Ocağın temel taşı...

Kera,
Ocağın temel taşı.

Kera sözcüğünün yörelerimizde halk dilindeki anlamları:
Kere, defa.
Hafif uyku.
Turna kuşunun erkeği.
Bir çeşit turfanda armut.
Ucu çengelli çoban değneği.
Çad'da konuşulan ve Afroasyatik dil ailesine ait olan bir dilin adıdır.
Nazik, uysal veya uyumlu bir kişiyi tanımlamak için kullanılır.

Türklerin egemen olduğu yerlerde yaşayan Arap veya İranlılar.

Tat,
Yabancı.
Acem, Şii.
Yabancı, ecnebi, özel olarak Acem.
Türklerin egemen olduğu yerlerde yaşayan Arap veya İranlılar.
Hazar Denizi kıyısında, İran Azerbaycanı sınırında yaşayan, İran soyundan olan bir topluluğun adı.

Tat sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Deli.
Dilsiz.
Kekeme.
Tatlılık.
El ayası.
Kasımpatı.
Az konuşan.
Ters (kimse).
Kekeme, dilsiz.
Çirkin, sevimsiz.
Ayağın altı, taban.
Çorabın altı, tabanı.
Kaba (kimse için).
Hoşa giden durum.
İnce kesilmiş ağaç.
Köknar ve ladin dalı.
Deneyimi olmayan kimse.
Çam ağacının büyük dalı.
Düzgün kesilmemiş (şey için).
Sıra, saygı gözetmeyen, şaşkın, aptal.
Çorabın ayak bileğinden aşağı bölümü.
Canlıların besinlerdeki uçucu olmayan bileşikleri damak, boğaz ve dil yüzeyindeki mukoza noktaları aracılığıyla algıladığı duyum.
Yufka ekmeğini tandıra yapıştırmakta kullanılan ot yastığın içine konulduğu ince ağaç dallarından örülmüş, kıyışız ve düz, sepet altı biçiminde bir araç.

Mecazen iyi nitelikleri kendinde toplamış olan (kimse)...

Has,
Arapça: hass.
İyi nitelikleri kendinde toplamış olan (kimse).
Mecaz anlamda, iyi nitelikleri kendinde toplamış olan (kimse).

Has sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Saf.
Özgü,
Duvar.
İpekli.
Marul.
Has, marul.
İyi, lezzetli,
Başmaklık.
İyi, güzel.
Mahsus,
Boş yer.
Pideye benzeyen tandır ekmeği.

Yıllık geliri 100.000 akçeyi aşan dirlik.
Osmanlı İmparatorluğu toprak düzeninde yıllık geliri yüz bin akçeden çok olan topraklardan alınan vergi.

Bir sözcüğü, yasaklanmış sözcükleri kullanmadan anlatmaya dayanan bir oyun ...

Tabu,
Tekinsiz.
Polinezya: tabou
Fransızca: tabou.
İngilizce: taboo,
Yasaklanarak korunan (nesne, kelime, davranış).
Bir sözcüğü, yasaklanmış sözcükleri kullanmadan anlatmaya dayanan bir oyun.
Kutsal sayılan bazı insanlara, hayvanlara, nesnelere dokunulmasını, kullanılmasını yasaklayan, aksi yapıldığında zararı dokunacağı düşünülen dini inanç.
Dokunulmaz olan, kendi içinde belli bir güç (mana) taşıyan; her bakımdan dokunulması yasaklanmış olan. 

Tabu; 
Mana ile yüklü oldukları kabul edilen insanların, hayvanların, nesnelerin, doğal öğelerin yasaklarla çevrilmesi ve bunlardan kaçınma.
Bazıları tarafından herhangi bir inanış dolayısıyla adı söylenmekten çekinilen şeylere Tabulu,(Taboue) denir. 
Mesela, koca kelimesi bizde bazı kadınlar tarafından tabulu bilindiğinden, onlar "Kocam" dememek için "Çocukların babası" derler.

Antik çağda, “Herkül'ün Sütunları” olarak da bilinen boğaz...

Cebelitarık Boğazı,
(Straits of Gibraltar),
Cebelitarık Boğazı, Akdeniz ve Atlas Okyanusu'nu birbirine bağlar. Afrika ve Avrupa kıtalarını ayırır. En, dar yeri 15 km, uzunluğu 58 km. olan bu boğaz Antik çağda “Herkül'ün Sütunları” olarak da bilinmekte olup, 44 km genişliğine sahip, en derin yeri ise 426 m olan bir boğazdır. 
Akdeniz' in Batı ucunda olan bir İngiliz kolonisidir.

Akdeniz’i Atlas Okyanusu’na bağlayan önemli bir geçittir. Coğrafi olarak İspanya'nın güneyi ile Fas'ın kuzeyi arasında yer alır. Sadece 15 kilometrelik genişliğiyle dikkat çeken bu boğaz, tarih boyunca stratejik, ticari ve kültürel açıdan büyük bir öneme sahip olmuştur. Boğaz, İber Yarımadası'nın güney ucundaki Cebelitarık Kayası ile Afrika’nın kuzeyindeki Cebel Musa Dağı arasında yer alır. Bu iki kara kütlesi, boğaza doğal bir kapı görünümü kazandırır.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ