Sepilemek,
Sepilemek, (sepimek),
Tabaklama,
Dabaklama,
Deriyi tabaklamak.
Tabaklama işini yapmak.
Sepilemek işi, tabaklama.
Ham deriyi kösele veya vidala haline getirmek için uygulanan bir seri işlem.
Deri, post vb.ni kullanılabilecek bir duruma getirmek için çeşitli işlemlerden geçirmek, tabaklamak.
Deri, post vb.ni kullanılabilecek bir duruma getirmek için çeşitli işlemlerden geçirmek, uygulamak, sepi yapmak, tabaklamak.
Tabaklama olarak da bilinen sepileme (bazı yörelerde dabaklama), deri liflerinin yani deri kollegeninin bozunmalara, mikroorganizmalara ve parçalanmalara karşı dayanıklılığını arttıran bir işlemdir. Tabaklama, deri işleme yöntemidir, yani derinin fiziksel ve kimyasal işlemlere tabi tutulup endüstriyel bir ürün olarak kullanılacak hale getirilmesidir.
Sepilemek sözcüğünün başka anlamları:
Çanak çömlek çatlaklarını özel macunla doldurmak, onarmak.
Serpmek, saçmak.
Bulmaca Bil
BULMACA ANSİKLOPEDİSİ
Özellikle eski dönemlerde Bağdat ve İsfahan bölgelerinde dokunan, oldukça sağlam ve kaliteli bir ipekli kumaş...
Atabi,
(Attabi),
Eski Bağdat ve İsfahan'da dokunan sağlam ipekli kumaş.
Eskiden Bağdat ve İsfehan' da dokunan sağlam ipekli kumaş.
(Attabi),
Eski Bağdat ve İsfahan'da dokunan sağlam ipekli kumaş.
Eskiden Bağdat ve İsfehan' da dokunan sağlam ipekli kumaş.
Eski dönemlerde Bağdat ve İsfahan bölgelerinde dokunan, oldukça sağlam ve kaliteli bir ipekli kumaş türüne verilen isimdir.
Atabi, özellikle eski Bağdat ve İsfahan bölgelerinde dokunan, sağlamlığıyla bilinen tarihi bir ipekli kumaş türüdür. Orta Çağ İslam dünyasında, özellikle Bağdat civarında üretilen, adını Bağdat' ın Attabiyye mahallesinden alan değerli bir dokumadır. Dayanıklı ve sağlam yapısıyla tanınan ipekli bu kumaş, genellikle giyim eşyası yapımında kullanılır. Kıymetli bir ipek kumaş türü olan atabi veya attabi şeklinde adı geçen bu kumaş, tarihsel dokuma sanatında önemli bir yere sahiptir.
Atabi, özellikle eski Bağdat ve İsfahan bölgelerinde dokunan, sağlamlığıyla bilinen tarihi bir ipekli kumaş türüdür. Orta Çağ İslam dünyasında, özellikle Bağdat civarında üretilen, adını Bağdat' ın Attabiyye mahallesinden alan değerli bir dokumadır. Dayanıklı ve sağlam yapısıyla tanınan ipekli bu kumaş, genellikle giyim eşyası yapımında kullanılır. Kıymetli bir ipek kumaş türü olan atabi veya attabi şeklinde adı geçen bu kumaş, tarihsel dokuma sanatında önemli bir yere sahiptir.
Manzum söz...
Soy,
Eskiden manzum söz.
Eski dilde manzum söz.
Soy sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Tür.
Sünnet.
Söz, haber.
Düz, düzgün.
Taşlık, kayalık.
Kırlarda yetişen yabani bir sebze.
İyi ve üstün nitelikleri bulunan.
Nakışsız, yol yol dokunmuş kilim.
İz sürmede, avda hayvanın aldığı koku.
Babarda yetişen, uzun, silindir biçiminde, kabukları soyularak yenen bir bitki.
Soy:
Sülale,
Hısım, akraba, ırk.
Sülale, kan, nesep, uruk,
Bir atadan gelen kimselerin topluluğu; ev, asıl, cins, ırk, nesep, sülale, uruk, kan.
Aynı kandan ya da atadan gelen bireylerin meydana getirdiği hısımlık, topluluk, ırk.
Eskiden manzum söz.
Eski dilde manzum söz.
Soy sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Tür.
Sünnet.
Söz, haber.
Düz, düzgün.
Taşlık, kayalık.
Kırlarda yetişen yabani bir sebze.
İyi ve üstün nitelikleri bulunan.
Nakışsız, yol yol dokunmuş kilim.
İz sürmede, avda hayvanın aldığı koku.
Babarda yetişen, uzun, silindir biçiminde, kabukları soyularak yenen bir bitki.
Soy:
Sülale,
Hısım, akraba, ırk.
Sülale, kan, nesep, uruk,
Bir atadan gelen kimselerin topluluğu; ev, asıl, cins, ırk, nesep, sülale, uruk, kan.
Aynı kandan ya da atadan gelen bireylerin meydana getirdiği hısımlık, topluluk, ırk.
Davar sürüsü...
Yoz,
Davar sürüsü.
Keçi, koyun sürüsü.
Yazın kırda kalıp otlatılan davar.
Kısır ve erkek davardan oluşan sürü.
Yaylada otlayan büyük baş hayvan, yoz malı.
Bir, iki yaşlarında manda, inek, öküz, eşek, at sürüsü.
Yaylada otlatılan büyükbaş hayvan; at sürüsü.
Yoz sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Doğada olduğu gibi kalarak işlenmemiş verimsiz toprak.
Değeri düşük, niteliksiz, cinsi bozuk.
Civcivlerini büyütüp bırakan tavuk.
Sürülmemiş ve ekilmemiş (yer).
İşlenmemiş verimsiz toprak.
Bakımsız, iyi beslenmemiş.
Besili büyükbaş hayvan.
Tek hörgüçlü dişi deve.
Kısır, sütsüz davar, sığır.
Yozlaşmış; dejenere.
Yoz; başıboş, serseri,
Soysuz, yozlaşmış.
Zayıf (hayvan için).
Başıboş (hayvan için).
Bir, iki yaşında tay.
Rahat, başıboş, özgür.
Kart keklik.
Kaba (kimse).
Tembel (kimse).
Meyvesiz ağaç.
Yavan, bayağı.
Kısır.
Vahşi.
Yosun.
Yabani.
Besili.
Zararlı.
Yabanıl.
Yalın, tek.
Davar sürüsü.
Keçi, koyun sürüsü.
Yazın kırda kalıp otlatılan davar.
Kısır ve erkek davardan oluşan sürü.
Yaylada otlayan büyük baş hayvan, yoz malı.
Bir, iki yaşlarında manda, inek, öküz, eşek, at sürüsü.
Yaylada otlatılan büyükbaş hayvan; at sürüsü.
Yoz sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Doğada olduğu gibi kalarak işlenmemiş verimsiz toprak.
Değeri düşük, niteliksiz, cinsi bozuk.
Civcivlerini büyütüp bırakan tavuk.
Sürülmemiş ve ekilmemiş (yer).
İşlenmemiş verimsiz toprak.
Bakımsız, iyi beslenmemiş.
Besili büyükbaş hayvan.
Tek hörgüçlü dişi deve.
Kısır, sütsüz davar, sığır.
Yozlaşmış; dejenere.
Yoz; başıboş, serseri,
Soysuz, yozlaşmış.
Zayıf (hayvan için).
Başıboş (hayvan için).
Bir, iki yaşında tay.
Rahat, başıboş, özgür.
Kart keklik.
Kaba (kimse).
Tembel (kimse).
Meyvesiz ağaç.
Yavan, bayağı.
Kısır.
Vahşi.
Yosun.
Yabani.
Besili.
Zararlı.
Yabanıl.
Yalın, tek.
Hristiyanlıkta Hz. İsa, azizler veya kutsal kişilerle ait kutsal kabul edilen emanetlerin saklandığı özel kutu...
Röliker,
Rölik,
Latince: reliquiae,
Geri kalan anlamında latince reliquiae, kelimesinden türetilen röliker özel kutunun adıdır.
Hristiyanlıkta Hz. İsa, azizler veya kutsal kişilerle ait kutsal kabul edilen emanetlerin saklandığı özel kutu.
Hristiyanlıkta Hz. İsa, azizler veya kutsal kişilerle ilişkili ya da onlardan arta kalan kutsal eşya, parça veya beden kalıntılarına (kemik, saç vb.) verilen isimdir. İnançta kutsal kabul edilen bu emanetler, genellikle röliker adı verilen özel kutularda saklanır.
Rölik:
Röliker (Reliquary):
Röliklerin muhafaza edildiği, özenle süslenmiş özel kutulardır.
Rölik,
Latince: reliquiae,
Geri kalan anlamında latince reliquiae, kelimesinden türetilen röliker özel kutunun adıdır.
Hristiyanlıkta Hz. İsa, azizler veya kutsal kişilerle ait kutsal kabul edilen emanetlerin saklandığı özel kutu.
Hristiyanlıkta Hz. İsa, azizler veya kutsal kişilerle ilişkili ya da onlardan arta kalan kutsal eşya, parça veya beden kalıntılarına (kemik, saç vb.) verilen isimdir. İnançta kutsal kabul edilen bu emanetler, genellikle röliker adı verilen özel kutularda saklanır.
Rölik:
Rölik (Latince: reliquiae "geri kalan, kalıntı")
Kutsal emanetler, aziz kalıntıları.
Kemik, kıyafet parçaları, takı veya kutsal kişinin temas ettiği herhangi bir nesne olabilir.
Kutsal emanetler, aziz kalıntıları.
Kemik, kıyafet parçaları, takı veya kutsal kişinin temas ettiği herhangi bir nesne olabilir.
Hristiyanlıkta İsa, aziz ve azizelerle ilişkili ya da onlardan arta kalan kutsal eşya ya da parçalara verilen isimdir. Kutsal kişilerin kemikleri ya da bu kişilerin sahip oldukları eşyalar röliktir. Rölikler bazen röliker adı verilen muhafazalar içerisinde saklanmaktadırlar.
Röliker (Reliquary):
Röliklerin muhafaza edildiği, özenle süslenmiş özel kutulardır.
Genellikle kiliselerde, martyriumlarda (aziz mezarları) bulunur.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Popüler Yayınlar
-
Acıkara, Göller yöresine bir üzüm cinsi. Sık, yuvarlak ve küçük taneli bir üzümdür. Üzüm Çeşitleri; Acıkara, Adakarası, Akgemre-Algerme (I...
-
Avellino, Güney İtalya'nın Campania bölgesindedir. Avellino eyaletinin başkenti olan bir kasaba ve komündür. Napoli'nin 47 kilometre...
-
Thomas More, (1478-1535 Londra) İngiliz yazar, devlet adamı ve hukukçu. Hümanist bir bilgindir. İngiltere'de bir yargıcı oğlu olarak ...
-
Sirke, Fransızca: Larve, İngilizce: nit s . Bit yumurtası. Bit, tahtakurusu vb. asalak böceklerin yumurtası. Baş bitinin (Pediculus capit...
-
Badar, Falak, Ayıgiller (Ursidae), etçiller (Carnivora) takımına ait bir familya' dandır. Küçük ayılar, Procyonidae familyasındandır. Bü...