Öküz arabalarında ön ve arka yastıkları arka dingile bağlayan ağaç çivi...

Azı,
Kağnı dingilinin aynı yerde dönmesini sağlayan iki ufak kazık.
Öküz arabalarının arka ve ön yastıklarını dingile bağlayan şey,
Kağnıda tekerlekleri birleştiren, ekseni iki yandan tutan ağaç çivi.
Kağnı arabası dingilinin dengesini temin etmek için kertilmiş ağaç, kağnı arabasında ekseni çeken dişler.
Öküz arabalarında ön ve arka yastıkları arka dingile bağlayan ağaç çivi. Yöğrüğe çakılan ağaç çivi, hafazaya yarayan çift ağaç, dayama.

Azı sözcüğünün halk dilindeki başka anlamları:
Hiddet.
Baş sağlığı,
Keskin aletlerin, tırnağın dip tarafı.
Loğ ağacı, silindire takılan ağaç.
Domuz ya da filin yan, uzun dişleri.

Azı dişi:
Ağzımızdaki dişlerin bir bölümüne verilen ad.
Köpek dişlerinden sonra, alt ve üst çenenin iki yanında beşer tane bulunan ve yiyecekleri öğütmeye yarayan dişlerin ortak adı, azı dişi, öğütücü diş.

Mevlevi dervişlerin giydikleri yüksek ve tepesi düz keçe külah ...

Sikke,
Arapça: sikke (sikka).
Sivri külah.
Mevlevi külahı.
Mevlevilerin keçe külahlarına verilen ad.
Mevlevi dervişlerin giydikleri yüksek ve tepesi düz keçe külah.
Mevlevi dervişlerinin giydikleri yüksek ve tepesi düz keçe külah.
Şeyhler ve yüksek makamdaki Mevleviler, sikkelerinin etrafına destar adı verilen bir tülbent sararlar. Destar sarılmamış düz sikkeye ise dal sikke denir.
Mevleviler’in başlarına giydikleri, 25–30 santim boyunda, silindir şeklinde, dövme keçeden yapılma, bal rengi veya beyaz külah.
Mevlevilikte sikke; dervişlerin başlarına giydikleri, genellikle dövme keçeden yapılan, yaklaşık 25-30 cm yüksekliğinde, yukarıya doğru daralan konik ve kahverengi özel başlığın adıdır. 
Sikke, dervişin dünyevi arzularını ve nefsini öldürdüğünü simgeleyen nefsin mezar taşını temsil eder.

Sikke sözcüğünün başka anlamları:
Bazı ağızlarda zikke olarak da geçer.
Akça,
Damga,
Dirhem.
Madeni para.
Demirden yapılma kalıp.
Madeni paralara vurulan damga.
Değerli madenler üzerine vurulan damga.
Nereye ve kime ait olduğunun bilinmesi için konulan işaret, mühür.
Devlet tarafından ağırlık, ayar ve değeri saptanarak, altın, gümüş, bronz, alüminyum gibi madenlerden basılan para.
Hayvanları bağlamak için yere çakılan demir veya ağaç kazık.
Hayvanları bağlamak için yere çakılan demir çivi.
Atları bir yere bağlamayan ucu sivri demir.
Hayvanların bulundukları yerden uzaklaşmalarını önlemek üzere bağlandıkları demir kazık.
Düz, doğru yol.

Sikkehane: 
Para basılan, sikke kesilen yer, darphane.

Ege ve Girit mutfağının en sevilen balkabağı ve yoğurtla hazırlanan mezesi...

Sinkonta,

Ege ve Girit mutfağının en hafif lezzeti.
Kabak ve yoğurdun ferah uyumuyla hazırlanan meze. Sinkonta, özellikle İzmir ve çevresinde yapılan, ana malzemesi balkabağı olan hafif, ferahlatıcı ve son derece pratik bir zeytinyağlı meze türüdür. 

Malzemeler:
1 kg  kadar balkabağı,
2–3 yemek kaşığı zeytinyağı,
1 tatlı kaşığı tuz,
1 çay kaşığı karabiber,
1 çay kaşığı pul biber,
2 diş sarımsak (ezilmiş),
1 soğan,
1 su bardağı yoğurt,
3-4 dal reyhan,
2=3 dal kekik,
Üzeri için: Zeytinyağı ve kırmızı toz biber,

Yapılışı:
Bal kabağı ince eşit dilimler halinde doğranır. Dilimlenen kabaklar bir fırın tepsisine dizilir. Üzerine zeytinyağı gezdirilir ve tuz, karabiber ile hafifçe karıştırılır. Her bir dilimin yağlanması sağlanır. Üzerine doğranmış soğan dilimleri, ezilmiş sarımsak ve diğer baharatlar konur. Taze kekik veya kuru kekik konulur. 200 derecede yaklaşık 40 - 50 dakika kızarıncaya kadar pişirilir.

Bir kapta yoğurt, ezilmiş sarımsak ve taze reyhan yaprakları ince ince doğranırak karıştırılır. Yoğurt sosunun hafif akışkan olması sinkontanın lezzetini artırır.

Fırından çıkan sıcak kabak dilimleri geniş bir servis tabağına alınır ve üzerine yoğurtlu sos gezdirilir. Ardından zeytinyağında hafifçe kızdırılmış kırmızı toz biber dökülerek son dokunuş yapılır.

Bitkilerden türlü yollarla çıkarılan veya kimyasal yöntemlerle yapılan, kokulu ve uçucu sıvı...

Esans,
Atir,
Ruh,
Parfüm,
Öz, özsuyu.
Bitkisel öz,
Kokulu ve ucucu sıvı.
Fransızca: essence,
İngilizce: essence, perfume, extract, scent, essential oil.
Latince: essence,
Rusça: duhi,
Bitkilerden türlü yollarla çıkarılan veya kimyasal yöntemlerle yapılan, kokulu ve uçucu sıvı; ruh.
Bitkilerden türlü yollarla çıkarılan veya kimyasal yöntemlerle yapılan, kokulu ve uçucu sıvı.
Ürünlere güzel bir koku katmak için kullanılan, bitkilerden damıtılarak veya kimyasal olarak üretilen konsantre aromatik yağlardır.

Esans; bitkilerden özütlenen veya kimyasal yollarla sentezlenen, hoş kokular veren konsantre, uçucu sıvı veya maddeye denir. Parfümün ana bileşeni olup, kişisel bakım ürünlerinden gıdaya kadar birçok alanda kullanılır ve doğal (uçucu yağlar) ve sentetik türleri bulunur. Esanslar, genel olarak Doğal esanslar ve Sentetik esanslar olmak üzere ikiye ayrılabilir.

Bütün denizlerde yetişen, sarı veya esmer renkte, emici köklerle kayalara tutunan, uzun şeritler durumunda bir deniz yosunu...

Laminarya,

Laminaria.
Latince: laminaria.
Bütün denizlerde yetişen, sarı veya esmer renkte, emici köklerle kayalara tutunan, uzun şeritler durumunda bir deniz yosunu. Bütün denizlerde emici köklerle kayalara tutunarak yaşayan, hekimlikte kullanılan, yassı ve uzun şeritler halinde, sarı veya esmer renkli bir su yosunu türü.
Deniz yosunları, Kelp yani Laminaria grubu makroalgler olarak bilinir. 

Vitamin ve minarel bakımından zengindir. Uzak doğuda insan beslenmesinde çok eskiden beri iyi kaynak olmuş, Kelpler okyanusların en büyük yosunlarıdır. Deniz tabanında kayalara tutunup, sarmaşık gibi okyanus yüzeyine kadar uzanırlar. Boyları 2 ila 30 metre arasında değişiyor. Kelpler birçok canlıya ev sahipliği yaptıklarından, kendilerine özgü bir ekosistemde yaşamaktadırlar.

ABD`nin Batı sahillerinde, Batı Avrupa (özellikle İskoçya), Kuzeydoğu Asya, Güney Afrika, Güney Avustralya ve Yeni Zelanda ve Güney Amerika`nın Batı Sahillerinde yaşarlar.

Popüler Yayınlar

İzleyiciler

BULMACA ANSİKLOPEDİSİ