Dağların oyuk, kuytu yerleri...

Kepez,
Yüksek tepe, dağ.
Göl ve ırmaklardaki çukurlar.
Dağların oyuk, kuytu yerleri.
Tokat-Niksar, Konya yörelerinde halk dilinde verilen ad.

Kepez sözcüğünün başka anlamları:
Mağara.
Yokuş başı.
Gelin başlığı.
Çalı, bodur ağaç.
Küçük çalılık, fundalık.
Deniz kıyısında yerli kaya.
Verimsiz, kıraç toprak.
Antalya iline bağlı ilçelerden biri.
Koyunların başlarındaki kabarık yünler.
Kuşların başında perçem tarzındaki tüy.
Kümes hayvanları ya da kuşlardaki ibik.
Tavuk ve kuşların ibiği ya da başındaki uzun tüyler, sorguç.
Boncuk, para ve tüy takılmış renkli tülbentlerle yapılan gelin başlığı, tepelik.
Renkli tülbentlerle yapılan üzerine boncuk, para, altın takılmış gelin başlığı.

Çoğaltan, artıran...

Zait,
Arapça: zaid,
Çoğaltan, artıran.
Artan, artıran.
Eski dilde gereksiz.
Gereksiz, fazla.
Müsbet işareti (+).
Artı (+).
Zıttı; nakıs, noksan (-).

Artan. 
Fazlalık. 
Artan, fazla, artık.
İlave olunmuş. 
Lüzumsuz, gereksiz.
Artı; fuzuli, fazladan.
Lüzumsuz, gereksiz.
Artmak, çoğalmak.
Sonradan eklenen, ilave edilen.
Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade.
Daha çok, aşkın.
Artmış olan
Gereksiz, fazla, yersiz bir biçimde,
Gereğinden, alışılmıştan çok olarak.

Zaid (Zayd); 
Arapçada  bolluk, büyüme veya refah anlamına gelir.

Nakıs:
Eksilmek.
Tam olmayan, eksik, noksan.
Kusurlu, özürlü.

Gövdeleri halkasız, başları gögüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı ...

Akarlar,
Kırmızı örümcekler,
(Tetranychus urticae).
Kırmızı örümcekler bitkilere zarar veren, aslında böcek değil, eklem bacaklılar sınıfından akar (mite) türüdür. Sera, sebze ve meyvelerde yaprakların altında ince ağlar örerek bitki özsuyunu emerler. Yaprak altında ipek ağ örerek sararma ve kurumaya neden olurlar. 

Tetranychus urticae; 
Akar; mayt (mite).
Sıcak/kuru havayı severler ve %30-80 oranında verim kaybına yol açan, 1 mm' den küçük, hızlı üreyen zararlı akarlardır. Çok küçük oldukları için (yaklaşık 0,4 mm) iğne başı gibi görünürler. Kırmızı Örümcekler (Akarlar), 8 bacaklı olup böceklerden ziyade örümceklerle akrabadır. Seralar, süs bitkileri, sebze ve meyve ağaçlarında, sıcak ve kuru ortamlarda hızla çoğalırlar. Kırmızı örümcek istilası, fotosentezi azaltarak bitkiyi zayıflatır ve ağır durumlarda bitkinin tamamen ölmesine neden olabilir.

Gaddar...

Kıyak,
Kıyıcı,
Gaddar.
İnsafsız,
Vahşi, hunhar.
Arapça: gaddar,
Merhametsiz,
Katı yürekli,
Kansız zalim,
Kıyıcı, çok vefasız.
Rahimsiz kansız zalim,
Haksızlık yapan ve kötü davranan.
Merhameti olmayan, zulmeden, ihanet ve aldatmayı içeren.
Sert yapılı ve başkalarına zorbalık yapmaktan çekinmeyen kişileri ifade eder. 
Karşısındakine aşırı derecede haksız davranan, kıyıcı, zalim, merhametsiz, insafsız (kimse).
Acıması olmayan, başkalarına haksızlık eden, merhametsiz, katı yürekli, insafsız davranan; kıyak, kıyıcı.

Pek çok...

Tomarla,
Bir tomar, 
Bir hayli, 
Bir sürü, 
Bir tabur, 
Pek çok,
İngilizce: a great many, very much, immensely.
Çok, ifadesini pekiştirmek için kullanılır ve Türkçede ayrı yazılması gerekir.

Onlarca,
Ölçüsüz,
Külliyetli.
Oldukça fazla,
Yeterinden fazlası,
Yeterinden fazla, bir hayli.
Çok fazla, bir hayli, oldukça fazla, çok sayıda.
Sayıca veya miktarca fazlalığı vurgulamak için kullanılır.
Yeterinden fazla; bir araba, bir hayli, bir küme, bir sürü, bir tabur, bir tomar, bir yığın, bol bulamaç, on binlerce, onlarca, ölçüsüz, tomarla, tomar tomar, külliyetli.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ