Modern dünyadaki sistemlerin mantıksızlığını, bürokrasiyi ve insanın bu sistemler karşısındaki çaresizliğini ifade eden edebi ve felsefi bir kavram ...

Kafkaesk absürtlük,
Kafkayen absürtlük,
Modern dünyadaki sistemlerin mantıksızlığını, bürokrasiyi ve insanın bu sistemler karşısındaki çaresizliğini ifade eden edebi ve felsefi bir kavramdır. Bu terim, yazar Franz Kafka’nın eserlerindeki atmosferden (Kafkaesk) ve Albert Camus gibi düşünürlerin geliştirdiği Absürdizm (Saçmalık) felsefesinden beslenir.

Kafkaesk:
Franz Kafka'dan esinlenerek üretilen, Kafka'nın tasvirlerindeki gibi, tehdit edici ya da korkutucu anlamlarına gelen bir sıfattır. Kafka'nın stiline özgü olarak hikayelerinde anlatım akışının doğal bir parçası olarak, bilinen ve algılanan gerçeklikten kopma, uzaklaşma durumunu ifade eder.

Absürtlük:
Albert Camus'nün felsefesinde, yaşamın anlamdan yoksun olması durumunu ifade eder. Camus, absürtlüğe üç tepki olduğunu savunur: vazgeçmek, gerçek değilmiş gibi yapmak veya absürtlüğe karşı isyan etmek.

Kafkayen bir absürtlükte olaylar belirli bir mantık çerçevesinde ilerlemez. Birey, nedenini bilmediği bir suçtan yargılanabilir ya da bir sabah uyandığında dev bir böceğe dönüştüğünü görebilir. En absürt olan ise, karakterlerin bu gerçeküstü durumları son derece normal ve sıradan karşılamasıdır.

Birey; devlet, mahkemeler, şirketler veya aile gibi devasa yapıların içinde kaybolur. Bu kurumların kuralları vardır ama kimse neden var olduklarını bilmez. Karakter ne kadar çabalarsa çabalasın, sisteme sesini duyuramaz veya ondan kaçamaz. Olaylar tıpkı bir kabus gibidir. Koşarsınız ama ilerleyemezsiniz; açıklama istersiniz ama muhatap bulamazsınız. Bu çaresizlik, korkutucu olmaktan ziyade trajikomik ve anlamsız (absürt) bir boyuttadır. 

Giriş kartınızı kaybettiğiniz için bir resmi kuruma giremediğinizi düşünün. Yeni kart almak için içeri girmeniz gerekiyor, ancak içeri girmek için kartınızın olması şart. Görevliler size yardım etmek istiyor ama "kural böyle" diyerek sizi geri çeviriyor. İşte bu kısırdöngü ve mantıksızlık tam olarak Kafkayen bir absürtlük örneğidir. 

Yıldızların yüksekliğini ve açı uzaklığını gözlemeye yarayan alet...

Oktant,

Fransızca: octant.
Latince: octant.
İngilizce: octant, quadrant.
Usturlap.
Yıldızların yüksekliğini ve açı uzaklığını gözlemeye yarayan alet.
Yıldızların birbirlerine olan uzaklıklarını veya ufuk çizgisinden 450o C’ lik yükseklikteki yıldızları gözlemeye yarayan alet.
Denizde yıldızlara bakarak yön bulmaya yarayan ve çift yansıma ilkesine dayanan alet.

Oktant, gök cisimlerinin ufka göre açısal yüksekliğini ölçmeye yarayan sekstant benzeri bir alet.
Yıldızların birbirlerine olan uzaklıklarını veya ufuk çizgisinden yüksekliklerini ölçmeye yarayan ve sekstanta benzeyen alet, usturlap.
Günümüzde hem tarihsel hem de bilimsel amaçlarla kullanılan oktant, astronomik gözlemlerde de tercih edilir.
Özellikle denizcilikte 450 C' lik yükseklikteki cisimleri gözlemeye yarayan alet.
Geometri ile matematikte bir dairenin sekizde biridir. 

Bir santimetre uzunluğunda, vücudu torba biçiminde, ağız çevresinde 6-10 dokunacı olan bir tatlı su hayvanı...

Hidra,
Fransızca: hydre.
İngilizce: hydra.
Bir santimetre uzunluğunda, vücudu torba biçiminde, ağız çevresinde 6-10 dokunacı olan bir tatlı su hayvanı.
Hidralar takımından, 1 santimetre uzunluğundaki, vücudu torba biçiminde, ağız çevresinde 6-10 dokunacı olan tatlı su hayvanı (Hydra).
Selentereler şubesinin hidralar sınıfının örnek tipi olan, uzun torba biçiminde, ağız çevresinde uzun dokunaçlar bulunan tatlı su hayvanı.
Torba biçiminde ifadesi, hidra canlısının vücudunun içi boş, keseye benzer basit, silindirik bir yapıda olduğunu gösterir.
Hidra, polip ve medüz olmak üzere iki farklı çeşidi bulunan tatlı su hayvanlarının ortak adıdır.
Knidliler sınıfında yer alan tatlı su hayvanlarının ortak adı. 

Hidra teriminin başka anlamları:
Yunan mitolojisinde, Herkül'ün öldürdüğü canavarlardan birinin adıdır.
Yunan mitolojisindeki çok başlı yaratığın adı. 
Hidra, Hades'te yaşayan çok başlı bir canavardır. Bazı kaynaklarda 3 bazı kaynaklarda 9 kafalı olduğu yazan bu canavar Herkül ile karşı karşıya gelir. Herkül, ailesinin hayatını kurtarmak için Hades'in en güçlü yaratıklarından biri olan Hidra ile savaşmak zorunda kalır. 

Birçok gnostik sistemde yer alan, tanrının çeşitli şekillerde kendisinden ortaya çıkması, sızması anlamında kullanılan bir kavram ...

Eon,
(Aeon), 
(Gnostisizm),
Gnostik sistem.
Eon kavramının en çok işlendiği alandır. Erken Hristiyanlık dönemindeki mistik Gnostik felsefede Eonlar, Tanrı’dan yayılan ilahi güçler veya varlıklardır. 

Tanrı'dan (Monad) çiftler halinde yayılan ışık ve bilinç katmanlarıdır. Bu sistemde maddi dünyayı yaratan Demiorgos ve bilgeliği simgeleyen Sophia da birer Eon olarak kabul edilir.

Birçok gnostik sistemde yer alan, tanrının çeşitli şekillerde kendisinden ortaya çıkması, sızması anlamında kullanılan bir kavram. Eski Yunancadaki “sezgi veya tefekkür yoluyla edinilebilen bilgi” anlamındaki “gnosis” sözcüğünden türetilmiştir.

Gnostisizm (Gnostik Felsefe):
Tanrı, evren ve insan ilişkilerini gizli ve mistik bir bilgi (gnosis) temelinde açıklayan dini-felsefi bir akımdır. Temel öğretileri arasında ışık-karanlık düalizmi, maddi dünyanın kötülüğü ve ruhun ilahi kökeninden gelen hapis hayatı yer alır. Sabiilik ve Maniheizm gibi dinlerde etkili olmuş.  

İsa’nın Tanrı’nın oğlu olmadığını savunmuş ve kilise tarafından sapkın ilan edilmiştir. Kökeni Eski Yunan, İran veya Yahudilik gibi geleneklere dayandırılır. Kurtuluşun dünyevi bağlardan koparak gnosis’e ulaşmakla mümkün olduğunu öne sürer. Bu bilgi, ruhsal uyanış ve sezgi yoluyla elde edilir.

Eon, birçok gnostik sistemde yer alan, tanrının çeşitli şekillerde kendisinden ortaya çıkması, sızması anlamında kullanılan bir kavramdır. Tanrının sızıntıları, sistemine göre farklı çeşitlerde adlandırılsa da, gnostik düşüncenin bütün okullarının temelini oluşturmaktadır.

Gnostisizm Antik Mısır hermetizmini, Antik Yunan ezoterizmini, İbrani geleneklerini, Zerdüştçülüğü, bazı Doğu geleneklerini ve dinlerini, Hristiyanlığı eklektik bir tutumla sentezleyen, birçok tarikatın benimsediği mistik felsefeye verilen genel addır.

Gnostisizmin ilkeleri:
Hakikatlere ulaşabilmede dinler yetersizdir.
Hakiki bilgiler, yani hakikate ait ya da hakikate yakın bilgiler ancak ruhsal ve psişik gelişim yoluyla edinilebilir.
Ruh ölümsüzdür. Ruh dünya yaşamında bir tür hapishane yaşamı geçirmektedir.
Gerçek olan, fiziksel dünya yaşamı değil, ruhsal yaşamdır.
Dünya düalite ilkesinin geçerli olduğu bir gelişim ortamıdır.
Ruhsal gelişim yolunda en önemli bilgi kaynaklarından biri ruhsal alemden ruhsal irtibatlarla alınabilecek yüksek bilgiler içeren tebliğlerdir ki, bunlar ruhsal bakımdan seçkin insanlara verilir.

Eon (veya aeon), sözcüğünün başka anlamları:
Ölçülemeyecek kadar uzun zaman, sonsuzluk.
Ebediyet veya jeolojide milyarlarca yılı kapsayan en büyük zaman dilimi anlamına gelir. 
Çağ, devir veya çok uzun bir zaman aralığı.
Era (zaman katmanı) kavramından bile daha büyük olan, yüz milyonlarca veya milyarlarca süren en büyük jeolojik zaman birimi.

Karalarda akarsu aşındırmasıyla oluşmuş, bir yöne doğru eğimli, uzunluğuna çukurluk...

Koyak,
Vadi,
Bitek,
Vadi, dere.
İki dağ arası, vadi.
Dağlar ve kayalıklarda oluşmuş doğal çukur.
Dağlar ve kayalıkların üzerindeki doğal çukurlar.
Bir ucu dağda son bulan kapalı boğaz, iki dağ, tepe arasındaki boşluk, vadi.
Karalarda akarsu aşındırmasıyla oluşmuş, bir yöne doğru eğimli, uzunluğuna çukurluk.

Koyak sözcüğünün bazı yörelerimizde halk ağzında başka anlamları:
Deve.
Çok tatlı.
Köşe, taraf.
Kuytu, basık yer.
Güneş görmeyen kuytu yer.
Dağ üzerinde otu bol olan, bitek, çukur yer.
Etkili, dokunaklı, acıklı, içli (ses, şarkı vb.).

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ