Afrika papatyası olarak da bilinen çiçek...

Gerbera,

Gerbera çiçeği,
Transvaal daisy (Jerbera).
Afrika papatyası,
Papatyagiller (Asteraceae) familyasına ait, canlı renklere ve büyük, gösterişli çiçek başlarına sahip, çok yıllık popüler bir otsu bitki türüdür. Çoğunlukla kesme çiçek aranjmanlarında, buketlerde ve dekoratif saksı bitkisi olarak kullanılır.

Asteraceae familyasına ait, parlak renkli çiçekleriyle bilinen bir bitki cinsidir. Genellikle bahçe bitkisi ve kesme çiçek olarak kullanılır. 

Derin yeşil yaprakların ortasından uzayan,tüylü ve yapraksız uzun sapların ucunda dev bir papatyayı andıran çiçekler açar. Kırmızı, pembe, sarı, turuncu, beyaz ve mor gibi çok geniş ve canlı bir renk yelpazesi bulunur. Genellikle kokusuzdur. 
Doğrudan güneş ışığı yerine, filtrelenmiş aydınlık (tül arkası) ve yarı gölge ortamları sever. Havadar ve cereyandan uzak ortamları tercih eder. Toprağı her daim hafif nemli kalmalı ancak saksıda su birikmesine (kök çürümesine) izin verilmemelidir.

Çeşitleri:
Standart, Minyatür (Germini) ve Taç yaprakları kıvrık olan (Spider/Örümcek) gibi farklı çeşitleri vardır. Gerbera çiçeği genel olarak neşe, masumiyet, saflık ve pozitif enerji ile ilişkilendirilir.
Kırmızı Gerbera: Sıcaklık, dostluk ve samimiyet.
Beyaz Gerbera: Saflık ve masumiyet.
Pembe Gerbera: Sevgi ve arkadaşlık.

Çıkma, ileri gelme...

Neşet,
Arapça: neşet,
Çıkma, ileri gelme.
İleri gelme, kaynaklanma.
Neşet, Arapça kökenli bir kelimedir.
Meydana gelme, oluşma anlamına gelir.
Çıkma, çıkıp yetişme, meydana gelme.
Çıkma, ileri gelme, ortaya çıkma, doğma.
Bir olayın başlangıcını veya bir şeyin var oluşunu ifade eder.

Neşet etmek:
Doğmak, ileri gelmek.
Kaynağını bir yerden almak, doğmak.
Doğma, meydana gelme, ortaya çıkma, ileri gelme veya bir kaynaktan fışkırma.

Ayrıca 18. yüzyılda yaşamış Mevlevi şairi Neşet Efendi ile ilgilidir. Bir diğer, "Bozkırın Tezenesi" olarak bilinen büyük halk ozanı Neşet Ertaş ile ilgilidir.

Bilgili...

Agah,
Agâh,
Farsça: agah.
Vakıf,
Bilgili,
Bilerek.
Haberdar.
Danişment,
Malumattar,
Malumat sahibi,
Bilgisi olan, malumatlı.
Bilgiye dayalı bir biçimde.
Haberi olan, haberli, haberdar.
Bilgi sahibi olan, malumatlı, haberli.
Bir şeye vakıf olma, agah olma, vukuf.
Uyanık bulunmak, müteyakkız olmak.
Haberdar olmak, öğrenmek, vakıf olmak.
Uyanık, basiret sahibi, sırlara vakıf, müteyakkız.
Haberdar, uyanık, kalbi uyanık, malumatlı, basiretli.
Afif, bilen, bilgili, haberli, malumatlı, uyanık, vakıf olmuş.
Bilgi sahibi olan, malumatlı, malumattar, malumat sahibi, agah, danişment.

Bilgili, haberdar, uyanık, bir durumun bilincinde olan anlamlarına gelir. Gafletten uzak, çevresinde olup bitenlerin farkında olan kişileri tanımlamak için kullanılır.
Osmanlı döneminde kullanılan bir unvan olarak da karşımıza çıkar. Osmanlı Devleti’nde Agah unvanı genellikle devletin gizli bilgileri hakkında bilgi sahibi olan ve istihbarat görevlisi olarak çalışan kişilere verilirdi.
Bir erkek ismi.

Kasımpatı biçiminde olan elmas iğne...

Pat,
Pat, elmas iğne,
Bu çiçek biçiminde elmas iğne.
Kasımpatı biçiminde olan elmas iğne.
Kuyumculukta kasımpatı çiceğine benzetilerek yapılmış elmas iğnesi.
Kasımpatı çiçeğine benzeyen, elmaslarla süslenmiş geleneksel ve antika bir iğne (broş) modelini ifade eder. Genellikle Osmanlı döneminde ve erken cumhuriyet yıllarında kadınlar tarafından kıyafet veya başörtüsü üzerine takılan bir takı çeşididir. 

Pat sözcüğünün yörelerimizdeki, halk dilinde başka anlamları:
Sağır.
Tavan.
Makat.
Karyola.
Ot yığını.
Kasımpatı.
Yassı, basık,
Domuz yavrusu.
Yerli sedir, kerevet.
İçi boş, olgunlaşmamış.
Kasım patına benzer bir çiçek.
Peltek konuşan, kekeme, dilsiz.
Yassı bir şeyle vurulduğunda çıkan ses.
Altmışaltı oyununda sayıların eşit gelmesi.
Körelmiş, keskinliğini yitirmiş, küt.
Ressam tarafından kullanılan boya hacmi.
Birleşikgillerden, papatyaya benzeyen otsu bir bitki.
Kesiciliğini, keskinliğini kaybetmiş, körelmiş, küt.
Deri üzerine uygulamaya özgü hamur kıvamında ilaç.
Garnitür ya da kapama parçası olarak kullanılan deri ya da kumaş bant.
Oyuncunun geçerli hamlesinin kalmaması ve şah altında olmaması durumu (beraberlik).
Kanal tedavisinde kullanılan dolgu maddeleri veya elmas kaplı döner frez uçları.

Günü gününe, sözü sözüne uymayan, dengesiz kimse...

Denyo,
Denilo,
Argoda denyo.
Çingenece: denilo,
Dengesiz, deli, bozuk.
Denyo, tutarsız, dengesiz, 
Dengesiz, deli bozuk, sersem, budala.
Dengesiz, delibozuk, öküzün önde gideni.
Zıpır, kaçık, yarı deli, serserinin meczubu.
Çingenece denilo (deli, aptal) kökeninden gelir.
Günü gününe, sözü sözüne uymayan, dengesiz (kimse).
Argoda günü gününe, sözü sözüne uymayan, davranışları tutarsız ve dengesiz kimseler için kullanılan kaba tabir dir.

Dengesiz, tutarsız, ne yapacağı belli olmayan, sözünde durmayan kişiler için kullanılan bir argo sözcüktür. Genellikle davranışları norm dışı, mantıksız veya tutarsız bulunan kişileri küçümsemek veya alay etmek için kullanılır.
Türkçede genellikle argo olarak kullanılan, dengesiz, delibozuk, sersem, budala veya tuhaf davranan kişiler için alaycı amaçla söylenen bir kelimedir. 
Orta oyununda aptal veya şaşkın karakterleri ifade eder.
Orta oyununda Kavuklu'nun yanındaki şaşkın, haylaz, bön karakter (Kavuklu arkası) için de kullanılan bir terimdir.

Denyo kelimesinin başka anlamları:
Almanya'da  tam adı Dennis Dubplate olan, 44 yaşında Denyo adında bir hip pop şarkıcısı.
Tutum ve davranışlarında uyum olmayan (kimse), istikrarsız.
Dengesi olmayan, muvazenesiz.
Zekaca geri olan (kimse), alık,
Ahmak, bön.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ