Orta Çağ döneminde yarı insan yarı yılan formunda su kadını motifinin tasviri...

Melusine,
(Melusina),
Nymph,
Nemf,
Su perileri,
Yunan mitolojisinde nehirler, pınarlar, göller veya denizler gibi su kaynaklarını koruduğuna inanılan, genç ve güzel kadın görünümündeki doğa ruhlarıdır. Ölümsüz olmasalar da çok uzun süre genç ve güzel kaldıklarına inanılan bu varlıklar, doğallık ve zarafet sembolü olarak tasvir edilir.

Avrupa efsanelerinde yarı insan yarı yılan formunda tasvir edilen mitolojik bir figürdür. Kutsal nehirlerin su perisi olarak bilinir ve genellikle balık veya yılan bacaklı kadın formunda betimlenir.
Orta Çağ efsanelerine göre, bir su perisinin ölümlü bir şövalyeyle evlenmesi sonucu ortaya çıkan lanet, cumartesi günleri belden aşağısının yılan olmasına yol açmıştır. Bu durum, sadakatsizlik durumunda ceza olarak yorumlanır.

Mitolojik figür, Starbucks logosu gibi popüler kültürde de yer alır. Ayrıca sanat ve edebiyatta sıkça işlenen bir tema olarak varlığını sürdürür.

Orta Çağ kiliselerinin cephelerinde Mélusine/Melusina adı verilen, yarı insan yarı yılan biçiminde betimlenen melez hayvanlar görülmekteydi. Mélusine, Orta Çağ döneminde su kadını motifinin tasviriydi. Ölümlü bir şövalye ile evlenerek doğal yaşam alanından uzaklaşan Mélusine, ağırlıklı olarak soylu çevrelerde betimlenen, görünmezliği sayesinde de şövalye sınıfı içinde etki sahibi olan melez bir varlıktı.

Otomobilin görünen dış bölümü...

Karoser,
Fransızca: carrosserie,
İngilizce: body (of a vehicle).
Otomobilde, mekanizmayı oluşturan motor, makine, tekerlek, şasi vb. bölümlerin dışında kalan, görünen dış bölüm.

Araçların çamurluk, basamak, karoser kenarı, sürücü mahallinin veya aracın üstü, bagaj merdiveni gibi dış kısımlarında insan taşınamaz.
Karoser, şasi ile birlikte aracın yapısal bütünlüğünü oluşturur ve fiziksel hasarlara karşı koruma sağlar. Bu nedenle araç tasarımında kritik bir rol üstlenir.
Otomobil, otobüs gibi taşıtlarda, motor, yürür şasi, şasi, tekerlek gibi bölümlerin dışında kalan, görünen dış bölümdür. Araç çerçevesi, çamurluk paneli, alt çerçeve de karoser bileşenleridir.

Araç çerçevesi karoser, bir aracın motor, şasi ve tekerlek gibi temel bileşenlerinin dışında kalan görünen dış gövdesidir. Çerçeveye sabitlenen karoser, aracın diğer parçalarını destekler ve aerodinamik performans ile yolcu güvenliğini sağlar. Açık, kapalı, karışık ve özel şekilli gibi farklı türleri bulunur. Araçların sınıflarına göre tasarlanan karoser, metal veya fiberglas gibi malzemelerden üretilir.

Karoser, otomobil, otobüs veya kamyon gibi motorlu araçların motor, şasi ve tekerlek gibi mekanik aksamları dışında kalan, yolcu veya yük taşımak için tasarlanmış dış gövde yapısıdır. Araç güvenliği, aerodinamik performans, estetik görünüm ve iç hacim gibi temel unsurları belirleyen, çelik, alüminyum veya kompozit malzemelerden üretilen yapısal parçadır. Genellikle çelik, alüminyum, plastik veya karbon fiber gibi hafif ama sağlam malzemelerden yapılır. 

Araç segmenti ve Karoserler:
Sedan: 4 kapılı, bagajı ayrı kapalı gövde.
Hatchback: Arka bagaj kapağı camla birlikte açılan (genelde 5 kapılı) model.
SUV/Crossover: Yüksek oturma pozisyonuna sahip, çok amaçlı araçlar.
Cabriolet/Roadster: Üstü açılıp kapanabilen modeller.
Station Wagon: Geniş iç hacim ve bagaj sunan uzun tavanlı model.

Batı'yı, Batılılığı, Batılılaşmayı aşağılayıp lanetleme anlayışı. ..

Oksidentalizm,
Batı'yı, Batılılığı, Batılılaşmayı aşağılayıp lanetleme anlayışı.
Oksidentalizm, Batı dünyasına (Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri ve Avustralya) ilişkin klişelerle ilişkili bir terimdir.
Tersine çevrilmiş oryantalizm.
Doğuculuğun tersine çevrilmiş halidir; Batı'nın tanımladığı Doğu imajını reddeder.
Batı'yı anlamaya çalışma ve karşı söylem üretme sürecidir.
Doğu toplumlarının, Batılı devletlerin tahakkümüne karşı bir başkaldırısıdır.
Kendi entelektüel gücünü ve  ötekinden gelen bilgi karşısındaki bağımsızlığını vurgular.
Motivasyonlarını inkar etmeyen bir bilim dalıdır.
Mısırlı yazar Hasan Hanefi tarafından temellendirilmiş, ancak Ian Buruma ve Avishai Margalit' in çalışmalarıyla popülerlik kazanmıştır. 

Oksidentalizm Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya ve hatta modern Japonya'yı da içeren Batı dünyasına ilişkin klişelerle ilişkili bir terimdir. 
Doğuculuğun tersine çevrilmiş halidir ve Doğu'nun Batı ile ilişkili klişe görüşlerini ifade eder.

Eski Roma’da, sirk oyunlarında tanrı heykellerinin ve simgelerinin taşındığı dört atlı,iki tekerlekli savaş arabası...

Quadriga,
(Kuadriga)
Latince: quadri, dört ve jungere, (at) koşmak.
Eski Roma' da, sirk oyunlarında tanrı heykellerinin ve simgelerinin taşındığı dört atlı, iki tekerlekli savaş arabası.
Antikçağ'da dört atla çekilen, iki tekerli savaş arabası.
Olimpiyat Oyunlarında ve diğer oyunlarda yarıştırılan, yan yana koşan dört at tarafından çekilen arabadır. Antik Roma ve Yunan'da dört at tarafından yan yana çekilen iki tekerlekli savaş arabasıdır.

Zaferin, gücün ve güneş tanrısının sembolü olarak bilinen bu tasvirler, özellikle Brandenburg Kapısı gibi zafer taklarında heykel olarak kullanılır. Latince "dört" (quadri) ve "koşmak" (jungere) kelimelerinden türemiştir. 
Yunan ve Roma mitolojisinde, quadriga tanrıların arabasıdır; Apollo arabasını gökyüzünde sürer ve gün ışığını teslim alarak geceyi dağıtır. 

Antik Olimpiyat oyunlarında ve savaşlarda kullanılmıştır. Roma sanatında, genellikle zafer tanrıçası Victoria veya bir imparator tarafından sürülen, zafer ve şöhreti temsil eden heykellerdir. Berlin'deki Brandenburg Kapısı üzerinde bulunan ve 1793 yılında yapılan ünlü "Berlin Quadrigası" barışın ve sonrasında Alman birliğinin simgesi olmuştur.

Londra'daki Wellington Arch, Münih'teki Siegestor ve Roma'daki Vittorio Emanuele II Abidesi' nde de Quadriga heykelleri bulunur. 
Bugün Venedik'te San Marco Kilisesi'nin cephesinde bulunan dört tunç at, Antikçağ'dan kalan tek örnektir.

Quadriga sözcüğünün başka anlamları:
Quadriga fenomeni, tendon yaralanmaları sonrası parmak fleksiyonunda (bükülme) azalma ile karakterize bir klinik durumu ifade eder.
Kanada merkezli, 2019 yılında yatırıcılarını dolandırarak çöken "QuadrigaCX" kripto para borsası ile de bilinir.

Bektaşi dervişlerinin boyunlarına astıkları bir taş...

Sekil,
Teslim taşı,
(Boyun Taşı),
Palheng,
(Bel Taşı).
Bektaşi dervişlerinin boyunlarına astıkları bir taş.
Bektaşi Dervişlerinin boyunlarıana astıkları bir taş.

Bektaşilik:
Günümüzde Türkiye, Balkanlar ve İran’da varlığını sürdüren Bektaşilik, Alevilikle benzer inançları paylaşır ancak resmi olarak tarikat statüsü taşımaz. Adını 13. yüzyılda Hacı Bektaş-ı Veli’ den alan ve On İki İmam inancına dayanan tasavvufi bir tarikattır. Anadolu’nun İslamlaşmasında etkili olmuş, Ahilik ve Hurufîlik gibi akımlardan etkilenerek şekillenmiştir. Cem ayini ve ikrar merasimi gibi ritüelleriyle tanınır. 1930 yılına kadar Hacı Bektaş-ı Veli Türbesinde olan Bektaşi Dergahı, Atatürk'ün tekke ve zaviyeleri kapatması sonrasında Tirana' da bulunan Dünya Bektaşi Merkezi'ne taşınmıştır. Dergah Dede'si Baba Mondi'dir.
Hacı Bektaş-ı Veli'nin öğretilerinin kökeni Türkistanlı alim Ahmed Yesevi'ye kadar uzanır. Bektaşilik hiyerarşisinde en yüksek unvan dedebabadır, onu halifebaba ve baba takip eder.
Bektaşi dervişlerinin taktığı ve yaygın olarak teslim taşı veya palheng olarak bilinen bu nesneler, Bektaşilikte derin tasavvufi anlamlar taşıyan en önemli sembollerdendir. Bu taşlar, dervişin yola, pirine ve Allah'a olan tam teslimiyetini temsil eder. 

Dervişlerin taşıdığı taşlar ve anlamları şu şekildedir:
Teslim Taşı (Boyun Taşı): 
Bektaşi dervişlerinin göğüslerinde taşıdıkları, genellikle Hacıbektaş taşı (balgami taş) veya necef taşından yapılan, On İki İmam'ı simgeleyen, 12 köşeli yassı kolyedir. İç yüzü (batın) Hz. Ali' yi, dış yüzü (zahir) ise Hz. Muhammed'i temsil eder. Ana taşın üstündeki küçük habbe İmam Hasan'ı, altındaki ise İmam Hüseyin'i temsil eder.Bağ ve Düğüm: Taşı tutan kırmızı ip (kaytan) Hallac-ı Mansur'un darağacı ipini, en alttaki düğüm ise derisi yüzülerek şehit edilen Seyyid Nesimi'yi simgeler.

Palheng (Bel Taşı): 
Teslim taşının daha büyük bir formu olup, genellikle bel kuşağına (kemer) takılır. Nefsi dizginlemeyi, eline, diline, beline sahip olmayı temsil eder. Eskiden dervişler bu taşları karın bölgesine bağlayarak açlık hissini bastırmak ve çile çekmek (riyazet) için kullanırlardı.

Sekil sözcüğünün başka anlamları:
At, eşek ve sığırların ayaklarında bileğe veya dize kadar çıkan beyazlık; seki.
At, eşek ve sığırların ayaklarındaki ak leke.
Hayvanların ayağındaki ak leke.
Atın ayaklarında olan beyazlık. 
Ayağında sekisi olan, sekili. 
Atın ayağındaki beyazlık.
Alnında beyazlık olan.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ