Yelkenli gemilerde göz demirini güverte düzeyine kadar kaldırmaya yarayan donanım ...

Griva,
(Gıriva)
İtalyanca: grua.
Griva (veya gıriva), kökeni İtalyanca; grua olan bir denizcilik terimidir.
Yelkenli gemilerde göz demirini güverte düzeyine kadar kaldırmaya yarayan donanım.
Demirin kullanımından önce, demiri griva babasına çekmek ve bağlamak için kullanılan palanga.
Geminin sancak ve iskele baş omuzluğundan dışarıya doğru uzanan ve gemi çapasını kaldırıp indirmeye yarayan demir veya ahşap çubuk.
Gemilerde demiri bordaya bağlamaya veya almaya yarayan vinç, matafora ya da maca basamağı gibi donanımları ifade eder.
Denizcilikte griva (veya yaygın kullanımıyla Griva Mataforası), özellikle eski yelkenli gemilerde göz demirini (ana çapayı) denizden kaldırmak, güverteye almak veya neta etmek için kullanılan, pruvaya yakın konumlandırılmış özel bir mataforadır.

Aşağıda bazı denizcilik terimleri dikkatinize sunulmuştur.
Kapon:
Demirlemek için gemi çapasını griva palangası ile yukarı kaldırıp bağlamaya yarayan zincir takımı.

Iskarça:
Bir liman veya koy içindeki kalabalık tekne gurubu, karışık olarak demirlemiş olan tekneler topluluğu. Bir limanın gemi kalabalığı içindeki durumu. Kabarma, alçalma ya da rüzgar değişiminde gemilerin demir yeri.

Lazareto: 
Bir limanda, bulaşıcı hastalıklar bulunan bir ülkeden gelmiş bir gemideki insanların karantinaya alındıkları bina.

Navlun:
Bir limandan başka bir limana götürülmek üzere gemiye yüklenen yük.

Bir batarya topun birden ateş etmesi, alabanda ateşi...

Saparta,
(Zaparta),
Alabanda ateşi.
İtalyanca: sabordo,
Fransızca: sabord.
İngilizce: broadside, broadside fire.
Geminin yanında sıralı şekilde duran topların tümü.
Bir batarya topun birden ateş etmesi, alabanda ateşi.
Gemi bordasında top atışına mahsus dikdörtgen delik.
Gemi bordasındaki top çıkarılan dört köşe boşluk ve açıklık.
Gemi yan duvarında (bordasında) topların dışarı çıkarıldığı veya ateş edildiği kare ya da dört köşe pencere/boşluk.

Saparta sözcüğünün başka anlamları:
Azarlama.
Azar, tersleme.
Şiddetli azar, tersleme.
Azar, öfke ile söylenen söz.

"Anayurt Oteli”, “Gizli Yüz”, ‘Akrebin Yolculuğu” gibi filmleriyle tanınmış sinema yönetmenimiz...

Ömer Kavur
,
(D. 1944 Ankara - Ö. 2005 İstanbul) 
Türk sinema yönetmeni.
1974 yılında, bir teklifle Refik Halit Karay' ın aynı adlı eserinden uyarlama Yatık Emine' yi Necla Nazır' la filme çekti. 
Kavur genellikle uluslararası prodüksiyonlar gerçekleştiren Alfa Film' in kurucusu ve sahibiydi. 
Anayurt Oteli, yönetmenliğini Ömer Kavur'un yaptığı, başrolde Macit Koper'in rol aldığı 1986 yapımı filmdir. Film Yusuf Atılgan'ın aynı adlı eserinden, Ömer Kavur tarafından senaryolaştırılmıştır.

1980 yılında Uluslararası Milano Film Festivali, Yusuf İle Kenan, filmi ile Büyük Ödül kazanmıştır. 
1991 Fribourg Festivalinde, Gizli Yüz, Halk Jürisi En İyi Film Ödülünü ve 1991 Montreal Film Festivali, Gizli Yüz, En İyi Film ödülünü almıştır. 

Uzun süre lenf kanseri sebebiyle tedavi gören Ömer Kavur, 12 Mayıs 2005 tarihinde Teşvikiye' deki evinde öldü.

Filmleri;
Yatık Emine (1974)
Yusuf İle Kenan /
Ah Güzel İstanbul/
Kırık Bir Aşk Hikayesi/Göl(1982)
Amansız Yol (1985) / Körebe (1985) /
Anayurt Oteli (1987) / Gece Yolculuğu (1987)
Gizli Yüz (1990) /
Aşk Üzerine Söylenmemiş Herşey (1995) /
Akrebin Yolculuğu (1997)
Melekler Evi (2000) / Karşılaşma (2002)
Beybaba (2003) /Koltuk (2004) /
Patroniçe (2004) / Beş Kollu Avize (2004)

Yararlı, iyi, güzel şeyler ...

Hasenat,
Arapça: hasenat.
İyilikler. 
İyi ameller. 
Güzellikler. 
Yararlı, iyi, güzel işler.
Yararlı, iyi, güzel şeyler.
Hayırlar, iyi ve güzel ameller.
Faydalı, güzel, iyi ameller, işler.
Hasenat, iyilikler, hayırlı işler ve güzel ameller anlamına gelir. 
İnsanın yaptığı iyi, güzel, faydalı ve sevap kazandıran davranışların bütünüdür.
 
Hayır hasenat yapmak:
Karşılık beklemeden yardımda bulunmak, bağışta bulunmak.

Seyyiat:
Hasenat kelimesinin zıttı; kötülükler ve günahlar anlamına gelir.

Modern dünyadaki sistemlerin mantıksızlığını, bürokrasiyi ve insanın bu sistemler karşısındaki çaresizliğini ifade eden edebi ve felsefi bir kavram ...

Kafkaesk absürtlük,
Kafkayen absürtlük,
Modern dünyadaki sistemlerin mantıksızlığını, bürokrasiyi ve insanın bu sistemler karşısındaki çaresizliğini ifade eden edebi ve felsefi bir kavramdır. Bu terim, yazar Franz Kafka’nın eserlerindeki atmosferden (Kafkaesk) ve Albert Camus gibi düşünürlerin geliştirdiği Absürdizm (Saçmalık) felsefesinden beslenir.

Kafkaesk:
Franz Kafka'dan esinlenerek üretilen, Kafka'nın tasvirlerindeki gibi, tehdit edici ya da korkutucu anlamlarına gelen bir sıfattır. Kafka'nın stiline özgü olarak hikayelerinde anlatım akışının doğal bir parçası olarak, bilinen ve algılanan gerçeklikten kopma, uzaklaşma durumunu ifade eder.

Absürtlük:
Albert Camus'nün felsefesinde, yaşamın anlamdan yoksun olması durumunu ifade eder. Camus, absürtlüğe üç tepki olduğunu savunur: vazgeçmek, gerçek değilmiş gibi yapmak veya absürtlüğe karşı isyan etmek.

Kafkayen bir absürtlükte olaylar belirli bir mantık çerçevesinde ilerlemez. Birey, nedenini bilmediği bir suçtan yargılanabilir ya da bir sabah uyandığında dev bir böceğe dönüştüğünü görebilir. En absürt olan ise, karakterlerin bu gerçeküstü durumları son derece normal ve sıradan karşılamasıdır.

Birey; devlet, mahkemeler, şirketler veya aile gibi devasa yapıların içinde kaybolur. Bu kurumların kuralları vardır ama kimse neden var olduklarını bilmez. Karakter ne kadar çabalarsa çabalasın, sisteme sesini duyuramaz veya ondan kaçamaz. Olaylar tıpkı bir kabus gibidir. Koşarsınız ama ilerleyemezsiniz; açıklama istersiniz ama muhatap bulamazsınız. Bu çaresizlik, korkutucu olmaktan ziyade trajikomik ve anlamsız (absürt) bir boyuttadır. 

Giriş kartınızı kaybettiğiniz için bir resmi kuruma giremediğinizi düşünün. Yeni kart almak için içeri girmeniz gerekiyor, ancak içeri girmek için kartınızın olması şart. Görevliler size yardım etmek istiyor ama "kural böyle" diyerek sizi geri çeviriyor. İşte bu kısırdöngü ve mantıksızlık tam olarak Kafkayen bir absürtlük örneğidir. 

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ