Değişik renkli üst üste iki katmandan oluşan ve üstteki katmanına kabartma bir desen yapılan değerli taş...

Kame,
Fransızca: camée,
Kabartma bir figür oluşturacak biçimde yontulmuş değerli taş.
Üzerine kabartma olarak her türlü şekil ve özellikle insan ve kafa resimleri yapılmış değerli taş.
Değişik renkli üst üste iki katmandan oluşan ve üstteki katmanına kabartma bir desen yapılan değerli taş. 
Bu taşlar eski çağlarda akik, kırmızı akik, kalsedoin gibi taşlar iken yakın dönemlerde kristaller kullanılmıştır.
Üst üste iki farklı renkli katmandan oluşan ve üstteki katmanın yontularak kabartma desen (rölyef) oluşturulduğu değerli taş veya bu yöntemle yapılan takıdır.
Yaygın olarak ya coğrafi bir tepeyi ya da kabartmalı değerli taş takısını ifade eder.
Değişik renkli iki katmandan oluşan üstteki katmanına desen çizilen değerli bir taş.

Kame sözcüğünün başka anlamları:
Hakaret.
Gece, tün, akşam.
Başını sudan kaldıran davar.
Arzu, istek, meram, gaye, maksad.
Eriyen buzulların taşıdığı kum ve çakılların birikmesiyle oluşan, tepe veya tümsek görünümlü yeryüzü şeklidir.
Japonca: Kaplumbağa anlamına gelir.

Rus mimarisinde odaları ısıtmak için yapılan fırın tarzı ocak...

Peç,
(Peçka),
Soba,
Kotlan,
Rusça: peç, (pechka).
Kuzine,
Küçük fırın.
Topraktan yapılmış bir çeşit maltız.
Rus mimarisinde odaları ısıtmak için yapılan fırın tarzı ocak.
Evde soba yerine kullanılan, toprak ya da tuğladan yapılmış ocak.

Doğu Anadolu ve Kafkas çevresinde kullanılan ısıtma sistemlerini ifade eder.
Tuğladan yapılmış, şömine benzeri, evin duvarına inşa edilen büyük ısıtma ocağıdır.
İçinde odun veya saman yakılarak hem evin ısınmasını hem de ekmek pişirilmesini sağlar.
Sac ya da tuğladan duvara gömme yapılan, odun yakılarak tüm evi ısıtan bir çeşit ısınma döşemi.
Şömine benzeri evin duvarına yapılan ve içinde saman yakılan ekmek de pişirilen tuğladan yapılmış fırın.

Peç sözcüğünün başka anlamları:
Neden.
Yamuk, eğri, düzlemesi bozuk olan/
Tarlaları sulamak için ana arktan ayrılan küçük su arkları.
Kimi giysilerin bol olması için yanlarına eklenen kumaş parçası.

Hat...

Kanal,
Hat,
Arapça: hatt,
Rusça: liniya,
İngilizce: line.
Fransızca: doubler.
Çizgi.
Çizik,
Yazı.
Biçim.

Hat sözcüğünün başka anlamları:
Ulaşım sağlayan bir taşıtın uğradığı yerlerin bütünü.
Elektrik akımı taşıyan tel veya kablo sistemi.
Savunma veya saldırma amacıyla bir araya getirilmiş asker dizisi.
Arap alfabesiyle güzel yazı yazma sanatı ve bu biçimde yazılmış yazı.
Yüzü biçimlendiren çizgi veya kırışıklık.

Eskiden insanın dünyaya geldiği pozisyonda bu dünyadan ayrılması gerektiğine inanan Filipinler'de bir kabile...

İgorot,
İgorot kabilesi,
Filipinler'de Igorot kabilesi 2000 yıllık bir geleneği hala sürdürüyor.
İgorotlar eskiden insanın dünyaya geldiği pozisyonda bu dünyadan ayrılması gerektiğine inanırmış.
Filipinler'de sadece Igorotların cenaze töreni bu şekilde yapılmaktadır. 

Bu kabilede yaşlılar kendi tabutlarını hazırlıyor ve tabutlar gömülmek yerine uçurumda asılı bırakılıyor. Hintkamışı yapraklarına sarılı cesetler tabuta konmadan önce, tabutların durması için uçurumun dik yüzüne metal çubuklar çakılıyor. Söylentiye göre eskiden tabutların boyu daha kısa tutulduğu için bazen ölüleri anne karnındaki pzoisyonda tabuta yerleştirmek için kemikleri kırılırmış. Ama bugün tabutlar 2 metre boyunda yapılıyormuş.

Tabutları uçurum duvarında saklama geleneği Çin ve Hindistan'ın bazı bölgelerinde de çok önceleri uygulanıyordu.

Kurum...

Azamet,
Kurum,
Çalım,
Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, azamet, gurur.

Kurum sözcüğünün başka anlamları:
Baca isi,
Merhem, em.
Müessese, kurum.
Yaradılış, biçim, yapı.
Bacalarda biriken kalın is.
Ocak bacalarında biriken veya çevreye savrulan kalın is.
Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik; müessese.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ