Dabakçılıkta kullanılan çatal ağaç...

Dipe,

Çatallı ağaç,
Dabakçılıkta kullanılan çatal ağaç.
Niğde - Bor yöresinde verilen ad.
Geleneksel deri işleme sanatı olan dabakçılıkta (tabakhanelerde) kullanılan çatal ağaç. İşçilerin ellerini kimyasal solüsyonlara doğrudan ve sürekli sokmasını önleyerek kaldıraç / uzantı görevi görür. 

Ham derilerin kireçlik veya tabaklama teknelerinde; sile (havuzlarda) hareket ettirilmesi, ters yüz edilmesi, sıvının içine batırılması ya da havuzdan çıkarılması için kullanılan, ucunda çatallı (iki kollu) bir tutma yeri veya ucu bulunan uzun ahşap sopaya/araç anlamına gelir. 
Havuzlardaki yoğun sıvı içinde ağırlaşan ve üst üste yığılan derilerin düzenli yıkanmasını veya ilacı/kireci eşit almasını sağlar. 

Dabakçılık (deri işleme) zanaatı:
Geleneksel dabakçılık, son derece meşakkatli ve her biri özel aletler gerektiren aşamalardan oluşur. Derinin sert, dayanıksız bir hayvansal posttan, yumuşak ve bozulmaz bir mamule dönüşme serüveninde kullanılan en önemli geleneksel aletler ve işleme aşamaları şunlardır:

Tabakhanelerde kullanılan ekipmanlar:
Kavele (Kavele Bıçağı): 
Derinin et ve yağ tabakalarını kazımak ya da kireçlikten çıkan derinin tüylerini sıyırmak için kullanılan, iki ucu saplı, hafif kavisli ve oldukça keskin özel bir bıçaktır.

Kütük (Dabak Kütüğü): 
Üzerinde kavele bıçağı ile çalışma yapılan, genellikle yarım silindir şeklinde, eğimli ve pürüzsüz ahşap tezgahtır. İşçi deriyi bu kütüğün üzerine gererek kazıma yapar.
Mermer Tezgah: 
Derinin gerilmesi, kurutulması, ilaçlanması veya el ile boyanması işlemlerinin yapıldığı pürüzsüz, soğuk ve dayanıklı taş masalardır.

Bellur (Cam Merdane): 
Boyanan ve zeytinyağı ile beslenen derinin yüzeyini düzleştirmek, parlatmak ve gözeneklerini sıkılaştırmak için el ile deri üzerinde gezdirilen kalın cam silindirdir.

Sile / Havuz: 
Dabakların deri ıslatmak amacıyla kullandıkları beton havuz. İçine manda derisi atılan, havuz, dericilik çukuru. Derilerin işlenmesi için yatırılan harç kuyusu. Kireçleme, kireç giderme ve tabaklama sularının (özellikle palamut, meşe palamudu şerbetinin) tutulduğu derin kuyu veya havuzlardır. 

Deri İşleme Aşamaları:
(Geleneksel Yöntem)
Hayvandan alınan yaş postun nihai deriye dönüşmesi temel olarak üç ana faza ayrılır:
1. Hazırlık (Islatma ve Kireçleme)Islatma: 
Tuzlanarak saklanan kuru postlar havuzlarda yıkanarak eski doğal nemine ve yumuşaklığına kavuşturulur. Deri, kireçli suya yatırılarak kıl köklerinin gevşemesi sağlanır. Süre sonunda tüyler kavele ile kütük üzerinde kazınarak temizlenir. Derinin iç yüzeyinde kalan et, yağ ve doku artıkları kavele bıçağı ile tamamen sıyrılıp atılır.

2. Tabaklama (Sepileme), Kireç Giderme ve Sileleme: 
Derideki sert kireç kalıntılarını çözmek için geleneksel olarak güvercin veya köpek gübresi (sakat) içeren sile havuzlarına basım yapılır. Bu işlem deriyi gözenekli ve yumuşak hale getirir. Tabaklama (Tanenleme): Derinin çürümesini önleyen asıl aşamadır. Bitkisel tabaklamada meşe palamudu, palamut hülasası veya ağaç kabuklarından hazırlanan bitkisel şerbet dolu kuyularda deriler günlerce bekletilir ve çatal ağaçlarla sürekli altüst edilir.

3. Bitiriş (Perdah ve Boyama) Kurutma ve Yağlama: 
Tabaklanan deriler kurutulur ve esneklik kazanması için bezir ya da zeytinyağı ile yağlanır. Tamamen doğal veya zaç ruhu gibi sabitleyiciler eklenen boyalarla mermer tezgahlarda el ile renklendirilir. Cam merdanelerle (bellur) baskı uygulanarak derinin pürüzsüzleşmesi ve satışa hazır parıltılı bir görünüm kazanması sağlanır.

Yunan Mitolojisi’nde yeri ve denizi dolduran sayısız çokluktaki dişi, tanrısal varlıklara verilen isim ...

Nemf,
Nimf,
Peri,
İngilizce: nymph.
Fransızca: nymphe,
Mitolojide ise doğada yaşayan dişi tanrısal varlıkları (perileri) ifade eder.
Yunan Mitolojisi’nde yeri ve denizi dolduran sayısız çokluktaki dişi, tanrısal varlıklara verilen isim.
Yunan mitolojisinde yeri ve denizi dolduran dişi, tanrısal varlıklardır. Ölümsüz değillerdir. Ancak uzun yıllar yaşarlar ve genç, güzel kalırlar. Doğurganlık ve zarafet sembolü olarak mitlerde sıklıkla güzellikleri vurgulanır.

Oreadlar dağlarda, Naiadlar akarsularda, Dryadlar meşe ağaçlarında, limnadeslar göllerde, crinaealar çeşmelerde, pegaeaeler kaynaklarda, potameidesler nehirlerde, elionomaeler bataklıklarda yaşarlar.

Ölümsüz değillerdir ama tanrılar gibi ambrosia ile beslendiklerinden çok uzun yıllar yaşarlar ve hep genç ve güzel kalırlar. Ambrosia balımsı bir maddedir ve uzun yıllar yaşamı sağlar doğurganlık ve zariflik simgesidirler. Mitlerde genellikle güzellikleri yüzünden başlarından geçenler anlatılır, genel olarak perilerin güzelliğine vurgu yapılır.

Nemf sözcüğünün başka anlamları:
Böceklerin kurtçuk durumdan yetişkin duruma geçerken aldıkları özel biçim.
Küçük kurt, böcek.
Böceklerin kurtçuk durumundan yetişkin duruma geçerken, arada aldıkları özel biçim.
Başkalaşım gösteren böceklerde, dış görünüşü ergine benzeyen, ancak eşey organları ve kanatları tam olarak gelişmemiş evre.
Çekirge ve tahtakurusu gibi böceklerde görülür. Kurtçuk (larva) ile yetişkin (ergin) arasındaki gelişme evresidir. Dış görünüşü yetişkin böceğe benzer. Kanatları ve eşey organları tam gelişmemiştir. Pupa (koza) evresi geçirmez.

Silme, ağzına kadar dolu, tam...

Sile,
Lebabep,
Ağzına dek dolu.
Ağzına değin dolu, tam.
Silme, ağzına kadar dolu, lebabep.
Bir ölçek dolusu tahıl, un, tuz vb..
Eski zamanda kullanılan bir ölçü kabı.
Bir ölçek dolusu tahıl, up, tuz vb. (üzeri cetvelle silinerek düzeltilmiş olan).
Tepeleme değil de silme dolu, ağzına kadar dolu. kile. 

Sile sözcüğünün yörelerimizde halk dilinde başka anlamları:
Düz,
Hayvan yemi.
Hayvan yemliği.
Bataklıkta çıkan dikenli bir çeşit ot.
İçine manda derisi atılan dericilik çukuru.
Derilerin işlenmesi için yatırılan harç kuyusu.
Başparmakla işaret parmağı arasındaki uzunluk.
Dabakların deri ıslatmak amacıyla kullandıkları beton havuz.

Ortodokslarca kutlanan İsa'nın doğum yortusu...

Bocuk,
Božić (bojic),
Slavca: bojuku,
Ermenice: poci,
Ortodoksların kutladığı İsa'nın doğum yortusu (Noel).
Ortodokslarca kutlanan Hz. İsa'nın doğum yortusu.
Hz. İsa’nın Ortodokslar’ca kutlanan doğum yortusu.
Bu yortudaki perhizden sonra kesilmesinden kinaye ile domuz,
Hı­ris­ti­yan­lar’ın Hz. İsa’nın do­ğu­mu per­hi­zin­den çık­tık­tan son­ra yap­tık­la­rı do­muz ke­si­mi.
Ortodoks inancındaki yortu dönemlerini ifade etmek için kullanılır. Bu yortudaki perhizden sonra domuz kesilip eti yendiği için bu isim verilmişti

Ülkemizde 
Trakya ve Balkan kültüründe Bocuk gecesi:
Trakya ve Balkan kültüründe kışın en sert gecesini simgeleyen, genellikle Ocak ayının ortalarında kutlanan geleneksel bir halk inanışı ve bu gecede gezdiğine inanılan hayali bir varlığın adıdır. Kışın en soğuk gecesi olarak kabul edilir. Beyazlar içinde insan kılığında gezen Bocuk adında bir ruhun veya varlığın olduğuna inanılır. Korku, bereket ve korunma unsurlarını barındırdığı düşünülen gecede evlerde kabak pişirilir, komşular da kabak ve mısır ikramıyla şakalaşıp birbirini korkutur. Suya atılan bir tahtanın donması durumunda o yıl bereket ve sağlık olacağına inanılır. Kötü varlıklardan korunmak ve bereket getirmek için evlerde kabak tatlısı pişirilir, komşular şaka yoluyla korkutulur.

Bocuk, sözcüğünün başka anlamları:
Halk dilinde küçük çocuk veya böcek anlamındaki "böcük" sözcüğünün yöresel söyleyişi olarak kullanılır.
Manda ve sığırlarda görülen ve hayvanın yürümesine engel olan bir hastalık.
Kambur, zayıf, iş yapamayan.
Domuz yavrusu.
Deve yavrusu.
Kurt, solucan.
Tazı
Küp.

Boduç:
Çam ağacı veya topraktan yapılmış küçük testi, yuvarlak, kulpsuz testi, küp veya su kabı.

Mayalı hamuru bezelere ayırarak yufka durumuna getirip sac üzerinde pişirdikten sonra alt ve üst kısımlarının yağlanmasıyla yapılan ekmek...

Ebeleme,
Mayalı hamuru bezelere ayırarak yufka durumuna getirip sac üzerinde pişirdikten sonra alt ve üst kısımlarının yağlanmasıyla yapılan ekmek.
Mayalı hamurun bezelere ayrılıp yufka şeklinde pişirilmesi ve yağlanmasıyla yapılan bir ekmek çeşidi.
Mayalı hamurdan yapılan ve sac üzerinde pişirilen bir tür yufka.
Yöresel Ekmeği (Ebeleme).

Ebeleme teriminin başka anlamı:
Ebelemek işi,
Çocuk oyunlarında ebe durumunda olan çocuk.
Bir başkasını ebe yapmak için ona elle dokunmak.
Ebeleme, çocuk oyunlarında ebelemek (ebe seçmek) eylemini ifade eder. 
Çocuk oyunlarında, bir oyuncunun diğerine dokunarak onu ebe yapması işlemine denir.
Günümüzde, okullarda beden eğitimi derslerinde kullanılan bu oyun, dijital oyunlara rağmen fiziksel sağlığı desteklemesi ve sosyal etkileşimi artırmasıyla önemini korumaktadır.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ