Antalya'nın Kaş ilçesinde bir mağara...

Alabelen,
Antalya'nın Kaş ilçesinde bir mağara.
Alabelen Mağarası, Antalya il sınırları içinde, Beydağları'nın bir parçası olan Alabelen Dağı'nın (Eren Tepe) zirve noktasına yakın bir konumda yer alan dikey bir mağaradır. 
Yaklaşık 2422 metre yüksekliğindeki Alabelen Dağı'nın doruk çizgisinde konumlanır

Antalya'nın batısında yer alan Konyaaltı ilçesi yakınlarındaki Feslikan Yaylası ve Karçukuru Yaylası bölgesindedir. Yaklaşık 2422 metre yüksekliğindeki Alabelen Dağı'nın doruk çizgisinde konumlanır. Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri kayıtlarında dikey mağara olarak sınıflandırılmıştır. Zirvenin hemen yanında büyük bir delik/yarık şeklinde görünen mağaranın içine taş atıldığında derinden gelen sesler, dağcılar arasında buranın çok derin bir galeriye açıldığı fikrini doğurmuştur. Alabelen Mağarası'nın bulunduğu zirveye ulaşmak için profesyonel veya deneyimli yürüyüşçü olmak gerekir. Bölgede net bir patika olmadığı için genellikle Wikiloc Alabelen Rotaları gibi GPS izleri takip edilerek tırmanış gerçekleştirilir. Zirveye çıkıldığında Tunç Dağı, Bakırlı Dağ ve Saklıkent gibi Beydağları'nın en görkemli tepeleri panoramik olarak izlenebilir.

Belenli Köyü'nün biraz üst kısımında Yassıkaklık Tepe'nin yamacında yer almaktadır. Eosen yaşlı tebeşirli kireçtaşları içerisinde gelişmiştir. Mağaranın yan duvarları damlataş oluşumları ile kaplıdır. Taban ise kaya blok ve molozlarla örtülüdür. Kuru bir mağaradır.

Antalya'nın Kaş ilçesindeki mağaralar:
Mavi Taş Mağarası,
İnbaş Mağarası.
Güvercinlik Mağarası, 
Güvercinlik Deniz Mağarası,
Güvercin İni Deniz Mağarası

Mavi Mağara:
Antalya ili, Kaş ilçe sınırında bulunan Mavi Mağara, İlk olarak 1972 yılında Jeolog Dr. Temuçin Aygen tarafından keşfedilmiş olup 50 metre uzunluğunda 40 m genişliğinde ve 15 m yüksekliğinde heybetli bir yerdir. Geçmiş yıllarda Foklara ev sahipliği yapan mağara,turistlerin teknelerle ziyaret ettiği bir yerdir. Mavi Mağara, Kaş - Kalkan arasında deniz kıyısında olup Kaş ilçesine 28 km Kalkan’a 6 km uzaklıkta olup mağaraya ulaşım tekneyle sağlanmaktadır.
Kaputaş Plajı yakınlarındadır.


Antalya ilindeki önemli mağaralar:
Damlataş Mağarası (Alanya) , Dim Mağarası (Alanya).
Karain Mağarası (Döşemealtı), Kocain Mağarası (Döşemealtı),
Yalan Dünya Mağarası (Gazipaşa )
Altınbeşik Mağarası (İbradı)
Zeytintaşı Mağarası (Serik).
Alabelen mağarası,
Altınbeşik Mağarası, 
Beldibi Mağarası, 
Sırtlanini Mağarası, 
Geyikbayırı Mağarası, 
Konakaltı Mağarası,
Zeytintası Mağarası 
Küçükdipsiz Mağarası, 
Yerköprü Mağarası, 
Gürleyik Mağarası, 
Derya Mağarası, 
Karataş Semahöyük Mağarası, 
Çimeniçi Mağarası, 
Mahrumçalı Mağarası, 
Peynirdeliği Mağarası, 
Tilkiler Mağarası, 
Mavi Mağara, 
Düdensuyu Mağarası, 
Aslanlı (Yaren) Mağarası, 
Hasbahçe Mağarası, 
Kadıini Mağarası, 
Korsanlar Mağarası, 
Aşıklar Mağarası, 
Kekova Adası Deniz Mağarası, 
Asırlı Adası Deniz Mağarası, 
Güvercinlik Deniz Mağarası, 
Güvercinini Deniz Mağarası, 
İncirli Deniz Mağarası, 
Hıdrellez Mağarası,
İnbaş Mağarası,

Güneydoğu Asya' da özellikle Laos' ta kullanılan ağızlı org...

Hen,
Özellikle de Laos’ta kullanılan ağızlı org türü.
Güneydoğu Asya'da kullanılan ağızlı org türlerinden biri.
Güneydoğu Asya' da özellikle Laos' ta kullanılan ağızlı org.
Ağızlı org, değişebilen sayıda kamıştan borusu olan, her boruda serbest bir dilin bulunduğu, çoksesli havalı çalgı. (Borular, balkabağından ya da tahtadan yapılan hava haznesinin altında birleşirler. Bu tür çalgılara Güney Doğu Asya’da, Çin, Kore ve Japonya'da rastlanır.
Bugünkü org çalgısını, Çinlilerin eski, ağızlı orgu çeng olduğu sayılıyor.

Çeng:
Çinlilerin eski, ağızlı orgu.

Org,
(Organol)
Fransızca: orgue,
Yunanca: alet anlamındaki organon'un latinceleşmiş biçimi organum'dan türetilmiştir.
Belli sayıdaki borusu, körüklerdeki havanın basıncı altında, bir pedal sistemi ve bir ya da birçok klavyenin aracılığıyla ses veren çalgı.

Romalıların da bildiği ve İskenderiye’li birisi tarafından getirilen bu çalgı başlangıçta küçük ve taşınılabiliyordu. Klavyelerin iki yanında düğmeler ve org pedalları, orgcuya, ihtiyacı olan takımları çalıştırma ve çalgısının el verdiği sayısız tını karışımlarını çıkartma olanağı verir.

İlk Org, ismini latince “Organum”dan gelmektedir, Türkçe’deki ismi ise Rumca’daki Orğanôn kelimesinden gelen “Erganun”dan gelmektedi. Org da ses, körükle verilen havanın tahta veya metal borulardan geçerken diğer üflemeli çalgılarda olduğu gibi içerdeki hava sütunlarını titreştirmesinden oluşur. Org Klavyeli ve pedallı bir çalgıdır. Çeşitli ses tonları ve notalar piyanoda olduğu gibi tuşlarla çalınır. En çok bilinen türü kilise orgudur.

Bu çalgı klavyedeki tuşlar basılınca sürekli ses verir. Parmaklarla uygulanan kuvvete sesin dinamik aralığını değiştirmediği enstruman buna rağmen tını ve ses yüksekliği açısından geniş bir aralık bulunur. Beş katlı bina yüksekliğinde orglar bulunmaktadır. Batı klasik müzik tarihinin en eski enstrumanlarından biridir.

Büyük org:
Bir koro orgunun karşıtı olarak, tribün orgunun tümü.

Elektrikli org:
Klavye ile somye arasındaki bağlantıyı, elektrikli bir düzeneğin sağladığı çalgı.

Elektronik org:
Kilise orgunun tınısını taklit eden ya da yükseltilmiş, mekanik sinyallere dönüştürülmüş elektrik sinyalleri sayesinde özgün sesler üreten çalgı.

Su orgu:
Hydraulis,

Hindistan'da konuşulan bir dil ...

Oriya,
(Güncel adıyla Odia), 
Hindistan'da konuşulan bir dil.
Hindistan dilleri, Hindistan'da konuşulan dillerdir ve toplam 400' ü geçen dil ve lehçelerden oluşur. Bunlardan Hintçe ve İngilizce ana dil olarak tüm resmî belgelerde kullanılması şarttır.

Oriya Hindistan'ın doğusundaki Odisha eyaletinde konuşulan resmi bir bölge dilidir. Hint-Avrupa dil ailesinin Hint-Aryan koluna aittir.  Dünya genelinde yaklaşık 35 milyon kişi tarafından konuşulmaktadır.

Odisha eyaletinin ana resmi dili olup, Hindistan Anayasası'na göre tanınan resmi dillerden biridir. Ayrıca zengin edebiyatı sayesinde Hindistan'ın Klasik Dil statüsü verdiği diller arasındadır. Kendine has Oriya yazısı (Kalinga abecesi) ile yazılır. Bu yazı sistemi bir abugidadır (hece tabanlı bir alfabe).

Hindistan'da konuşulan resmi diller:
Hintçe,
İngilizce,
Assamice, 
Bengali, Bodo, Brohice,
Dogri, Dravid,
Gujarati,
Kannada, Kashmiri (Kaşmirice), Konkani,
Maithili, Malayalam, Meitei, Marathi,
Nepali,
Oriya Dili,
Pencapça, Peştuca (Peştucali), Punjabi,
Sanskritçe, Santali, Sindhi,
Tamilce, Telugu.
Urduca, 

Diğer dillerden bazılarıda şunlardır:
Awadhi,
Bagri, Bhili, Bhojpuri, Bundeli.
Chhattisgarhi, 
Garhwali, Gondi,
Haryanvi, Ho, 
Kanauji, Khasi, Kodava, Kumauni, Kurukhi, Kutchi,
Lahnda, 
Magahi, Malvi, Marwari, Mewari, Mewati, Mizo, Mundari
Nimadi,
Rajbanshi,
Sadri, Shekhawati, Siraiki, Sylheti.
Tulu.
Waddar.

XIV.yüzyılda Sivas ve Kayseri yöresinde hüküm süren Türk Beyliği ...

Eretna,
Eretna Beyliği,
Eretna Devleti, 
XIV.yüzyılda Sivas ve Kayseri yöresinde hüküm süren Türk Beyliği.
Anadolu'nun İran merkezli Moğol devleti İlhanlıların istilasına uğramasından sonra, Sivas, Erzincan, Kayseri çevresinde 1335-1381 yılları arasında kurulan bir Anadolu beyliğidir. Beyliğin kurucusu Alaeddin Eretna, Uygur kökenli olup, İlhanlılar Devletinin Rum (Anadolu) valisi Timurtaş'a hizmet eden komutanlardan biridir.

Timurtaş ile kızkardeşini evlendirerek akrabalık bağı da kuran Eretna, Timurtaş'ın Mısır'a gidip kendisini de yerine vekil bırakmasını fırsat bilip Moğollara karşı ayaklandı. Memlük sultanı adına sikke kestirip hutbe okuttu. Celayiri Emir (Şeyh) Hasan Büzurg kendisine tabiliği reddeden Eretna üzerine bir ordu ile yürüdü. Sivas ile Erzincan arasında Karanbük mevkiinde meydana gelen savaşı Eretna kazandı. Nüfuzunu kuvvetlendiren Eretna bağımsızlığını ilan etti. 

Nijerya'da bulunmuş bir demir çağı uygarlığı ...

Nok,
Nok Uygarlığı.
(Nok Kültürü),
Afrika'da demir çağı uygarlığı.
Nijerya'da bulunmuş bir demir çağı uygarlığı.
Orta Nijerya'da ortaya çıkarılan Demir Çağı uygarlığı.
Bronz veya bakır çağı yaşamadan, doğrudan Taş Çağı'ndan Demir Çağı'na geçmişlerdir. Dünya çapında ün kazanmalarını sağlayan, kendilerine has üçgen göz yapıları ve detaylı saç tasarımları olan gerçek boyutlu insan, hayvan heykelleri üretmişlerdir. 

Arkeolojik bulgular, merkezi bir otoriteye, gelişmiş tarım yöntemlerine, adalet sistemine sahip organize bir toplum olduklarını göstermektedir.

Demir Çağı pek çok bölgede değişik tarihlerde başlamış ve bitmiş olsa da Anadolu'da genel olarak, M.Ö. 13. yüzyılda başladığı, M.Ö. 4. yüzyılda bittiği kabul edilen ve demirin ergitilerek kullanılmasıyla karakterize olan bir dönemdir. Nok uygarlığı MÖ 1.500 ile MS 200 yılları arasında gelişti. Sahra altı Afrika'daki bilinen en eski heykellerden bazıları olan gerçek boyutlu pişmiş toprak figürler üretildi. Pişmiş Toprak (Terrakotta) Heykeller, bu dönemde kaynağı cenaze ritüellerine dayanan toprak heykellerdir. Bu heykeller, Sahra Altı Afrika'da bilinen en eski figürler arasında yer almaktadır.

Nijerya:
Nijerya Federal Cumhuriyeti,
Batı Afrika'da, kuzeyde Sahel bölgesi ve güneyde Atlantik Okyanusu'ndaki Gine Körfezi arasında yer alan bir ülkedir. 923.769 kilometrekare alana sahiptir. 236 milyondan fazla nüfusuyla Afrika'nın en kalabalık ülkesi ve dünyanın altıncı en kalabalık ülkesidir. Nijerya, kuzeyde Nijer, kuzeydoğuda Çad, doğuda Kamerun ve batıda Benin ile sınır komşusudur. Nijerya, 36 eyalet ve başkenti Abuja'nın bulunduğu Federal Başkent Bölgesi'nden oluşan bir federal cumhuriyettir. Nüfus bakımından Nijerya'nın en büyük şehri, dünyanın en büyük metropol alanlarından biri ve Afrika'nın en büyüğü olan Lagos'tur.

Nok terimininbaşka anlamları:
(Askeri) En yakın akraba.
Özbekçe: nok, armut demektir.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ