Orta Anadolu'da şarap yapımı için üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli, kısa ve karışık budanan bir tür üzüm...

Emir,
Orta Anadolu'da şarap yapımı için üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli, kısa ve karışık budanan bir tür üzüm.
Kapadokya yöresinin sulu, beyaz bir üzüm cinsidir. Beyaz şarap üretiminde yoğun olarak tercih edilen bir türdür. Nevşehir, Kırşehir, Kayseri ve Niğde civarındaki bağlarda yaygın üretimi yapılmaktadır. Sek şarap yapımında kullanılır.

Monosepaj olarak kullanıldığı gibi, diğer bazı beyaz üzümlerle (Sultaniye üzümü, Chardonnay) kupajı da yapılmaktadır. Emir üzümünden üretilen şaraplar yeşil sarı ya da açık sarı renge sahiptir. Kendine özgü ince aromaları ve serinletici bir lezzeti vardır. Köpüklü şarap yapımına da elverişlidir.

Emir cinsi üzüm, Anadolu'nun binlerce yıllık şarap kültürünün günümüzdeki en önemli temsilcilerinden biridir. Hititler ve Romalılar döneminde büyük değer kazanan Emir üzümü bölgede geniş alanlara yayılmıştır. Son derece zarif bünyeli ancak dolgun gövdeli şarap verir.

Üzüm çeşitlerini sofralık, şaraplık ve hatta şıralık olarak üç grupta toplayabiliriz.
Şaraplık üzüm türleri;
Akgemre, Altıntaş,
Beylerce, Boğazkere,
Cabernet sauvıgnon, Chardonnay, 
Chenin Blanc,
Dökülgen,
Emir,
Gamay, Gewürztraminer, Grenache,
Hasandede,
Kalecik karası, Karasakız (Kuntra),
Merlot, Misket,
Narince,
Öküzgözü,
Papazkarası,
Pinot noir,
Riesling,
Semillon, Sultaniye, Sungurlu Beyazı, 
Şiraz (Syrah)
Traminer,
Vasilaki,
Yapıncak,
Zinfandel.

Emir sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
İstek,
Buyruk,
Ferman,
Gökkuşağı.
Kumandan,
Siyah haşhaş.
Emir, buyruk.
Sirkenin bozulmuşu.
Siyahımtrak yeşil, neftî.
Kalaysız kaptaki yağ, yoğurt gibi şeylerin yeşil küfü.
Araplarda ve bazı Müslüman ülkelerde bir kavim, şehir veya ülkenin başı.
Belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı söz; buyruk, buyuru, ferman, irade.
Araba ya da kağnı tekerinin ortasından geçen silindir şeklindeki demir parçası.
Bir işin veya görevin yapılması için amirin astına verdiği yazılı veya sözlü talimat, buyruk.

Yelkenli gemilerde göz demirini güverte düzeyine kadar kaldırmaya yarayan donanım ...

Griva,
(Gıriva)
İtalyanca: grua.
Griva (veya gıriva), kökeni İtalyanca; grua olan bir denizcilik terimidir.
Yelkenli gemilerde göz demirini güverte düzeyine kadar kaldırmaya yarayan donanım.
Demirin kullanımından önce, demiri griva babasına çekmek ve bağlamak için kullanılan palanga.
Geminin sancak ve iskele baş omuzluğundan dışarıya doğru uzanan ve gemi çapasını kaldırıp indirmeye yarayan demir veya ahşap çubuk.
Gemilerde demiri bordaya bağlamaya veya almaya yarayan vinç, matafora ya da maca basamağı gibi donanımları ifade eder.
Denizcilikte griva (veya yaygın kullanımıyla Griva Mataforası), özellikle eski yelkenli gemilerde göz demirini (ana çapayı) denizden kaldırmak, güverteye almak veya neta etmek için kullanılan, pruvaya yakın konumlandırılmış özel bir mataforadır.

Aşağıda bazı denizcilik terimleri dikkatinize sunulmuştur.
Kapon:
Demirlemek için gemi çapasını griva palangası ile yukarı kaldırıp bağlamaya yarayan zincir takımı.

Iskarça:
Bir liman veya koy içindeki kalabalık tekne gurubu, karışık olarak demirlemiş olan tekneler topluluğu. Bir limanın gemi kalabalığı içindeki durumu. Kabarma, alçalma ya da rüzgar değişiminde gemilerin demir yeri.

Lazareto: 
Bir limanda, bulaşıcı hastalıklar bulunan bir ülkeden gelmiş bir gemideki insanların karantinaya alındıkları bina.

Navlun:
Bir limandan başka bir limana götürülmek üzere gemiye yüklenen yük.

Bir batarya topun birden ateş etmesi, alabanda ateşi...

Saparta,
(Zaparta),
Alabanda ateşi.
İtalyanca: sabordo,
Fransızca: sabord.
İngilizce: broadside, broadside fire.
Geminin yanında sıralı şekilde duran topların tümü.
Bir batarya topun birden ateş etmesi, alabanda ateşi.
Gemi bordasında top atışına mahsus dikdörtgen delik.
Gemi bordasındaki top çıkarılan dört köşe boşluk ve açıklık.
Gemi yan duvarında (bordasında) topların dışarı çıkarıldığı veya ateş edildiği kare ya da dört köşe pencere/boşluk.

Saparta sözcüğünün başka anlamları:
Azarlama.
Azar, tersleme.
Şiddetli azar, tersleme.
Azar, öfke ile söylenen söz.

"Anayurt Oteli”, “Gizli Yüz”, ‘Akrebin Yolculuğu” gibi filmleriyle tanınmış sinema yönetmenimiz...

Ömer Kavur
,
(D. 1944 Ankara - Ö. 2005 İstanbul) 
Türk sinema yönetmeni.
1974 yılında, bir teklifle Refik Halit Karay' ın aynı adlı eserinden uyarlama Yatık Emine' yi Necla Nazır' la filme çekti. 
Kavur genellikle uluslararası prodüksiyonlar gerçekleştiren Alfa Film' in kurucusu ve sahibiydi. 
Anayurt Oteli, yönetmenliğini Ömer Kavur'un yaptığı, başrolde Macit Koper'in rol aldığı 1986 yapımı filmdir. Film Yusuf Atılgan'ın aynı adlı eserinden, Ömer Kavur tarafından senaryolaştırılmıştır.

1980 yılında Uluslararası Milano Film Festivali, Yusuf İle Kenan, filmi ile Büyük Ödül kazanmıştır. 
1991 Fribourg Festivalinde, Gizli Yüz, Halk Jürisi En İyi Film Ödülünü ve 1991 Montreal Film Festivali, Gizli Yüz, En İyi Film ödülünü almıştır. 

Uzun süre lenf kanseri sebebiyle tedavi gören Ömer Kavur, 12 Mayıs 2005 tarihinde Teşvikiye' deki evinde öldü.

Filmleri;
Yatık Emine (1974)
Yusuf İle Kenan /
Ah Güzel İstanbul/
Kırık Bir Aşk Hikayesi/Göl(1982)
Amansız Yol (1985) / Körebe (1985) /
Anayurt Oteli (1987) / Gece Yolculuğu (1987)
Gizli Yüz (1990) /
Aşk Üzerine Söylenmemiş Herşey (1995) /
Akrebin Yolculuğu (1997)
Melekler Evi (2000) / Karşılaşma (2002)
Beybaba (2003) /Koltuk (2004) /
Patroniçe (2004) / Beş Kollu Avize (2004)

Yararlı, iyi, güzel şeyler ...

Hasenat,
Arapça: hasenat.
İyilikler. 
İyi ameller. 
Güzellikler. 
Yararlı, iyi, güzel işler.
Yararlı, iyi, güzel şeyler.
Hayırlar, iyi ve güzel ameller.
Faydalı, güzel, iyi ameller, işler.
Hasenat, iyilikler, hayırlı işler ve güzel ameller anlamına gelir. 
İnsanın yaptığı iyi, güzel, faydalı ve sevap kazandıran davranışların bütünüdür.
 
Hayır hasenat yapmak:
Karşılık beklemeden yardımda bulunmak, bağışta bulunmak.

Seyyiat:
Hasenat kelimesinin zıttı; kötülükler ve günahlar anlamına gelir.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ