Akdeniz Bölgesinde Aladağların batı yüzünde ormanlık bir vadi ...

Narpuz,
Emli,
Emli Vadisi, 
Kızılkaya,
Çelik Buyduran,
Aladağlarda bir boğaz.
Akdeniz Bölgesinde Aladağların batı yüzünde ormanlık bir vadi.

Emli vadisi; Niğde'nin Çamardı ilçesi sınırlarında, Aladağlar Milli Parkı içerisinde yer alan eşsiz bir doğal alandır. Dağcılar ve doğa yürüyüşçüleri arasında kutsal topraklar olarak da anılan bu vadi, zengin bitki örtüsü, yüksek zirvelere geçit veren rotaları ve kamp alanlarıyla ünlüdür.

Narpuz sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Yabannanesi,
Narpuz, genellikle Ege ve Akdeniz yörelerinde yetişen, keskin kokulu çok yıllık bir yabani nane türüdür.
Yarpuz, dere kenarlarında yetişen, minik mor çiçekli, naneye nispeten çok daha keskin bir kokusu olan yabani nane. 

Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş...

Karar,
Karar, dinleyicide tamamlanmışlık hissi uyandırır.
Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş.
Türk müziğinde taksim, belirli bir ölçüye veya usule bağlı kalmaksızın, icracının o anki ilhamına göre doğaçlama yaptığı melodik gezintidir. Karar ise bir taksimin veya eserin bittiği, makamın temel sesine geri dönülerek melodik gerilimin çözüldüğü ve o makamda durulduğu nihai noktadır.

Bir taksim icrası, belirli kurallar ve aşamalardan meydana gelir:
Giriş; Makamın tanıtıldığı ve tiz seslere doğru çıkışların yapıldığı başlangıç bölümü.
Seyir; Makamın kurallarına göre diğer perdelerin işlendiği, tiz veya pest bölgelerde melodik gelişimlerin sağlandığı doğaçlama aşaması.
Karar; İcracının makamın ana sesine (karar perdesine) inerek taksimi tamamladığı son bölüm. 

Karar sözcüğünün başka anlamları:
Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı; hüküm, mahkeme kararı.
Bireyin, istediği amaca ulaşmak için, çeşitli seçenekler arasından birini seçmesi.
Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı.
Mahkemece verilen son söz ve neticeye bağlama.
Ayakları kısa ve çirkin yüzlü bir cins koyun.
Tartışılarak verilen kesin yargı.
Tam ölçüsünde, ne az ne çok.
Ne az ne çok olan tam ölçü. 
Değişmeyen, düzenli durum.
Sabit ve sakin olmak.
Değişmez hale gelmek.
Değişmez olma.
Akran, yaşıt.
Hüküm.

Mecaz anlamda, sıkıntı, tedirginlik, rahatsızlık veren kimse veya şey...

Safra,
Sabura,
Zafra.
İtalyanca: saburra,
Arapça: safra.
Sıkıntı, tedirginlik, rahatsızlık veren kimse veya şey.
Mecazen sıkıntı, tedirginlik ve rahatsızlık veren kimse veya şey safra olarak adlandırılır. Günlük dilde ve edebiyatta yük olan, ortamda huzursuzluk yaratan kişileri veya durumları tanımlamak için bu ifade kullanılır.

Safra sözcüğünün başka anlamları:
Yaş egzama, öd suyu, fel.
Karaciğerin hazmı kolaylaştırmak için onikiparmak bağırsağına salgıladığı yeşilimsi sarı renkli acı sıvı, öd.
Balonlarda bulunan pilotların, yükselmek veya inişi yavaşlatmak istediklerinde attıkları ağırlık.
Gemileri dengede tutmak için sintinelerine konulan ağırlık.
Gemileri ve her boyda deniz aracını dengede tutmak, istenilen su düzeyine kadar batırabilmek için dip bölümlerine konulan ağırlık; balast.
Bazı balık ağlarının alt tarafına takılan, ağın su içinde kalmasını sağlayan ağırlık; balast.

Safra, öd, bilis:
İngilizce: bile, bilis,
Fransızca: bile,
Almanca: galle,
Latince: bilis, öd.

Öd:
Karaciğer hücreleri tarafindan salgılanarak safra kesesinde toplanan ve safra kanalı ile onikiparmak bağırsağına geçerek yağların sindirimine katılan, safra tuzları, hemoglobinin parçalanmasından oluşan safra pigmentleri, kolesterol, lesitin ve diğer maddeleri kapsayan salgı. 
Karaciğer hücreleri tarafından salgılanan, safra kesesinde toplanan ve safra kanalıyla ön bağırsağa verilen, yağların sindirimine katılan safra tuzları, pigmentleri, kolesterol, lesitin ve diğer maddeleri içeren salgı, öd.
Karaciğer hücreleri tarafından salgılanan ve ductus choledochus adı verilen kanalla onikiparmak bağırsağına dökülen, yağların sindirimine katılan, alkali özellikte, kahverengi-yeşilimsi sarı renkte salgı, öd, bilis.

Kasnağa geçirilmiş kumaşa iğne veya tığla yapılan bir çeşit ince nakış...

Süzeni,
Farsça: suzani,
Suzan; iğne işi.
Yorgan yapma.
Sūzenī: İğne nakşı.
Kasnak iğnesiyle işlenen ince bir nakış çeşidi.
Kasnağa geçirilmiş kumaşa iğne veya tığla yapılan bir çeşit ince nakış.
Süzeni, kasnağa gerilmiş kumaşlar üzerine iğne veya tığ kullanılarak işlenen bir tür geleneksel zincir dikiş nakışıdır. 
Özellikle Orta Asya'da, pamuklu ve ipek kumaşlar üzerinde renkli ipliklerle yapılan popüler bir el sanatıdır.

Kumaş üzerine gergefte iğne ile işlenen bir Türk bezemesidir.
Suzeni, bir çeşit kasnak işidir. Üzerine motif çizilmiş bez kasnağa gerilir. İğne veya tığla kasnağın altındaki iplikler veya yünler başparmak yardımıyla üstten çekilir. İşleme motifin sınırı içinde bir zincir halinde sürdürülür.
Bu tip işleme daha çok büyük parçalarda (yorgan yüzü, bohça, vb.) kullanılır. Süzeni iğne ile işlendiği için bu adı almıştır. Kasnağa gerilen kumaş üzerine tığ veya iğne ile yapılan zincir işine suzeni denir. İğne ile yapılan işlemeye bazı çevrelerde suzeni işi adı verilmiş fakat zamanla unutularak kasnak işi adı yaygın olarak kullanılmıştır.

"Hançer-i ebrusu saplandı dile", "Bikes ü biçareyim ağlarım" gibi şarkılarıyla tanınmış Ermeni asıllı Türk Besteci ....

Asdik Ağa,
Asdik Ağa Hanende, 
Asıl adı, Asadur Hamamcıyan.
(D. 1840 - Ö. 1913)
Ermeni asıllı Türk Besteci.
Saz ve söz eseri bestekarıdır. 
Repertuarı olağanüstü zengin bir hanende (ses sanatçısı) olarak tanındı.
Saz eserleri, şarkılar ve kilise müziği parçaları besteledi. 

Asdik Ağa, 1840 yılında İstanbul’da doğdu. İlk musiki derslerini dayısı Mofses Papazyan’ dan aldı. Sanatçı, iyi Hamparsum notası bilirdi. Hıdivlerin davetlisi olarak uzun yıllar Mısır’ da yaşadı. Kahire sarayında hanendelik yaptı. Cariyelere ders verdi. 

Asdik Ağa iyi bir hanende olarak sanatsever zenginlerin ve devlet adamlarının konaklarına derse giderdi. Çok öğrenci yetiştirmiştir. Türk Musikisi’nin Nikoğos’ tan sonra devrinin en başarılı şarkı bestekarıdır.

Asdik Ağa 1913 yılında İstanbul’da ölmüştür.

Tanınmış yapıtları: 
Muhayyerkürdi peşrevi, kürdilihicazkar şarkı (Hançer-i ebrusu saplandı dile), 
Karcığar şarkı (Bikes ü biçareyim ağlarım).

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ