde bulunan fakat merkezinden geçmeyen bir doğru çevresinde dönmesiyle oluşan cisim.

Tor sözcüğünün yörelerimizde halk dilinde başka anlamları:
Aptal,
Fidan,
Süzgeç.
Toksözlü.
Peştemal.
Balık ağı.
Başörtüsü.
Örgü sırası.
Soğukkanlı.
Sık gözlü ağ.
Ters (kimse).
İnci gerdanlık.

Hamam havlusu.
Ağ, şebeke, tuzak.
Toy, acemi kimse.
Çekingen, utangaç.
Çözülemeyen ilmek.
Yakılmış sığır tezeği.
Cinsel gücü çok olan.
İnce örgülü balık ağı.
Toy, acemi kimse.
Kendini beğenmiş, kibirli.
Boncuktan yapılan bilezik.
Çorap boğazına örülen lastik örgü.
Uçkur uçlarına yapılan düğümler.
Ağ gibi seyrek örgülü bir cins dokuma.
İnce balık ağı gibi örülmüş para kesesi.
Kadınların başlarına örttükleri çarşaf.
Çok hareketsizlikten ileri gelen hamlık.
Buzağılamamış üç yaşındaki inek yavrusu.
Fanila, çorap vb. giysilerde vücudu saran lastik örgü.
Bir metre uzunluğunda dört santimetre eninde örgü ip.

Elbise veya örgülerde, çorap koncunun ağzı gibi büzülen kısım.
Saman taşırken kağnı arabasına takılan ot ve kendirle örülmüş ağ.

Mecazen Çağın gerisinde kalmış, köhneleşmiş...

Ardak,
Almanca: stockflecke.
Mecaz anlamda çağın gerisinde kalmış, köhneleşmiş.

Ardak sözcüğünün halk ağzında başka anlamları:
Ardak, Ardaklanma:
Ormancılık ve bitki bilimi terminolojisinde; özellikle kereste elde edilen ağaçlarda mantarların veya nemin etkisiyle iç kısımlarda başlayan, ağacın mukavemetini, kalitesini düşüren çürüme başlangıcını ifade etmek için kullanılır. Ardaklanma olarak da bilinen bu durum, ağacın dışarıdan sağlam görünmesine rağmen içeriden özünü kaybetmesine neden olur. Ağaçta mantarların oluşturduğu bir tür çürüme başlangıcı. Genellikle kırmızı gürgen ve kızılağaçta kahverengi ya da külrengi lekeler halinde belirir.
İçten çürümeye yüz tutmuş ağaç.
Kesilmeden yerinde kurumuş ağaç.
Çürümüş, çürümeye yüz tutmuş ağaç.
Lifleri karşılıklı olup, doğramacılığa yaramıyan kereste.

Dar.
Küfe.
İhtiyar adam.
Bozulmuş, bozuk.
İşlenmiş derilerin ezginleri.
Tahta parçalarıyla bağlanmış kırık kol veya bacak.
Direklerin seyrek dikildiği yapıda üstüne fazla yük verilen kiriş.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ